Haziran 16th, 2010 by admin

Pasif içiciki sigara içmeyen birinin yoğun bir şekilde sigara içilen bir ortamda bulunarak o ortamı tenefüs etmesi anlamına gelmektedir. Sigara içmeyen biri için son derece rahatsızlık veren bir durumdur bu içilen sigaranın dumanını solumak sigara içmekle eş değerdedir. öyle ortamlardan uzak durmak sağlık açısından önemli bir durum arz etmektedir.
içeriye çekilen dumanın içerisinde bulunan zararlı maddeler akciğerlere yapışırlar daha sonra tekrar dışarıya üfürülen hava ilk çekilene nazaran daha filtre edilmiş halde dışarıya çıkarılır fakat her ne kadar durum bu şekilde olsada içmeyen birisine zarar verecek kadar madde bünyesinde taşımaktadır.
Bu durumun etkileri yapılan araştırmalar sonucunda bebeklerde de gözlenmektedir. pasif içiciliğe mahruz kalan bebekler bu duruma mahruz kalmayanlara göre daha çok solunum yolları hastalıkları geçirmektedir. Pasif içicilerde gözlenilen rahatsızlar bulunduğu ortama göre gözlerde yanma, boğazda aynı şekilde yanma, kaşınma gibi rahatsızlı durumları baş göstermektedir.
Sigara içmeyenler sigara içenleri uyarmadığı sürece onlarda içenler gibi sigara tüketmiş olacaklardır. Günde bir paket bitiren bir kişinin yanında duran pasif içici kişi oda günde yaklaşık olarak 5 – 10 tane sigara içmiş durumunda olmaktadır.
Önemli olan bilinçlenmek ve bu bilince göre hareket edebilmektir. Unutulmamalıdır ki istenildiği taktirde sigara alışkanlığından kolaylıkla kurtulunabilinir. Sigara içenlerde içmeyenlerin durumunu göz önünde bulundurmalı ve ona göre hareket etmelidirler.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/pasif-sigara-iciciligi.html > Pasif Sigara İçiciliği
Haziran 16th, 2010 by admin

Ekonomik krizden etkilenen ülkelerin başında gelen ülkemiz kişiler üzerinde bu durumun yaratmış olduğu rehavetle baskısını iyice arttırmış durumda bankalarsa vatandaşları biraz olsun rahatlatmak ve en azından sağlıklarını koruyabilmekleri için kredi yardımında bulunuyorlar.
Sadece sağlık kredisi değil bunun yanında ev kredisi, taşıt kredisi gibi yatırım kredileriylede ülkesinin vatandaşlarını desteklemekte ve düşük faiz ile bunu insanlara teşfik etmektedir. Bu durum kişiler üzerinde çok faydalı olduğu gibi bazı durumlarda da büyük zararlarla sonuçlanabilmektedir.
Kredi verilecek kişileri iyi bir şekilde analiz eden bankalar gerekli görüldüğü durumlarda kredi vermeyi tercih ediyor. Aksi taktirde bu kredinin onlar açısından da yararla sonuçlanmasını dilemektediler. Bilinçli kredi çekilme durumunda ve ödeme koşullarının uygun olması durumlarında ihtiyaç kredisi kullanmak son derece uygun bir sistem olarak göze alınmaktadır.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/saglik-kredisi-ve-saglik-kredileri.html > Sağlık Kredisi ve Sağlık Kredileri
Haziran 16th, 2010 by admin

