Ünlülerin Estetik Öncesi Sonrası Videosu

Mayıs 24th, 2010 by admin

Ünlülerin Estetik Öncesi Sonrası Videosu konusunda yazılmış makaleyi aşağıda okuyabilirsiniz. Ünlülerin Estetik Öncesi Sonrası Videosu hakkında yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Bu videoda yabancı ünlülerin estetik ameliyat öncesi ve sonrası görünümlerine ulaşabilirsiniz.
Çok şaşıracaksınız :)

Tüm holywood yıldızları bu videoda toplanmış.

Ünlülerin Estetik Öncesi Sonrası Videosu konusu ile ilgili fikirlerinizi, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Evlilik Öncesi ve Hamilelik Sonrası Karın Germe
  2. Ünlülerin kullandığı parfümler

Kaynak:
Ünlülerin Estetik Öncesi Sonrası Videosu

Kalça Asma Estetiği

Mayıs 19th, 2010 by admin

Kalça Asma Estetiği konusunda yazılmış makaleyi aşağıda okuyabilirsiniz. Kalça Asma Estetiği hakkında yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Evet önümüz yaz mevsimi.. Yaz aylarına çok daha güzel girmeyi mi hayal ediyorsunuz? Mayolar, bikiniler için vücudunuzu hazırlamak mı istiyorsunuz? İşte size yaz estetiğinin tüm detayları…
İşin uzmanı doktorlar, daha güzel kalçalara sahip olmanın son yöntemlerini anlatıyor. Sizin sorununuz verdiğiniz kilolar ya da hamilelik deformasyonu nedeniyle sarkan karnınızsa, onun da çaresi var.
Meme estetiği için en ideal mevsimdesiniz, peki nasıl yaptıracağınızı biliyor musunuz? Kırışıklıklarla savaşmak için yaptırabileceğiniz müdahaleleri doktorlar anlatıyor. Bu yaz daha güzel olmanın tüm yöntemlerini sizin için bu yazı dizisinde araştırdık…

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, kalça asma yöntemiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

* Kalça astırma nedir? ‘Kalça asma’ benim geliştirdiğim, ameliyatsız olarak sarkmış olan kalçanın dikişlerle asılmasını sağlayan yöntemin adı. Aynen ‘kaş asma’ gibi. Bu yöntemde ameliyata gerek kalmıyor. Gevşeme nedeniyle sarkan kalça bölgesi, bu teknikle toparlanıyor. Yapısal olarak düşük kalçalı kadınlara da uygulanıyor. Lokal (bölgesel) anestezi ya da biraz uyutarak gerçekleştirilen operasyon, ortalama yarım saat sürüyor. Bu sayede yuvarlak bir kalça elde ediliyor. Asma dikişleri tamamen kalça kıvrımının içinde gizli oluyor. Kesiler minik olduğu için hiç iz kalmıyor. İpliklerin geçtiği yerlerin izleri çok dikkat edilirse, birkaç ay görülür. Ancak, daha sonra bu izler de tamamen kaybolur. Operasyonla yuvarlak kalçalar oluşuyor.

* Kalça asmanın silikonla kalça oluşturmaya göre avantajı nedir? Bu teknikte vücuda yabancı bir cisim koyma ihtiyacı olmuyor. Operasyonun ertesi günü hastalar işlerine gidebiliyor. Silikon ise, çok daha zahmetli bir ameliyat gerektiriyor. Ben tercih etmiyorum, yurtdışında da çok ender olarak kullanılıyor. Silikon kalça bölgesinde kullanıldığında, zamanla istenmeyen sonuçları olabiliyor. Şekil bozuklukları daha sık olabiliyor. Oradaki kas zedelenebiliyor. Bu nedenle, yoğun ağrı çeken hastalara rastlıyoruz.

OTURURKEN DİKKAT EDİN

* Kalça asmada bir süre sonra sarkma oluşabiliyor mu? Kişiye göre değişiyor. Bir yıl sonra da sarkma tekrarlayabiliyor, beş yıl sonra da tekrarı gerekebiliyor.

* Dikişlerin patlaması gibi riskleri oluyor mu? Kalça asmada üç hafta dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalar öyle pat diye hemen oturmuyor. Zorlama olursa, dikişler içerde dokuları yırtarak gevşeyebilir. Dikiş kopmaz, çok sağlamdır. Ancak, gevşeme olabilir. Bunun için üç hafta süreyle dikkatli oturmalarını ve varis çorabı giymelerini öneriyoruz. Üç haftadan sonra bu risk azalıyor, bir buçuk ay sonra ise hiç iz kalmıyor.

* Kalça asmak için en uygun zaman hangisidir? Bu operasyon en geç haziran ayının ortalarına kadar yapılmalıdır. Bence en ideal zaman kış ayları ve bahardır. Kadınlar yaz aylarına böylece daha formda kalçalarla girebiliyor.

* Sık yapılan bir operasyon mu? Bu, benim geliştirdiğim bir yöntem. Henüz yayınlamadığım için diğer plastik cerrahlar tarafından uygulanmıyor. Mayıs ayında Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Kongresi’nde davetli panel konuşmacısı olarak, meslektaşlarımla bu yöntemi paylaşacağım. Zaten konu çok ilgi çektiği için bu panele dahil edildim.

