Doğal afet ve Ruh Sağlığı

Haziran 3rd, 2010 by admin

Doğal afet gibi olumsuzluklarla karşılaşan kişilerde korku, çaresiz­lik, panik, yalnızlık, öfke, suçluluk gibi juhsal tepkiler ortaya çıkabilir. Bu tepkilerin, insanlarda ruhsal bozukluklar yaratmaması için koruyucu ruh sağfığı çalışmaları kapsamında psikiyatristlere, psikologlara, sosyal hizmet uzmanlarına, rehberlik ve psikolojik danışmanlara başvur­malıdırlar.

http://www.estetikhastanesi.com/resim/4851367c7fresyon.jpg.jpg

Bu gibi durumlarda insanın aklını ve deneyimlerini de kullana­rak ruh sağlığını korurfîaya ve.sorunlarını çözmeye çalışması, mevcut du­ruma uyum sağlaması açısından önemlidir. Sorunun üzerine gitmemek ve sorunlar karşısında kararsız kalmak, ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkileri jDİan davranışlardır.

Doğal afetlerde ortaya çıkan yersiz söylentiler ve dilden dile dola­ şan fısıltılar ruh sağlığım olumsuz yönde etkiler. İnsanlarda daha büyük panik oluşmasına, normal yaşama dönülememesine ve yeni olumsuzluk­lara neden olur. Böyle durumlarda, söylentiler ve olumsuz fısıltılar yerine doğru bilgi kaynaklarına ulaşmaya çalışılmalıdır.

Bu amaçla kriz merkez­ leri, yerel, askeri ve sivil yöneticiler gibi yetkili makamlardan sağlıklı bilgi edinilebilir. İş birliği ve yardımlaşmayla bazı sorunların çözülebileceğine afetler, insanın ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyen durumlardır.

Kaynak:
Doğal afet ve Ruh Sağlığı

Zayıflamanın yararları ve zararları

Mayıs 23rd, 2010 by admin

Zayıflamanın yararları ve zararları

Zayıflamamız yani aslında ideal kiloda bir vücuda sahip olmamız gerekir. Kilo sorununuz var ise, eklem ağrıları, halsizlik, uykuya doyamama gibi problemler bünyenizde yer edecektir.

Çok zayıflamanız durumunda da, metabolizmanızın ihtiyacı olan enerjiyi alamamasından kaynaklı bir halsizlik durumu söz konusu olabilir. Zayıflamanız boyunuzla doğru olarak gerçekleştirilmelidir. Birden aç kalınarak, birden kilo vermekte vücudumuz sağlığını tehlikeye atacaktır. Bu gibi durumlarda doğal özlerin hepsini içeren bitkilerden yani bitkisel zayıflama yöntemini tercih edebilirsiniz.

Zayıflamak için bir diyete başladığımızda diyetin bünyemize çok ağır gelmemesine özen göstermeliyiz. Belki sizlere çok kısa sürede forma girmenizi sağlayabilir fakat sağlığınız açısından bir değil bir çok tehlike söz konusu olabilir.

Zayıflamak adına bir takım zayıflama hapı alan bayanlarda bu yönde zayıflama arzularını gerçekleştirmeye çalışabiliyorlar. Zayıflama hapı kullanmaya karar verdiğinizde içeriğine iyice bir göz atıp ondan sonra almaya karar vermelisiniz.

Zayıflamanın bizlere olumsuz getirilerinden olan halsizlik, baş dönmesi, gibi sağlık problemleri, bunların yanında göğslerinizin de eski dik hallerini kaybedebilirsiniz. göğüs büyütme estetik operasyonlarına gerek duymak istemiyorsanız, sağlıklı bir şekilde kilo vermelisiniz.

Kaynak:
Zayıflamanın yararları ve zararları

Hamilelik Sırasında Yapılan Testler

Mart 22nd, 2010 by admin

Hamilelik Sırasında Yapılması Gereken Testler Nelerdir?

Hamilelik sırasından önce hamilelik öncesi yapılması gereken önemli testlerden bahsetmek istiyoruz. Özellikle hastalık olma ihtimali yüksek olan yani sosyal risk taşıyan anne adaylarının hamilelik öncesi mutlaka AIDS olup olmadığının kontrolü için Elisa testi yaptırmalıdırlar.

