Denizlide Ozon Tedavisi

Mayıs 10th, 2010 by admin

Sağlığımız zaman zaman bozulabiliyor ya da hızla akıp giden ve bizden birşeyler çalan hayatın akışı içerisinde biz sağlığımızın değerini bilemeyebiliyoruz…

Durum böyle olunca savunma mekanizmamız zamanla çöküyor ve bağışıklık sistemimiz oldukça hantallaşıyor diyebiliriz…

İşte bu gibi sorunların önüne geçmek amacıyla ve enfekte olmuş yaraların dezenfekte edilmesiyle birlikte kan dolaşımını artırmak ve savunma mekanizmamızı yeniden hareket geçirmek için uygulanan ozon tedavisi, oldukça olumlu sonuçlar veren yöntemlerden birisi diyebiliriz..

ozon tedavisi

ozon tedavisi

.

Bakteri ve mantar öldürücü özelliğe sahip olan ve virüs çoğalmasını engelleyici nitelikteki medikal ozon, solunduğu takdirde zararlı olabilecek bir maddedir. Fakat Denizli’de Ozon Tedavisi hizmeti vermekte olan Op.Dr.Hasan Doğan tarafından yapılan açıklamada güzelliğimize kavuşmak ve tekrar daha canlı bir yaşama sahip olmak için az dozda özel yöntemlerle uygulanan medikal ozonun faydaları saymakla bitmiyor…

Nöralterapi denilen bu özel yöntemde ağrılarınız tespit ediliyor, toksinlerden arındırılıyor ve sonrasında savunma mekanizmalarımızın yeniden dengeyi kurması sağlanıyor…

Sağlığınıza kavuşmak istiyorsanız ve çeşitli enfeksiyonlarınızdan rahatsız olmuş durumdaysanız mutlaka denemeniz gereken seçeneklerden birisi Ozon Tedavisi….

Kaynak:
Denizlide Ozon Tedavisi

Aşırı Tüylenme Tedavisi

Kasım 19th, 2009 by admin

Aşırı Tüylenme Tedavisi ve Tüylenme Nedenleri

Bazı kadınların vücunda görülen aşırı tüylenmeden kurtulmak için bunun neye sebep olduğunu araştırmak ve tedavi yöntemlerini bilmek gerekir.

Aşırı Tüylenme Nedenleri ve Tedavisi

Aşırı Tüylenme Nedenleri ve Tedavisi

Cilt güzelliğini bozan birçok faktörden biride kadınların vücudunda görülen aşırı tüylenme.Tüylenmenin nedenleri araştırılırken öncelikle hormon testleri yapılıp kandaki androjen ve diğer hormonların seviyeleri belirlenmelidir.Ayrıca yapılan ultrason incelemesi ve özel radyolojik incelemelerlede varsa yumurtalıklarda veya böbrek üstündeki tümörler tespit edilir.Vücundaki tüyler artan insan mutlaka bir doktora gitmelidir.

Kıllar derinin altında ‘folikül’adı verilen kökten büyür ve kıl derinin üzerinden alınmasına rağmen kök alınmadığı için büyümeye devam ederler.Erişkinlerde 2 tip kıl bulunuyor.Bunlardan birincisi kadının yüzünde,göğüslerinde bulunan ince renksiz tüyler.İkincisi ise hem kadın hem erkekte bulunan kafa,koltuk altı ve cinsel organda görülen sert koyu renkli tüyler.Ön kol ve bacakta diz kapağının altındaki bölümde büyüyen kılların sayısı hormonal durumdan bağımsızdır.

Yüzde ve vücuttaki tüylenme ise kandaki androjenlerin (erkeklik hormonu)artmasıyla ortaya çıkar.Bunun sonucunda kısa renksiz tüyler kalın ve koyu renkli tüylere dönüşürler.

Menepoz ise tüylenmede rol oynayan etkenlerden.Kadınların menepoz dönemlerinde yumurtalıklardan östrojen(kadınlık hormonu)sentezi azaldığı halde andrejen sentezi devam eder.Bu da kıllanmaya yol açabilir.

Genetik olarak düşünürsek annesinde aşırı tüylenme olan kişilerde görülme olasılığı yüksektir.

İlaçlarında yan etkileri olması sonucunda tüylenmede artış görülebilir.