* Kimlere uygulanamaz? Çok yaşlanmış ve derileri çok sarkmış kişilerde bu yöntem başarılı olamaz. Bu takdirde, keserek bu sarkmaları gidermek gerekir.

* Bu operasyonu geçiren kadınların daha sonra hamile kalmasında bir sorun olabilir mi? Hayır, kesinlikle olmaz.

KÜBA VE BREZİLYALILAR ÇEKİCİ

* En ideal kalçalar nasıldır? Kadınlar hayalindeki kalçalara bu yöntemle kavuşabiliyor mu? Yapılan bir araştırma, kadınlarda kalça ile belin 1.7 ile 1 oranında olduğunu gösteriyor. Bunun daha açık tarifi; neredeyse bel ölçümünün iki katına yakın kalçalara sahip olmaktır. Beli 60 olan bir kadının ideal kalçaları 102′dir. Küba ve Brezilya’da kalçaların çekici olması, muhtemelen bu ölçülerdeki kadınların çokluğundan kaynaklanır. Özellikle Brezilya’da bu ölçülere ulaşamayan kadın, kalçalarını büyüterek, çekici ve seksi duruma getirebilmektedir. Latin danslarında bu anatominin de çok önemi olsa gerek.

* 90-60-90 ölçüsü o zaman çok da doğru değil mi? Bu ölçüler güzellik yarışmalarında, genel bir fikir vermek için kullanılır. Yüzde 100 doğru olamazlar. Zira, göğüs yapısı geniş, ama memeleri küçük olan bir kişi de 90 ölçüsüne ulaşabilir. Kalçada da aynı durum söz konusudur. Kalça kemiği geniş olan bir kişide ölçüm büyük çıkacaktır. Ancak, kalçanın yuvarlak çıkıntısı bu kişilerde eksik olduğunda hiç de çekici, güzel bir görüntü vermeyecektir.

* Erkekler de kalça şekillendirme ameliyatı yaptırıyor mu? Erkeklerde kalçanın küçük olması gerekir. Hemen hemen kalça ölçüsü bel oranına yakındır. Erkekler daha çok kalça küçültme için başvuruyor. Nadir olarak büyütme başvuruları da karşımıza çıkıyor.

Sabah

Kalça Asma Estetiği konusu ile ilgili fikirlerinizi, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Kalça estetiği ve kalça estetiği fiyatları
  2. Kalça estetiği popo kaldırma ameliyatı
  3. Vücut Şekillendirme Ameliyatları

Kaynak:
Kalça Asma Estetiği

Evlilik Öncesi ve Hamilelik Sonrası Karın Germe

Mayıs 16th, 2010 by admin

Evlilik Öncesi ve Hamilelik Sonrası Karın Germe konusunda yazılmış makaleyi aşağıda okuyabilirsiniz. Evlilik Öncesi ve Hamilelik Sonrası Karın Germe hakkında yorumlarınızı ve fikirlerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Bazı sorunlar nedeniyle sık kilo alıp verenlerin, doğum yapmış kadınların en büyük sorunlarından biri olan sarkık karın, ‘abdominoplasti’ ile yeniden geriliyor. Operatör Doktor Tuğrul Kihtir, karın germe ameliyatı (abdominoplasti) ile ilgili bilgi verdi…

Karın germe ameliyatı nedir?
Abdominoplasti ya da halk arasındaki adıyla ‘karın germe ameliyatı’, karın duvarındaki fazla yağ ve derinin çıkarılıp, karın duvarındaki gevşemiş kasların sıkılaştırılarak, karın duvarının yeniden gençleştirilip şekillendirilmesidir.

Bu ameliyatla karnın gevşek, yağ dokusu artmış ve şiş görünümü giderilmekte, yeniden düz ve ince görünümünü kazanması sağlanmakta ve ayrıca bel inceltilmektedir. Benzer şekilde, karın duvarı kaslarının orta hatta birbirinden ayrılmasıyla ortaya çıkan ‘diyastaz’ adı verilen durum da, bu ameliyatla onarılabilmektedir. Abdominoplasti ameliyatında değişik yöntemler uygulanabilmektedir.

‘MİNİ’ KARIN GERME AMELİYATI
Evlilik öncesi karın germe nedir? Karın germe ameliyatının başlıca üç türü vardır ve evlilik öncesi karın germe bu yöntemlerden birisidir. Klasik ya da formal karın germe ameliyatında, karın duvarındaki fazla deri-yağ tabakası çıkarılırken, göbek bağı bölgesinin üstünden itibaren tüm alt karın derisi çıkarılmakta ve göbek bağı bölgesi karın derisi üzerinde yeniden oluşturulmaktadır. Bu nedenle, bu yöntemde göbek bağının doğal görünümü değişebilmekte, göbek bağı bölgesinde iyileşme sorunları çıkabilmekte ve göbek bağı bölgesinin kenarlarında kalıcı iz oluşabilmektedir.
Klasik karın germe, genellikle karın duvarında çok fazla miktarda yağ birikmesi olan ve karın derisinin esnekliğinin ileri derecede kaybolup sarktığı durumlarda uygulanır.