Sağlığımızı geri kazanmak için ya ilaç tedavisi uygularız. Ya da sağlığımızı hastane köşelerinde ararız. Oysaki sağlığımızı koruyabilmenin en kaliteli yolu besin maddelerindedir. Sağlıklı bir beslenme ancak sağlıklı gıdalarla mümkün olabilmektedir.
Peki Sağlıklı ve Vücudumuzda Mücizevi Etkiyi Yaratacak Gıdalar Hangileri ?
Kırmızı Mercimek: Mercimeğin içerisinde bulnan demir, fosfor ve mineraller vücudumuzun tüm ihtiyaçlarını giderdiği gibi aynı zamanda düşük kaloriye sahip olmasıyla da diyet programlarının baş yemeği olarak geçmektedir. Bir çok hastalıktan koruduğu gibi kanserinde en büyük düşmanıdır. İçerisinde buluanan fosfor beyni ve hafızayı güçlendirmektedir.
Meyva olarak Elma: vücuttaki kötü kolestrolü düşürerek vücudun C vitamini ihtiacını karşılamaktadır. Damarların açılmasını sağlayarak demir eksikliğinin giderilmesi için birebirdir.
Yaban mersini: Eğüer idrar yollarında bir sıkıntı yaşamak istemiyorsanız bunun için en etkili silah yaban mersinidir. İdrar yolları iltihaplarından sizi koruyacak ve sizin sağlıklı dinç bir şekilde yaşlanmanızı sağlayacaktır.
Brokoli: Kalp hastalıkları için birerbirdir.
Badem: Kalsiyuma ihtiyacınız varsa kuruyemiş tüketmelisiniz. badem aynı zamanda en iyi protein kaynaklarından biridir.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/saglik-icin-mucizevi-gidalar.html > Sağlık İçin Mucizevi Gıdalar
Haziran 16th, 2010 by admin

Doğal afete mahruz kalan insanların bir çoğunda bir uzman tarafından yardım almadığı taktirde psikolojik sorunlar boy göstermeye başlar. Yaşadığı travmanında etkileriyle kişi kendini devamlı güçsüz, çaresiz, öfe içerisinde hissedecektir. Böyle bir olaya mahruz kalan insanların kesinlikle bir psikiyatr, psikolog, rehberler ve sosyal hizmet uzmanlarından yardım almaları şarttır.
Bu durumun istesinden gelinmedikçe kişinin üzerinde tekrar böyle bir olayla karşılaşma tedirginliği devamlı olacaktır. Normal yaşamınızıda etkisi altına alacak bu durum sosyal yaşantınızıda kabusa çevirebilmektedir.
Bir bakıma aslında çevreninde bu konuda psikolojik desteğe ihtiyacı vardır. Çevresel konferanslar yada iletişim kaynaklarında bu olay insanlara sıkı sıkıya anlatılmalı ve tedbirler alınmalıdır. Çevrenin kişi üzerinde kurmuş olduğu baskı onu bu travmadan uzaklaştıracağı yerde kişinin endişelerini daha fazla tetikleyebilmektedir.
Alınacak tedbirler ve psikolojik yardımla bu durumu atlatmak daha kısa süreli ve sağlıklı olacaktır.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/ruh-sagligimiz-ve-dogal-afetler.html > Ruh Sağlığımız ve Doğal Afetler
Haziran 16th, 2010 by admin

Son zamanlarda iyiden iyiye baş gösteren ekonomik kriz gerek ülke çapında olsun gerekse aile içi bir çok soruna neden olmaktadır. Bunların başında gelen ve bireyin sağlığı açısından son derece zararlı olan beslenme sorunu ekonomik nedenlere bağlı olarak sağlık sorunlarınıda beraberinde getiriyor.
Durum bu şekilde olunca ev hanımlarına büyük iş düşüyor. Aldığı ürünlere dikkat etmeli, en sağlıklı besinleri almalı ve ekonomnik olarakta bütçeyi kollamalı…. Aslında ülkemizde yıllardır bu sorunlarla yaşayan ev hanımları kesinlikle bu durma alışkınlar yapılan araştırmalarda bayanlar evlerine muz yerine elma-portakal aldıklarını bal yerine pekmez aldıklarını ve böylece sağlıklı beslenirken ev ekonomisinide korumuş olduklarını belirtiyorlar.
Uzmanlarında bu konuda çok net ve çok sağlıklı beslenme önerileri var. Örneğin alıcağınız bir sebzenin ve meyvanın öncelikli olarak mevsimine bakılmalı, mevsiminde alınan bir sebze veya meyve diğer alınacak besin maddelerinden çok daha yararlıdır şeklinde öneriler kaydedildi.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/krizde-beslenme.html > Krizde Beslenme
Haziran 16th, 2010 by admin