Polikistik over hastalığıda tüylenmeye sebep olmaktadır.Bu hastalıkta yumurtalıklarda kist oluşup,erkek hormonlarının fazla salgılanmasına sebep olur.Aşırı tüylenmenin dışında,düzensiz yumurtlama,adet düzensizlikleri,kısırlık ve şişmanlık görülür.

Androjen salgılayan tümörler aşırı tüylenmeye sebep olurlar.

Bu tüylenmelerin tedavisinde en çok doğum kontrol hapları kullanılır.Bu haplardaki östrojenler karaciğerde androjenlere bağlanarak onların etkisini azaltır.Diğer bir ilaç olan ‘Spiranolakton’ androjenlerin ciltteki etkisini engeller.Böbrek üstü bezlerin hastalıklarına bağlı olarak oluşan aşrı tüylenmede ise kortizon kullanılır.Son yıllarda GnRH analogları denilen bir grup ilaç ile yumurtalıklardan androjen salınımı engellenerek aşırı tüylenme tedavi ediliyor.Hormon tedavileri ile de yeniden tüy çıkması engelleniyor.

Önceden çıkan tüyler hormon tedavisi ile dökülmez.Tedavisinin sonrasında yapılan epilasyon ile kıllar yok edilir.Hormon tedavisine başlandıktan 1-2 yıl sonra ilacın dozu azaltılır.Tüylenmede tekrar söz konusu ise ilaca kesilmeden devam edilir.

Kaynak:
Aşırı Tüylenme Tedavisi

Duruş Bozukluğu Tedavisi

Kasım 10th, 2009 by admin

Uzmanlar genellikle ergenlik döneminde,uzun boylularda ve oturarak çalışanlarda duruş bozukluğu olduğunu söylüyor ve dikkat edilmezse bir süre sonra tedavi edilemez hale geleceğini belirtiyorlar.

Ayrıca hamilelik döneminde de fazla kiloların alınmasıyla vücut yapısı bozulan anne adaylarına sıklıkla rastlanıyor.Peki nasıl durulması gerekiyor?

Duruş Bozukluğu Tedavisi

Duruş Bozukluğu Tedavisi

1)Yüksek topuklu ayakkabılar giymekten kaçının.

2)Ayaktayken çenenizi öne doğru çıkarmayın.

3)Otururken bacaklarınızın paralel olmasına dikkat edin.

4)Başınız dik ve omuzlarınız geride olsun.

5)Uzun süreli oturmaktan kaçının.Çünkü duruş bozukluklarının en büyük nedeni sürekli oturmadan kaynaklanıyor.

İleride problemlerle karşılaşmamak için ve kötü bir görünüm olmaması için pratik bazı egzersizleri hayatınıza dahil edin.

1)Yere oturun ve bir bacağınızı ileriye doğru uzatın.Diğerini ise bağdaş kurarmış gibi kıvırın.Elinize bir havlu alın ve uzattığınız ayağınızın ortasına gelecek şekilde iki ucundan tutun.Havluyu yavaş yavaş kendinize çekin.Bu hareketi her iki bacağınıza da dörder kez uygulayın.

2)Sırt üstü yatın.Önce bir dizinizi elinizle göğsünüze doğru esnetin.Aynısını diğer bacağa da uygulayın.Her iki bacak için bu işlemi dörder kez yapın.

3)Ayak uçlarınızı birleştirin.Topuklarınızı ayrı tutun.Kollarınızı da yanda rahat bir biçimde bırakın.Başınızı dik tutarak omuzlarınızı geriye doğru itin.Bacak kaslarınızın yardımıyla karnınızı ve kalçanızı kasın.

Kaynak:
Duruş Bozukluğu Tedavisi

Bitkilerle Selülit Tedavisi

Ekim 22nd, 2009 by admin

Bitkilerle Selülit Tedavisi

Güzellik merkezlerine ve kliniklere para harcamadan, zamanınızı ayırmadan evde kendi selülit tedavinizi tamamen bitkisel yollarla gerçekleştirebilirsiniz. Bunun için sizlere kullanabileceğiniz formülleri sunuyoruz.

Grup 1: Keten yağı, zambak yağı, ardıç yağı.

Grup 2: Nane yağı,portakal yağı, buğday yağı.

selülit tedavisi

Bitkilerle Selülit Tedavisi

Grup 3: Yasemin yağı, susam yağı, anason yağı.