Bu tekniğin diğer karın germe tekniklerinden farklılıkları neler?
Mini-karın germe ameliyatında fazla deriyağ tabakası göbek bağı bölgesinin altında bir seviyeden itibaren çıkarılmakta ve göbek bağı bölgesi yeniden oluşturulmamaktadır. Bu yöntemle göbek bağı doğal görünümünü korumakta ve kenarlarında iz oluşmamaktadır. Ayrıca, kanlanma da daha iyi korunduğu için, zor ya da geç iyileşme gibi sorunlar görülmemekte ya da çok daha az görülmektedir.
Mini-karın germe, genellikle karın duvarındaki yağ birikmesinin orta dereceli olduğu ve karnın alt yarısında görüldüğü ve karın derisindeki esneklik azalmasının karnın alt yarısında izlendiği durumlarda tercih edilir. Evlilik öncesi karın germe ameliyatında ise mini-karın germe ameliyatına ek olarak karnın üst bölümündeki ve bel bölgelerindeki fazla yağ, liposuction ile emilerek çıkarılmaktadır. Burada karnın alt bölgesinden çıkarılan yağderi bölümüne ek olarak, liposuction ile genellikle 500-2500 ml yağ ek olarak çıkarılabilmektedir.

Evlilik öncesi karın germe adı verilen bu girişim de mini-karın germe ve liposuction girişimlerinin birleştirilmesinden dolayı böyle adlandırılmaktadır. Bu girişimin avantajları, mini-karın germede olduğu gibi hem göbek bağı bölgesinde iz oluşmaması, hem kanlanmanın daha iyi korunması nedeniyle zor iyileşme gibi sorunların önlenebilmesi ve hem de liposuction uygulaması ile bel ve üst karın bölgeleri gibi bölgelerdeki yağların ek bir ameliyata gerek kalmadan aynı ameliyat sırasında emilerek çıkarılabilmesidir. Benzer şekilde iyileşme ve normal hayat aktivitelerine dönüş de daha kısa sürede gerçekleşmektedir. Marriage abdominoplastisi (evlilik öncesi karın germe), miniabdominoplastide olduğu gibi genellikle karın duvarındaki yağ birikmesinin ve karın derisindeki esnekli azalmasının karnın alt yarısında görüldüğü ve bel bölgelerinde yağlanma izlenen hastalarda tercih edilir.

Karın germe ve liposuction arasındaki farklar neler?
Karın germe gibi, liposuction da karın duvarının yeniden şekillendirilmesinde sık kullanılan bir yöntemdir. Liposuction ya da diğer adıyla ‘yağ emme girişimi’nde karın duvarındaki fazla yağ dokusu emilip çıkarılmakta, buna karşın deri alınmamakta ve karın duvarı kasları sıkılaştırılmamaktadır.
Bu nedenle, liposuction girişimi, karın derisinin esnekliğini yitirip sarkmadığı ve karın duvarı kaslarının gevşeyip karnın gergin görünümünü yitirmediği kişilerde uygulanır. Karın germe ameliyatında ise, karın derisinin esnekliğini yitirip sarktığı ve karın duvarı kaslarının gevşeyip karnın şiş görünüm aldığı kişilerde yararlanılır.

YOĞUN İLGİ LIPOSUCTION’A
Karın duvarını şekillendirme ameliyatları hangi sıklıkla yapılabilir ve bu alandaki eğilim nedir? Bu konuda en sağlıklı rakamları American Society of Plastic Surgeons’un her yıl yaptığı çalışmalara dayandırabiliriz. 2004 yılında ABD’de toplam 324 bin liposuction-yağ emme ameliyatı ve 107 bin karın germe ameliyatı uygulanmıştır.
Liposuction en sık uygulanan estetik cerrahi ameliyatı, karın germe ameliyatı ise sıklık sıralamasında, altıncı sıklıkla uygulanan estetik cerrahi ameliyatı olmuştur. Her iki ameliyatta da, 12 yıl öncesine kıyasla büyük artış görülmektedir. 1992 ile karşılaştırıldığında uygulanan liposuction ameliyatı sayısında yüzde 472, karın germe ameliyatında ise yüzde 510 artış görmekteyiz.

Ameliyat sonrası iyileşme dönemi nasıl? Karın germe ameliyatlarından sonra hasta ya aynı gün eve çıkabilir ya da bir gün hastanede kalabilir. Ameliyatın ertesi günü yürümeye başlanır.
Üç-dört gün sonra evden dışarı çıkılabilir. İşe dönüş genellikle iki hafta içinde mümkündür. Hafif egzersizlere ameliyattan sonraki birkaç gün içinde başlanır. Yorucu ve ileri egzersizlere ise, tolere ettikçe dördüncü haftadan sonra başlanabilir.

Karın germe ameliyatları, sezaryen kesisine benzer şekilde, bikini çizgisinin altında enlemesine uygulanan 15 cm kadar bir kesi ile gerçekleştirilir. Dışarıdan görünmeyen bu kesi genellikle iyi tolere edilir; ameliyat izi üç-altı hafta içinde belirginliğini yitirir ve altı-dokuz ay içinde çok az görünür bir duruma gelir.

Karın germe ameliyatının riski var mı? Her cerrahi girişimde olduğu gibi, karın germe ameliyatının da riskleri vardır. Bunlar arasında geçici şişlik ve morluklar, cilt altı kanama, duyu azalması, enfeksiyon, cilt altında kan ve sıvı birikmesi, cilt hasarı, geç iyileşme ve izlerin kalıcı olabilmesi sayılabilir.