AIDS için bu testin yapılmasının sosyal risk taşıyan anne adaylarının mutlaka uygulaması gerektiğini belirtmiştik fakat günümüzde uzmanlar tüm anne adaylarının bu testi yaptırmasının faydalı olacağını bildiriyor

hamilelik

hamilelik

Bu testin yanında Hepatit- B testinin de yapılması çok önemlidir. Hepatit – B anne karnında bebeğin de tehlikede olmasına neden olan bir rahatsızlıktır. Bu nedenle Hepatit – B testinin yapılması ve olası hastalık durumunda belirlenmesi bebeğin doğum sonrası sağlıklı yaşamı için çok önemlidir. Gerekli olduğu durumlarda bebeğe aşı tedavisi uygulanacaktır.

Son olarak anne ile babada kan uyuşmazlığının olup olmadığı çok önemlidir. Bu gibi durumlarda ilk gebeliğinde aşı uygulanmaktadır. Fakat ilk gebelikte böyle bir durum olduğu halde gerekli aşı tedavisi uygulanmadıysa annenin bir önceki gebelik dahilinde kanında antikor oluşup oluşmadığı kontrol edilir. İhtiyaç halinde gerçekleşecek olan doğumun daha planlı ve özel şartlarda gerçekleşmesi daha sağlıklı olacaktır.

Kaynak:
Hamilelik Sırasında Yapılan Testler

Kadınlar Ne İster?

Mart 20th, 2010 by admin

Kadınlar Ne İster?

Kadınların dile getiremediği birçok isteği vardır ve çoğu da seksle ilgilidir. Zevk aldıktan birçok şey vardır fakat bunları söylemeye çekinirler. Kendilerine sakladıkları sırlardır bunlar ve çoğu kadın eşine veya sevgilisine bunlardan bahsetmez.

Kadının beyninin labirentlerle dolu olduğunu herkes bilir. İyi bilmeyen kimsenin başa çıkamayacağı labirentlerle. Ve birçok erkek bu yüksek duvarlı yollar arasında kaybolur. Kadınlar hakkında erkeklerin sorguladığı birçok şey vardır, yani erkeklerin kafasında “kadın neden…” ile başlayan bir sürü soru vardır.

Yaşanan sorunların başında da cinsel sağlık sorunları gelmektedir diyebiliriz. Bu gibi durumlarda penis büyütücü gibi ürünlerin kullanımı da gündeme gelmekte doğal olarak…

kadınlar ne ister

kadınlar ne ister

Bu sorulardan biri de sevişirken kadınların erkeklerin konuşmasını neden istediği. “Ben normalde çok çekingen bir kadınımdır. Dolayısı ile yatakta da çok çekingen davranıyorum. Sevişirken eşimin beni ihmal etmemesi hoşuma gidiyor, bu yüzden benimle sürekli konuşmasını istiyorum Benimle konuşurken bana saygı duyduğunu hissediyorum.

Eşim başta benim onun konuşmasını istediğimi söylediğimde biraz yadırgamıştı. Fakat sonraları o da alıştı. Bence ilişki bu boyutta daha güzel, böylece aradaki bağ hiç kopmamış oluyor.”

Kadınlar, toplumsal baskılardan ve eşlerinin veya sevgililerinin gözünde düşecekleri durumdan korktuklarından dolayı, seksle ilgili isteklerini her zaman eşleriyle paylaşmıyorlar. Bazen kız arkadaşlarıyla bile isteklerini ve sorunlarını konuşamıyorlar. Bu yüzden kadınların istekleri erkekler arasında ve hatta çoğu kadın arasında merak nedeni oluyor. Bunlardan biri de; kadınlar neden erkeğin sevişirken konuşmasını istiyor? (Bakınız penis büyütücü örneği)

“Konuşunca aradaki bağı kaybetmediklerine inanıyorlar”

Psikolog Burak Dinçerler, kadınların kendilerini eşleriyle veya sevgilileriyle, birlikte oldukları erkekle kontak halinde hissetmek için onların konuşmalarını istediklerini söylüyor. Böylece sevişmek onlar için sadece bir ihtiyaç olmaktan veya hayvani bir dürtü olmaktan çıkıyor. Sevdikleri erkekle paylaştıkları özel anlar haline geliyor.”