Grup 4: Lavanta yağı , limon yağı,rezene yağı.

Gurup 5: Jojoba yağı ve biberiye yağı.

Yukarıda gruplar halinde verdiğimiz yağları bire bir ölçüde karıştırın. Selülitli bölgeye yumuşak hareketlerle masaj yaparak uygulayın, 1-2 saat beklettikten sonra yıkayın. 2 günde bir bu uygulamayı tekrarlamalısınız. Eğer cildiniz hassas ise 1-2 saatlik bekletme süresini daha da kısaltabilirsiniz.

Sirke Maskesi: Doğal elma sirkesi ve suyu 1 e 1 oranında karıştırın. İçersine limon yağı veya nane yağı ya da biberiye yağı ekleyebilirsiniz. Selülitli bölgeye masaj yaparak uygulayınız. Üzerini naylonla kapatıp üstüne battaniye örtünüz. Yarım saat veya 1 saat bekledikten sonra iyice durulayınız. Maskeyi temizledikten sonra mutlaka cilt tipinize uygun nemlendirici kullanınız.

Kaynak:
Bitkilerle Selülit Tedavisi

Estetik Diş Tedavisi

Ekim 22nd, 2009 by admin

Estetik Diş Tedavisi – Estetik Diş Sağlığına Dikkat Edin !

Estetik Diş Sağlığına Dikkat

İnsanların bir çoğu dişlerinin sarı ve hoş durmadığı için doğru dürüst gülemezler. Fakat dikkat edeceğiniz bir iki husus ile dişlerinizi beyazlatmanız ve doya doya gülmeniz mümkündür. Bu maddeleri şöyle sıralayabiliriz. Öncelikle dengeli ve düzgün beslenmelisiniz. Eğer bu alışkanlığınız yoksa hayatınızı düzene sokup kazanmalısınız.

Zaman zaman dişlerinizin aralarını temizlemelisiniz. Diş aralarının temizlenmesi diş ağrılarınında önüne geçecektir. Her 7 ayda bir diş hekimine gitmelisiniz. Diş hekimi dişlerinizde bir sorun olup olmadığını kontrol eder. Eğer sorun oluşursa bu sorunun tedavisine yoğunluk verir. Her sabah ve akşam dişler mutlaka fırçalanmalıdır. Dişlerinizin sararmış bir görünüm almasını istemiyorsanız sigara tüketmeyin.

Sigara dumanı nedeni ile dişler kısa sürede sararmaktadır. Özellikle bayanlar sararmış dişlerden nefret eder. Eğer bir erkekseniz kesinlikle sigaradan uzak durmalısınız. Bir kullandığınız diş fırçasını en fazla 6 ay kullanmalısınız. 6 aydan sonra diş fırçaları işlevlerini kaybeder. Diş fırçalama tekniklerini araştırmalısınız ve diş fırçalama teknikleri dişlerinizi fırçalamalısınız. Yanlış diş fırçalama yöntemleri diş etlerinin kanamasına yol açmaktadır.

Kaynak:
Estetik Diş Tedavisi

AWT Selülit Tedavisi

Ekim 21st, 2009 by admin

Cildinizin alt tabakasında, yağ dokunuzun çevresinde oluşan ve portakal kabuğu görünümündeki değişiklikler selülittir.

AWT Selülit Tedavisi

AWT Selülit Tedavisi

Yağ hücrelerinin fazla yağ depolamasıyla bu hücreler genişler ve vücudunuzda bulunan yağ dokusu gittikçe yayılır. Bu yayılma durumu derinizin alt kısmında bulunan bağ dokularını da olumsuz etkiler ve vücudunuzun normalden fazla su tutmasına sebep olarak kan dolaşımınızın gün geçtikçe yetersizleşmesine neden olur. Kan dolaşımınızdaki bu yavaşlama dokulara daha az oksijen ulaşmasına yol açar. Dokularınız elastikiyetini kaybeder ve cilt pürüzlü bir görünüm alır.