Sabah

Evlilik Öncesi ve Hamilelik Sonrası Karın Germe konusu ile ilgili fikirlerinizi, yorumlarınızı ve düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirsiniz.

Benzer yazılar:

  1. Karın germe
  2. Estetik Karın Germe Ameliyatı Nedir ?
  3. Karın Germe Ameliyatı (Abdominoplasti)

Kaynak:
Evlilik Öncesi ve Hamilelik Sonrası Karın Germe

Kaç haftalık hamileyim

Mayıs 10th, 2010 by admin

Kordon dolanmasına dikkat !

hamilelik döneminde, anneler bebeklerinin sağlıklı doğması açısından yediklerine, içtiklerine, hareketlerine ve sigarayı bırakmalarına kadar bebek için her türlü tehlike içeren şeylerden uzak dururlar.

Kordon dolanması annelerin iradesi dışında, bebeğin anne karnında hareketleri sonucunda yada doğum esnasında meydana gelebilir. Kordon dolanması bazı  durumlarda tehlike arz etmeyebilir fakat yinede bebeğin besin ve oksijen kesilimine neden olabileceği için çok dikkat edilmesi gerekir.

Kaç haftalık hamileyim?

Kordon dolanmasının her 4 bebekten birinin yaşadığı söylenmektedir. Anne karnındaki bebeğin bu hareketleri sonucu gerçekleşen kordon dolanması problemi, yine bebeğin kendi hareketleri sayesinde düzelebilmektedir.

Kordon dolanması yaşanması  durumunda anne yan çevrilir ve bebeğin kalp ritmi kontrol edilir eğer yine düzelmezse bu sorun sezaryene kadar gidebilir.

Bebeğinizin kordona dolanıp dolanmadığını öğrenebilmek doppler ultrason ile basit bir şekilde teşhis edilebilinir. Eğer ufakta olsa bir kordon dolanması durumu varsa bu doktor tarafından takibe alınır.  Kordon dolanma problemini hamileliğinizin ilk aşamasından doğumunuza kadar olan süreçte mutlaka her zaman göz önünde bulundurmalısınız. Hatta normal doğum videolarını izleyerek de bu konuda bilgi sahibi olabilirsiniz. (normal doğum videoları)



Kaynak:
Kaç haftalık hamileyim

Hamilelik, gebelik belirtileri nelerdir, ne zaman başlar

Ocak 14th, 2010 by admin

Bu yazıda Hamilelik, gebelik belirtileri nelerdir, ne zaman başlar, ne sılıkla doktora gidilir, nasıl hesaplanır, gebelik testleri nelerdir, bebek hareketleri ve doktor kontrolü konusunda mumcu.com da yazımış makaleyi verecez.

Gebelik Belirtileri

Gebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki herhangi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet, psikolojik durum değişiklikleri, gibi pek çok faktör adet gecikmesine neden olabilir.

Bebek sahibi olmak için bir kadının en uygun olduğu yaş dilimi 18-35 yaşlar arasıdır.Bu dönemin başlangıcında kadının kendi vücudu gelişimini tamamlamıştır ve bir bebek gelişimi için uygun hale gelmiştir.

Yaşınız ya da pozisyonunuz ne olursa olsun gebe kalmak istediğinizde ya da gebe olduğunuzu düşündüğünüzde mutlaka uzman bir hekime müraacat etmelisiniz.

Gebelik ne zaman başlar ?

Gebelik erkekten gelen spermin kadının yumurtalıklarından atılan yumurta hücresini döllediği anda başlar.Bu andan 8.haftanın sonuna kadar olan dönem ebryonik dönem olarak adlandırılır. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan süreye de fetal dönem denir.

Gebelik yaşı nasıl hesaplanır ?

Gebelik yaşı hesaplanırken gebe kalındığı düşünülen ilişkinin gerçekleştiği gün kriter olarak alınmaz. Tüm dünyada ve terminolojide bir standart sağlayabilmek amacıyla son adet kanamasının ilk günü (SAT, son adet tarihi) gebeliğin başlangıcı olarak alınır. Gebelik yaşı hesaplanırken ay kullanılmaz. İnsanlarda gebelik 280 gün sürer. Bu 40 haftaya denk gelmektedir. Sonuç olarak gebelik hafta olarak tanımlanır ve başlangıcı olarak da son adet kanamasının ilk günü esas alınır.

Bebeğin doğum tarihi nasıl hesaplanır ?

Bebeğin beklenen doğum tarihini (BDT) hesaplamak için oldukça basit bir yöntem vardır: 7 gün ekle 3 ay çıkart. Negele yöntemi adı verilen bu sistemde SAT’ne 7 gün eklenir ve 3 ay geriye gidilir. Bir örnekle açıklayacak olursak son adet kanamasının ilk günü 7 Temmuz olan bir anne adayını ele alalım.