Yapılan her operasyon gibi kulak estetiği operasyonu sonrasında hastanın dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Esteteik kulak operasyonu kepçe olan kulakların 1 ila 2 saatlik bir operasyon sonrasında normal görünüme kavuşturulduğu bir operasyondur. Bu operasyonda kullanılan kesiler kulak arkasına saklanmakta ve zaman içerisinde izler tamami ile belirginsizleşmektedir.
Çağın ilerlemesi ve teknolojik aletler sayesinde bu operasyon son derece sağlıklı ortamlarda yapılarak ve son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır. Yanlız ameliyat sonrasında hastadan kaynaklanan durumlar sonucu bazı komplikasyonlar meydana gelebilmektedir. Bu durumların yaşanmaması için doktorunuzun vermiş olduğu tüm talimatlara son derece özenli bir şekilde bağlı kalınmalıdır.
Ameliyat sonrasında kulak arkasında dikişler oluşmaktadır. Bu dikişler doktorunuzun belirleyeceği zaman zarfı içerisinde kesinlikle ıslatılmamalıdır. Doktorunuzun vermiş olduğıu ilaç takviyeleri eksiksiz ve saatinde alınmalıdır.gece yatarken yine doktorunuzun tavsiyelerine uyarak yatmalısınız. Eğer kulaklarınızda bandaj takılmıssa bandaja zarar verilmemeye dikkat edilmeldir.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kepce-kulak-estetigi-sonrasi.html > Kepçe Kulak Estetiği Sonrası
Haziran 16th, 2010 by admin
Günümüzde ki büyük gelişmeler ile beraber artık sınırlar kalkmışa benziyor. Hatta ve hatta bu duruma fena halde kızan ve bozulan sivil toplum örgütleri var. Onların bu duruma kızmalarının sebebi ise açık. Onlar her bireyin, her toplumun ayrı ayrı gelenek ve göreneklerinin, ayrı yaşam tarzlarının olması gerektiğine inanıyorlar.

Yani küreselleşme ile beraber tek tip insan tipinin dünya kültürünü yok edeceğini söylüyorlar. Bu düşüncelerinin ne kadar doğru veya yanlış olduğu tartışılır fakat büyük bir gerçek var ki o da gelişen teknoloji ile artık cidden sınırlar kalmış ve isteyen her birey dünyada ki isteği yere en kolay imkânlar ile ulaşabiliyor.
Yani gerek internet gerek TV vb şeyler ile bize göre dünyanın bir ucundaki yere düşen toplu iğneden dahi istersek haber alabiliyoruz. Bu sebeplerden dolayı da dünya insanlığının bilgi edinme kolaylığı epey fazla. Yani örneğin ülkemizde gelişen veya değişen bir şey hemen diğer dünya ülkelerinde de aynı hızla duyulabilmektedir. Bunun ülkemiz örneklerinden birisi de son zamanlarda estetik cerrahi operasyonlarda görülmektedir.
Ülkemiz tıp alanında gelişmelerin devam ettiren ülkeler arasındadır. Bu yönü ile de bütün doktorlarımızın amacı en uygun ve kaliteli bir şekilde tıp tedavilerini yapabilme yönündedir. Bu anlayış itibari ile son yıllarda özellikle estetik cerrahi operasyonlarda ülkemiz dünya çapında bir başarı göstermektedir.
Bu başarı hemen hemen bütün dünya vatandaşları tarafından da bilinmektedir. Bu sebeplerden olsa gerek birçok dünya ülkelerinden ülkemize estetik cerrahi operasyonlar yaptırmak için vatandaşlar gelmektedir.
Estetik cerrahi operasyonlarda başarıyı sağlayan ülkemizin dünya çapında bu kadar duyulmasının bir diğer özelliği ise estetik cerrahi operasyonları yaparken diğer ülkelere göre çok çok ucuz ve kaliteli yapmasıdır.
Kaynak:
Estetik Turizm
Haziran 15th, 2010 by admin