Kadınlarda daha sık rastlanıyor
Yağ dokusunun oluşumu, birikimi kadın ve erkeğe göre farklılıklar gösterir. Erkeklerde yağ dokusunu destekleyen bağ dokuları deriye daha paralel, kadınlarda ise deriye dik bir haldedir. Bu da kadınlarda yer çekiminin etkisile yağ dokusunun cildi nasıl aşağıya çektiğini açıklamaktadır.
Selülit bazen kaçınılmazdır
Kadınlarda sıklıkla rastlanan selülit, yaşam içinde normaldir. Özellikle kadınlarda kalça, baldır, basen ve karında görülen bu problem, yağ depolanmasının fazla olduğu bölgelerde oluşmaktadır.
Derinize yakın olan bu yağ tabakalarının arasında oluşum gösteren selülit, yapılan egzersizler ve kilo değişimlerinden fazlasıyla etkilenir. Bunun en önemli sebebi ise, bu kilo değişimi ya da egzersizden etkilenen yağ dokusunun yüzeye yakın yağ dokusu olmasındandır. Bu yüzden, sık sık kilo alıp vermemiş, sporuna, beslenmesine ve diyetine dikkat eden kadınlarda bile rahatlıkla selülit oluşabilir.
Peki selülit nasıl oluşmaktadır?
Selülit ve tedavisi için yapılan araştırmalar sonucunda, selülitin iki etkeni olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan birincisi yağ dokusunun desteği olan bağ dokusunun sertleşmesidir. Kolajen yapıda olan bu dokular, sertleşir ve kısalır. Bunun sonucunda selülitteki çukurumsu görüntüye neden olur. Bunun yanı sıra kan ve lenf dolaşımını da engelleyerek, bu görüntünün artışını sağlar. Bu da daha sert, düzensiz ve kaba bir görüntünün oluşmasıdır. Diğer bir etken ise, yağ dokularının derinin alt kısmında oluşturduğu çıkıntılardır. Bu çıkıntılar çukurlaşmayı artırarak görünümü daha da kötüleştirir.
Selülit oluşumundaki diğer nedenler;
• Düzensiz uyku
• Kendi doğal cilt yapınız
• 3 önemli hormonal değişikliği yaşadığınız dönem(ergenlik, gebelik, menopoz)
• Ağır ve kalorisi yğksek besinlerle düzensiz ve yanlış beslenmeniz
• Alkol, çay, kahve ve tütün gibi vücutta toksik etkiler oluşturan maddeleri aşırı tüketiminiz
• Stres ve gerginlik
• Hareketsiz bir yaşam
• Vücutta tuz ve su dengesinde değişiklikler yaratan idrar söktürücü ve müshilleri bilinçsizce kullanmanız
• Kabızlık
• Karaciğer ve sindirim bozuklukları
• Metabolizmal kastalıklar sayılabilir.
Selülitten kurtulun
Tedavisinde oluşumunu önleyecek nedenler mümkün mertebede ortadan kaldırılmalı, selülitin iki ana etkenine yönelik olarak hareket edilmelidir.
Bu noktada genel tercih liposuction yöntemidir ancak selüliti tamamen ortadan kaldırmasını beklemek yanlış bir kanı olur. Bu güne kadar uygulanan karboksiterapi, mezoterapi, lipolizis, kas çalıştırma yöntemleri, lenfatik drenaj gibi tibbi tedavi yöntemleri bile doğru kullanıldığında ancak başlangıç aşamasında yarar sağlayabilmiştir. Fakat günümzde daha etkili bir yöntem olan Akustik Dalga Terapisi (AWT), selülitin iki ana etkenine yönelik uygulanır ve en az yan etkiyle ağrısız olarak kendini gösterir.

Bütün dünyaca bilinen, Madonna’nın selülit tedavisi sebebiyle selülit savar olarak bilinen bu cihazi, hem bağ dokusuna hem de derimizin altında oluşturduğu çıkıntılar üzerinde uyguladığı şok dalgalar sayesinde bağ dokusunun septalarını deriden uzaklaştırarak deriyi serbestleştirir. Ayrıca kalınlaşan derimizin ve yağ çıkıntılarının incelerek azalmasına yardımcı olarak, daha düzgün, sıkılaşmış bir cilde kavuşmanızı sağlar. Bu yöntem ultrason tetkikleriyle kanıtlanmış olduğundan, AWT yöntemi, selülit tedavisinde benzersiz bir uygulama diyebiliriz.

Benzer estetik haber ve bilgisi yoktur..

Kaynak:
AWT Selülit Tedavisi