Bu hasta için beklenen doğum tarihi 14 Nisan’dır. Ancak bebeklerin sadece %5′i bu tarihte doğar. 38 hafta ile 42 hafta arası doğan bebekler normal kabul edilirken 38 haftadan önce doğanlar preterm 42 haftadan sonra doğanlar postterm olarak adlandırılır. Prematürite ise bebeğin yaşını değil gelişimini anlatan bir ifadedir. Örneğin 36 haftalık doğan bir bebek preterm olmasına yani erken doğmasına rğme eğer akciğer gelişimini tamamlamış ise prematür değildir.

Gebeliğin belirtileri

Gebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki herhngi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet, psikolojik durum değişiklikleri, gibi pek çok faktör adet gecikmesine neden olabilir.

Gebelik testleri

Gebe olduğunuzu ne kadar erken öğrenilirse , gebelik ile ilgili bakıma o kadar erken başlanabilir. Bu nedenle adet gecikmesi olan her kadın vakit kaybetmeden gebelik testi yaptırmalıdır.Gebeliğin oluşması ile birlikte gebelik ürününüden bazı hormonlar salgılanmaya başlar. Bu gebeliğe özgü hormonlar kadının adet siklusunu kesintiye uğratır ve kadın gebelik süresince adet görmez. Kanda ve idrarda bu hormonların tayini ile gebelik teşhisi konabilir. Kanda bakılan hormon daha henüz ortada bir adet gecikmesi olmadan önce bile gebeliği gösterebilir. İdrarda ise sıklıkla 7-10 günlük bir gecikmeden sonra gebelik saptanabilir.

Piyasada satılan ve kişinini kendi kendine uyguladığı testlerin güvenilirliği labovatuardakilere oranla biraz daha düşüktür. Bu nedenle adet gecikmesi olan ve kendi kendine yaptığı test negatif çıkan kadınlar da hekimlerini konu hakkında bilgilendirmeli ve onun tavsiyelerine uymalıdırlar.

Duygulanım değişiklikleri

Gebeliğin ilk 3 ayında anne adayında bazı psikolojik değişiklikler meydana gelebilir. Kişi çok neşeliyken bir anda ağlama krizlerine tutulabilir. bazı günler çok sinirliyken bazı günler sakin olabilir. Bünye gebeliğe uyum sağladıkça bu sorunlar da yavaş yavaş ortadan kalkar. Ancak gebeliğin son haftalarında tekrar bir huzursuzluk ortaya çıkabilir.Kişi sinirli, heyecanlı olabilir, Uyku problemleri ortaya çıkabilir. Bunlar fazla endişeedilmemesi gereken durumlardır. Hemen hemen her kadın bu duyguları yaşar.

Aynı şekilde baba adayında da bazı değişiklikler görülebilir. Eşinin durumu hakkında endişeler taşıyabilir ve konu hakkında bilgisi yoksa ona yardım edememenin sıkıntısını yaşar. Bu nedenle çiftler kendilerinden önce böyle bir deneyim yaşayan arkadaşları ile konuşarak onların tecrübelerinden yararlanabilirler. Ancak unutulmamalıdır ki en profesyonel yardım konunun uzmanı olan bir hekimden alınabilir.

Bebek hareketleri ilk ne zaman hissedilir ?

Daha önce doğum yapmış olan hanımlar bu konuda da tecrübelerini gösterirler. Bu hanımlar genelde 16. hafta civarında bebeğin oynadığını hissederken ilk gebeliğini yaşayanlar 19-20. haftalarda bu hisle tanışırlar. Hanımlar bunu içlerinde bir kuşun kanat çırpmasına benzetmektedirler.

Ne sıklıkta doktor kontrolü gereklidir ?

32 haftaya kadar ayda bir kez, 32-36 haftalar arası 15 günde bir, bu tarihten doğuma kadar da doktorunuzun uygun göreceği sıklıklarda kontrol gereklidir. Bu kontrollerde bazı temel tetkikler yapılır, bebeğin ve gebenin gelişimi kontrol edilir ve standartlara uygun olup olmadığı saptanır, bebekte ya da gebede olası bir anormalik saptanır ise buna yönelik tedaviler planlanır ve yapılır, bazı özel gebelerde gereken özel tetkikler ve araştırmalar gerçekleştirilir. Bebeğinizin ve kendi sağlığınız için gebelikte hekiminizi düzenli olarak ziyeret etmeyi ihmal etmeyiniz.

Bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur ?

Aslında bebeğin cinsiyeti döllenme meydana geldiği anda bellidir.Burada tek belirleyici babadan gelen spermin cinsidir. Eğer bu sperm Y kromozomu taşıyor ise bebek erkek, X kromozomu taşıyor ise bebek kızı olacaktır. Ancak bu cinsiyetin tespiti ancak dış cinsel organlar ultrason ile görülebilecek büyüklüğe ulaştığında mümkün olur.Genellikle 14-16. haftalardan itibaren tecrübeli gözler bebek cinsiyetini saptayabilir.

Tanı amaçlı yapılan ve bebekten doku alınmak sureti ile gerçekleştirilen biopsi sonucu bebeğin cinsiyeti %100 doğrulukla saptanır ancak bu işlemler sadece tıbbi bir gereklilik varsa yapılır. Sadece cinsiyet tayini için yapılmaz.