Kadınların ilişkilerinde her şeyden önce duygusallık aradığı bilinen bir gerçek. Ve bu konuşmalarla kadınlar cinselliğin içine de duygusallık katmaya çalışıyorlar.

Kendilerini daha iyi ve kaliteli hissetmek istiyor kadınlar. Sevildiklerinin ve güzel olduklarının farkına varmak istiyorlar. Bu yüzden de erkeği bunu göstermeye zorluyorlar. Kadınlar bu beklentilerini erkeğe göstermek için birçok yol kullanır. Örneğin durup dururken no kadar kilo aldıklarından ve acil bir rejime ihtiyaçları olduğundan bahsederler. Ya da saçlarının çok kötü olduğundan ve hiçbir şeye benzemediğinden yakınırlar.

Bunu yaparken beklentileri erkeğin onlara bunu aksini kanıtlamak için bir şeyler yapmalarıdır. Bunlar kadınların kendilerini iyi hissetmek için oynadıkları küçük oyunlardır. Tıpkı bunun gibi, aynı nedenden dolayı sevdikleri erkeğin de onlarla konuşmasını isterler.

Kadın ve erkeğin birbirlerine en yakın oldukları zamanda, sevdikleri erkek tarafından şımartılmak ve beğenilmek isterler. Bunun için de erkeğin konuşması onlar için gereklidir.

“Konuşmak seksi olağan hale getiriyor”

Burak Dinçerler, konuşmanın seksi daha olağan hale getirebileceğini de söylüyor ve ekliyor “Çoğu kadına bu tahrik edici geliyor olabilir.” işin içine konuşma girdiğinde seks, yemek yemek, evi temizlemek gibi olağan bir iş haline geliyor kadının gözünde. Bu da kadına daha tahrik edici gelebiliyor ve çoğu zaman daha rahat davranıyor.

“Bizim toplumumuzda garip yargılar var. Mesela ben eşimle sevişmeyi çok seviyorum fakat, bana küçüklüğümden beri verilen terbiyenin ve öğretilerin bir sonucu olarak, çok fazla utanıyorum. Bunun için eşimin beni önce rahatlatması gerekiyor. Bunun için de benimle konuşması gerek. Eğer sevişirken benimle konuşmazsa, kendimi çok rahatsız hissediyorum ve hiçbir zevk alamıyorum. Bunu eşime söyledim ve o da anlayışla karşıladı, zaten bence doğru olan da bu. Aksi taktirde sevişmek hayvani bir içgüdü olmaktan öteye gidemez.”

Görüş aldığımız bir diğer Psikolog İlker Aktaş ise, bunu isteyen tarafın sadece kadınlar olmadığını, erkeklerin de sevişirken kadınların konuşmasını isteyeceğini söylüyor. “Yalnız arada tek bir fark var, erkek için bu bir istek iken,
kadın için çoğu zaman kendini iyi ve rahat hissetmesini sağlayan bir ihtiyaç olabiliyor.

” Erkek de sevişirken kadın için önemli olduğunu bilmek ister, fakat bu kadında olduğu gibi bir ihtiyaç halinde değildir. Sonuçta erkek, dilini bilmediği insanlarla iki saat seks yapabilmek için on iki saat yolculuğa katlanabilen bir canlıdır, fakat kadınlar için durum farklı.

Bir erkeğin kadına çekici gelmesi için, sadece fiziksel güzelliğinin üst düzeyde olması yetmez. Kadın erkeği tanımaya
ihtiyaç duyar. Her ne kadar erkek de kadının konuşmasını istese bile, bu kadın için bir gerekliliktir.

Kadınlar erkeklerin onlara ne söylemesini ister?

Kadınlar genelde erkeklerin onları sevdiğini hissetmek istedikleri için, en başta aşk sözcükleri duymak ister. Bir erkekle sevişirken, erkeğin kadına onu ne kadar çok sevdiğini söylemesi, tabii ki kadın için çok önemlidir. Fakat bunun yanında kadın,
güzelliğinin de onaylanmasını ister.