Herkez gün gelecek ve sağlık hizmetlerinden yararlanması gerekecek bunun farkında olarak hareket etmeli ve içerisinde bulunduğunuz durumun farkındalığında hareket ederek sağlıklı yaşamanın öneminin bilincine varmalısınız.
Şimdiki durumundan gayet memnun olarak gelecekte düşebilecekleri durumlardan habersiz bir şekilde hareket edenler gün geldiğinde ne kadar vahim bir durum içerisinde oldukları için kendilerini ayıplayacak durumda olacaklar bu durumda olmayı kimse istemez ve kendisine yakıştırmaz fakat gerçekleride gizlemek imkansız Sağlık Sigortası hayatınız boyunca yapacağınız en önemli yatırımınız olacaktır.
SSK güvencesi altında olmak ve bunun bilinciyle hareket etmek içinizi rahatlatacaktır ve ileride başınıza gelebilecek bir sağlık sorunu karşısında hazırlıklı bulunmuş olacaksınız. Artık SSK ya bağlı olmanın getirmiş olduğu bir çok avantaj var sağlık kurumlarından sadece kimlik numarası ile hiç bir ücret ödemeden yararlanaabiliyorsunuz.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/saglimizin-onemini-bilin.html > Sağlımızın Önemini Bilin
Haziran 15th, 2010 by admin

Türkiye’nin bir zamanlar durumdan müzdarip olduğu ve çokça boğuştuğu hastalıkların başında Raşitizm gelmektedir. bir zamanlar Türkiye besin kaynakları bakımından bir hayli yoksundu hatta şeker, tuz ve baklagilleri üretemez ve bulunmaz durumdaydı. Sağlıklı beslenemeyen gelişmekte olan çocuklarda boy gösteren bu hastalıkla savaçma durumunda kalan Türkiye çok zor dönemlerden geçti.
Peki nedir bu raşitizm hastalığı az öncede belirttiğimiz üzere genel olarak gelişme çağındaki çocuklarda gözlenen besin eksikliğinden kaynaklanan bir hastalıktır. Bu hastalık özellikle D vitamini eksikliği durumunda çok hızlı bir şekilde vücuda yayılarak kemik gelişimini ve metabolizmanın bozulmasından kaynaklı vücutta yapısal bir bozulma oluşturmaktadır.
Günümüzde de bu hastalıkla boğuşmakta olan en bilinen ülkelerin başında Afrika gelmektedir. Düzenli beslenememe, vitamin eksikliği, kalsiyum eksikliği bebeklerin ve yetişmekte olan çocukların fiziksel metabolizmalarını son derece önemli bir şekilde engellemektedir.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/rasitizm-nedir-rasitizm-hastaligi-rasitizm-tedavisi.html > Raşitizm nedir, Raşitizm hastalığı, Raşitizm tedavisi
Haziran 15th, 2010 by admin

Diyet yapmak kimi insan için sıkıntılı ve işkenceli geçen günler anlamına gelmektedir. Diyet programlarını o kadar zor uygulanır hale getirdiler ki diyete başlamak bir dert, kilo vermek başka bir dert olarak insanların gözünde gözükmeye başladı. İnsanlara verilen diyet programlarının bir işe yaradığı izlenimide çoğunlukta belkide bunlara hiç gerek dahi belkide karnımız tokken bile kilo verebiliriz.
Uzmanlara göre de bazı diyet programları çok gereksiz ve bunlara birebir bağlı kalmak bazen imkansız bir durum… Onun yerine sık ama az az yemek yemenin daha hızlı kilo verdiğini ve bu yolla verilen kiloların daha sonra tekrar alınma olasılığının daha düşük olduğunu belirten uzmanlar bu şekilde hem aç kalınmadığını hemde yenilenleri daha çabuk eritilerek kısa sürede kilo verilebildiğini kaydediyorlar.
Bazen verilen diyet programlarıda sağlığımız açısından son derece zararlı olabiliyor. Programlarda daha az öğünlere ve öğünlerdeki aperatiflerin dahada azaltıldığı göz önünde bulundurulduğunda doğru düzgün bişeyler yemeyen kişinin metabolizması ağırlaşıyor ve sonuç olarakta sağlık problemleri baş gösteriyor.
Uzmanlar tarafından hazırlanan programlarda ise öğünlerin sıklığı çoğaltılıyor, yenilecek olan aperatifler azaltılıyor. Yaklaşık olarak gün boyunca 6 öğün yemek yiyen birey sık ama az az yediğinden metobilizma sürekli düzenli çalışır vaziyette hareket ediyor. Egzersizlerde devreye girdiğinde yenilenler çok daha kısa sürede eritilerek aç kalmadan kilo verme durumu gerçekleştirilmiş oluyor.
Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/zayiflamak-icin-sik-sik-ve-azar-azar-beslenin.html > Zayıflamak İçin Sık Sık ve Azar Azar Beslenin