Kaynak: mumcu.com

Benzer yazılar:

  1. Hamilelik testi, gebelik testi
  2. Domuz gribinin belirtileri

Etiketler: , , , ,

Kaynak:
Hamilelik, gebelik belirtileri nelerdir, ne zaman başlar

Hamilelik ve Estetik

Kasım 28th, 2009 by admin

Hamilelik ve Estetik

Hamilelik ve Estetik

Hamilelik ve Estetik

Hamilelikte estetik yaptırmak doğru değildir. Fakat hamilelik ve hamilelik öncesi güzellik uygulamaları yapmak kesinlikle sakıncalı değildir. Bu nedenle hamilelik dönemin de güzellik sırlarımızı okuyarak hamilelik döneminizdeki streslerden kurtulabilirsiniz. Saç bakımı, cilt sağlığı gibi önemli konulara dikkat ederseniz hamilelikte harika bir vücuda sahip olabilirsiniz.

Hamilelik dönemin de saçlar yıpranır. Bu yıpranmanın sebebi genel de stresten kaynaklanır. Çünkü stres saçları döktüğü gibi yıpratabilir. Saçlarınızın parlak ve dalgalı olabilmesi için doğal saç bakım maskelerini uygulayabilirsiniz. Hamilelikte kadınların saçlarını boyamaları uzmanlar tarafından önerilmez. Daha çok doğal yöntemler ile saç bakımınızı yaptırabilirsiniz.

Gebelik dönemin de yüz bakımı için her sabah ve akşam yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Fakat bu yıkama sadece yüze su vurmadan ibaret değildir. Kozmetik marketler de bulunan bayan sabunlarını alabilir ve yüzünüzü ılık su ile bu sabunlarla yıkayabilirsiniz. Yüzünüzü yıkarken ılık su kullanın ve durulamak için de yumuşak havluları tercih edin.

Kaynak:
Hamilelik ve Estetik

Estetik Gebelik

Kasım 11th, 2009 by admin

Estetik Gebelik

Hamilelikte anne adayları vücutlarında oluşan fiziksel değişikliklerden dolayı kendilerini kötü hissedebilecekleri dönemler yaşamaktadırlar. Anne adayları için bu dönemleri daha rahat atlatacakları ve güzelliklerini ön plana çıkartacakları küçük ipuçları bulunmakta. Bu uygulamaları dikkatle uygulayan anne adayları hamilelik dönemlerini güzellikleri ile insanları büyüleyerek geçirecekler.

Saç Bakımı: Saç boyalarının içerisinde bulunan kimyasalların bir kısmının deri tarafından emilerek böbreklere iletildiği ve böbrekler aracılığı ile vücuttan atıldığı bilinmektedir. Gebelik döneminde saç boyalarındaki kimyasal maddelerin bebeklere geçmemesi için kullanımı önerilmez. Bunun yerine doğal saç bakım maskeleri ve doğal saç bakım ürünlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir.

Tırnak Bakımı: Hamilelik döneminde bebek gelişimi için vücuttaki kalsiyumu kullandığından anne adaylarının tırnaklarında kırılmalar ve çatlamalar görülür. Bu sorundan kurtulmak isteyen anne adayları kendilerine en uygun olan tırnak nemlendiricilerini kullanarak sorunu çözümleyebilirler.

Karın Bakımı: Hamileliğin 5. ayından itibaren rahmin genişlemesinden kaynaklanan büyüme ve gerginlik karın bölgesinde çatlaklara neden olmaktadır. Bu çatlakları en aza indirmek için bitkisel nemlendiriciler veya bebe yağı kullanımı önerilmektedir. Bebe yağı veya nemlendiricileri sürerken bebeğinize de masaj yapmış olduğunuz için rahatlama görülmektedir.

Nemlendirme: Hamile bayanların vücutları hamilelik süresince kuru. Bu sorunu ortadan kaldırmak için anne adaylarının her banyodan sonra mutlaka nemlendirici kullanmaları önerilir.

Kaynak:
Estetik Gebelik

Gebelik Sonrası iz ve deformasyonlar

Ekim 26th, 2009 by admin

Annelik kuşkusuz dünyadaki en yüce sıfatlardan biri. Belki de bu nedenle büyük fedakarlık ve zorlukları da berberinde getiriyor. Aslında ömür boyu “anne” olmak ve “anne” gibi davranmak bile fedakarlıkların en büyüğü sayılırken, fiziksel olarak yapılan fedakarlıklar da çok gözardı edilecek gibi değil. Kadınların hamilelik ve doğumla beraber genel vücut yapısında yaşadıkları değişim de aslında fedakarlığın önemli bir parçası.

İşte bu değişim, doğum sonrası izler ve deformasyon birçok kadının sıkıntısı. Ancak estetik cerrahideki gelişmelerle bu sıkıntıdan kurtulmak mümkün. Yapılan istatistiki araştırmalarda karın germe – abdominoplasti adı verilen estetik ameliyatları yaptıran kişilerin hayat standardının yükseldiği, yaşam stillerinin pozitif yönde değiştiği ve sosyoekonomik başarılarının arttığı gözlemleniyor.
Gebelik
Yapılan araştırmalarda karın germe estetik ameliyatı yaptıran kişilerin hayat standardının yükseldiği, yaşam stillerinin pozitif yönde değiştiği gözlemleniyor.

Karın germe estetik ameliyatları
İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, karın germe (abdominoplasti) ameliyatının son yıllarda en sık yapılan estetik girişimlerden biri olduğunu belirtiyor.

İlk olarak 1899 ve 1900’lü yılların başında yapılan ameliyatların günümüzde oldukça gelişmiş ve ileri teknik yöntemlerle gerçekleştirildiğine dikkat çeken Dr. Çetinkale, iri ve geniş karın duvarı kitlesinin çıkarılması ve karın bölgesinin sarkık görüntüsünden daha gergin ve düz bir duruma getirilmesini amaçlayan bu ameliyatın oldukça başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, ameliyattan çıkan hastanın ilk bakışta geniş ve büyük yağlı kitlesinden kurtulduğunu, gebelik çatlaklarının çoğunun azaldığını, daha sıkı ve gergin bir karına sahip olduğunu görebildiğini belirtiyor.

Değerlendirilmesi gereken durumlar
İst. Üni. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, bu tür ameliyatların önemli ameliyatlar olduğunun altını çiziyor: “Abdominoplasti ameliyatı büyük bir ameliyattır. Bazı durumlarda bu büyük ameliyatı uygulamak fazla gelebilir veya hastanın durumundan dolayı uygulanamayabilir. Bu gibi olgularda daha sınırlı abdominoplasti ameliyatları yapılır. Bunlar “mini- abdominoplasti” ve “midi-abdominoplasti” ameliyatı olarak isimlendirilir. Tüm abdominoplasti ameliyatları öncesi kişinin genel sağlık durumu gözden geçirilir.

Ciddi kalp hastalığı, diyabet, tromboembolik hastalık hikayesi göz önüne alınması gereken ciddi durumlardır. Bağ dokusu hastalıkları, yara iyileşme sorunu ve enfeksiyon hastalıkları da dikkate alınması gereken diğer özelliklerdir. Bu ameliyatı olacak kişilerin sigara içmiyor olması ve sağlıklı olması önemlidir.” Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, bu tür ameliyatlarla ilgili yanıltıcı bilgilendirmelerin olduğuna da dikkat çekiyor. Ameliyat sonrası hiç doğum yapmamış genç bir kadın görünümüne kavuşulacağına dair bilgilendirmelerin sağlıksız olduğunu vurgulayan Prof. Çetinkale, “Her hastada bu durumu elde etmek mümkün değildir” diyor.

Önemli kriterler
Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, bu ameliyatlarda belirli kriterlerin göz önüne alındığını ifade ediyor:

Ameliyata aday kişinin;
Normal ağırlığında olması,
Aşırı kilo vermiş olup olmadığı,
Kaç kez hamile kaldığı,
Doğumlarını nasıl gerçekleştirdiği (normal doğum veya sezeryan ameliyatı),
Gebeliklerinin nasıl olduğu (tek veya ikiz gebelik, ileri doğum ağırlığı olan bebek gibi),
Gebelikte alınan kilo ve sonrasında ne kadarının verildiği,
Gebelik haricinde kişinin aldığı ve verdiği kilo durumu,
Daha önce geçirdiği karın ameliyatları önemlidir.
Uygunluk koşulları
Bu kriterler ameliyatı yapacak hekim tarafından değerlendirilir ve buna göre cerrahi girişim planlaması yapılır. Bu kriterler yapılacak işlemlerde farklılıklar gösterir.
Bu ameliyata uygun adaylar:
Karın duvarı orta hattında gevşemesi olan,
Karın duvarında özellikle göbek altında yağ birikimi olan kişiler,
İdeal kilosuna yakın olan kişiler,
Yeni gebelik planı olmayan kişiler,
Karın duvarında gevşeklik olan,
Karın ön kısmında cilt fazlalığı olan,
Karın duvarında gebelik çatlakları “stria” olanlar,
Yakın dönemde aşırı kilolarından kurtulan şişman kişiler.
Yaşa göre parfüm seçimi

Benzer estetik haber ve bilgisi yoktur..

Kaynak:
Gebelik Sonrası iz ve deformasyonlar

Anne olma umudunu artıran yeni uygulama

Ekim 21st, 2009 by admin

Klasik yöntemlerle tedavide başarılı olunamayan polikistik yumurtalıklı kadınların ‘anne’ olma umutlarını artıracak yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı.
Ege Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nde, klasik yöntemlerle tedavide başarılı olunamayan polikistik yumurtalıklı (düzensiz adet görme dolayısıyle az ve nadir yumurtlama) kadınların ‘anne’ olma umutlarını artıracak yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı.
Merkez Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, ‘invitromatürasyon’ (yumurtaların dış koşullarda olgunlaştırma) yöntemini rutin uygulamaya soktuklarını belirterek, ‘Bu yöntem polikistik yumurtalıklı olgularda alternatif bir tedavi olacak’ dedi.
Kanada’da başlayan ve dünyaya yavaş yavaş yayılıp uygulanmaya başlanan ‘invitromatürasyon’ yöntemi kısırlık tedavisi gören kadınların hizmetine sunuldu. Yöntemi kamu sağlık kuruluşlarında uygulayan ilk merkez olduklarını belirten Prof. Dr. Tavmergen, şunları söyledi:

‘Her 6- 7 çiftten biri kısırlık tedavisi görüyor. Kısırlık tedavisi görenlerin yüzde 15 kadarını da polikistik yumurtalıklı hastalar oluşturuyor. Özellikle polikistik yumurtalıklı olgularda yaptığımız yumurtlatma tedavilerinde bazen isteğimiz kalitede yumurta elde edemiyoruz. Ne kadar dikkatli bir yumurtlatma tedavisi yapılırsa yapılsın arzu etmediğimiz kadar yumurta gelişmesini engelleyemiyoruz.

Yumurtalıkları çok hassas olgularda, ne kadar düşük doz verirseniz verin bazen anormal yüksek hormon düzeylerine ve çok sayıda yumurta gelişimine engel olamıyorsunuz. Bu da karın içersinde sıvı toplanması, akciğerlerde bazen su toplanması, genel dolaşımda sıkıntılar çıkması, yumurtalıkların aşırı büyümesi ve bunların yarattığı kanamalar gibi bazı ciddi problemler ortaya çıkarıyor. Ne kadar dikkatli yapılırsa yapılsın bunu engellemek her zaman elde değil. Bazen yumurtlatma tedavilerinde düşük doz verdiği zaman yumurta gelişmiyor, biraz yüksek verdiği zaman birden çok gelişiyor. Bu tür tıbbı tedavi şansı zor olan, özellikle polikistik yumurtalıklı olgularda uygulanabilecek bir yöntem. Ya da klasik yumurtlatma tedavileri sonrasında ve tüp bebek uygulamaları sonrasında gebe kalamamış olgularda daha sonra denenebilecek bir yöntem.’

Prof. Dr. Tavmergen, polikistik yumurtalıklarda her bir yumurtalıkta 8-10-15 bazen 20 ufak yumurta kesecikleri bulunduğunu, bu yöntemde, 8-12 milimetre arasında gelişmiş olanların iğneyle toplanıp dış ortama alındığını söyledi. Olgun olmayan bu yumurtaların laboratuvar koşullarında 2-3 gün geliştirildiğini belirten Tavmergen, ‘Bazı özel maddeler içeren besi vasatı bu. Yumurtalar bu ortamda olgunlaşıyor. Sonrasında mikroenjeksiyon yöntemi uygulanıyor. Bu yumurtaların olgunlaştığının görülmesiyle birlikte rahim iç tabakasının da geliştirilmesi için bazı ilaçlar dışarıdan veriliyor. Ve böylece doğa taklit edilmiş oluyor bir noktada. Ve fazla ilaç kullanmadan, ilacın bu tür hastalarda bazı yan etkileri ortaya çıkmadan, ilaçların yumurta kalitesi üzerine olumsuz etkileri olmadan, bunları engellemiş olarak bu yöntem uygulanıyor. Ayrıca ne kadar yüksek doz ilaç verirsek verelim bir ya da en fazla iki yumurta geliştiren hasta grubu var. Bu tür olgularda da bu teknik gelecek vaat edebilir. Polikistik yumurtalıklı olgularda uygulanabilecek birincil bir yöntem olmasa da klasik yöntemlerle başarılı olunamadığı zaman alternatiftir’ dedi.

Kaynak:
Anne olma umudunu artıran yeni uygulama

Genç annelere depresyon tehditi

Ekim 21st, 2009 by admin

Genç yaşta hamile kalmak depresyon riskini artırıyor. Eğitim düzeyinin yükselmesi ve çalışmak ise bu riski düşüren faktörlerden… 7 Mart 2007 Çarşamba EGE Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Gebe Kadınlarda Depresyon Durumu ve Bunu Etkileyen Etmenlerin İncelenmesi konulu araştırma genç yaşta gebe kalmanın depresyon riskini arttırdığını ortaya çıkardı.

Araştırmanın Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’ne başvuran 15-49 yaş arasındaki 136 gebe üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahsen Şirin, fakülte ve yüksekokul mezunu gebelerde depresyon ortalamasının, ilkokul, ortaokul veya lise mezunu olanlara göre daha düşük olduğunu belirtti.z yaşamaktadır” diye konuştu.

Çalışmayan hamile kadınların depresyon puan ortalamalarının çalışanlara göre daha yüksek bulunduğunu açıklayan Prof. Dr. Şirin, Gebelik sırasında özellikle düşük sosyo-ekonomik koşullara sahip kadınlarda depresif semptomlar daha yaygın olarak görülmekte, bunda çoğunlukla çevresel faktörler etkili olmaktadır” dedi.

Düşük veya ölü doğum yapmış kadınların yüzde 36’sında ciddi depresyon belirtilerine rastlandığını vurgulayan Prof. Dr. Şirin, Gebelerin depresyon puan ortalamaları ile doğacak çocuklarının cinsiyeti hakkındaki beklentileri de incelenmiştir. Gebelerden çocuğun cinsiyeti fark etmez cevabını verenlerin depresyon puan ortamaları 16.60, kız bebek beklentisi olanların puan ortalamaları 11.91, erkek bebek beklentisi olanların puan ortalaması ise 11.00 olarak bulunmuştur. Genellikle cinsiyetin fark etmediği ilk gebeliklerde depresyon düzeyi yüksek olmaktadır” dedi.

Kaynak:
Genç annelere depresyon tehditi

« Previous Entries