Yani teninin, vücudunun ne kadar güzel olduğunu bu anlarda mutlaka duymak isteyecektir. Bunun yanında bazı kadınlar tahrik unsuru taşıyan kelimeler de duymak isteyebilir.

Örneğin ne kadar iyi olduğunu duymak onlara iyi gelebilir. Bu kadınları daha da ateşleyecektir. Bazen de fantezi unsuru taşıyan konuşmalar geçebilir ikili arasında. Yani kadınlar birçok çeşitli şey duymak istiyor olabilir ama buradaki ortak nokta, kadınların
sevişirken partnerlerinden bir şeyler duymak istediği.

“Erkek arkadaşım ve ben fark ettik ki, sevişirken birbirimizle konuşurken, daha fazla zevk alıyoruz. Hem bu sayede ben onun benimle de ilgilendiğini fark ediyorum. İnanın bana bir kadının seks esnasında kendini yalnız hissetmesi kadar kötü bir şey yoktur. Bu yüzden
erkek arkadaşımın benimle konuşmasını istiyorum ve bence o da bundan çok hoşlanıyor.”

Bu yazı Nilkozmetik.com tarafından desteklenmektedir…

Kaynak:
Kadınlar Ne İster?

Rehabilitasyon ve Tedavi Yöntemleri

Mart 5th, 2010 by admin

Rehabilitasyon ve Tedavi Yöntemleri

Rehabilitasyon(iyileştirme), fiziki kusurları düzeltmek için kullanılan bir tedavi türüdür.Ağır hastalık veya hapiste yatanlar, bir bunalım dönemi geçirenler bu dönemleri atlatmak için rehabilitasyon merkezlerinde tedavi olabilirler.

Aslında ilk rehabilitasyon örneklerini Osmanlı Devletinde görmekteyiz henüz Ortaçağ yaşanırken avrupalı devletlerin böyle yöntemlerden haberleri yokken Türk milleti bu yöntemi çok güzel uygulamıştır.Avrupa’da sakatlar, yurtsuzlar, alkolikler, hırsızlar yurtdışı edilirken Osmanlı bu rahatsızlıkları olan insanları yurtdışı etmek yerine onlara daha fazla ilgi gösterilmesi gerekildiğini yıllar önce anlamış ve herkese karşı hoş görülü davranılırdı.

Rehabilitasyonun genel amaçları şunlardır; fiziki yetersizliği bulunan kişilerde, bu hastalığın elden geldiğince ortadan kaldırmak, tedavisi imkansız olan rahatsızları mümkün oldugundca azaltmak ve bitirmektir.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Dünya genelinde hapisten cıkıp tekrar girme oranı %43 cıvarıdır.Bunun sonucu ise yine yapılan araştırmalar da Dünya genelinde yeteri kadar rehabilitasyon merkezleri bulunmamaktadır.Bunalım dönemlerinde insanlar intahara kadar giden kötü dönemler yaşayabilir bu gibi durumlarda rehabilitasyon merkezlerine veya bir psikologa baş vurulması gerekmektedir.

Kaynak:
Rehabilitasyon ve Tedavi Yöntemleri

Kızlık Zarı Diktirmek

Şubat 20th, 2010 by admin

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre Türkiye’de her 10 kadından birinin kızlık zarı dikterme operasyonu geçirmesi gerektiği saptandı. Kızlık zarı operasyonu olarak tabir edilen bu ameliyatlar küçük çaplı yapılan ameliyatlar olarak adlandırılıyor. yapılan operasyonların kimler tarafından yapıldığı ve kime yapıldığı kayıtlar altına alınmıyor. Genel olarak kadın doğum uzmanları ve plastik cerrahların yaptığı bir estetik ameliyattır.

Kızlık zarı operasyonun 18 yaş sınırlandırılması var; 18 yaş altındaki genç kızlara bu operasyon ailenin rızası alınarak yapılıyor. Ailenin haberi olmadan bu ameliyat kesinlikle yapılmıyor. Böyle durumlarda yanlarında birisi olması gerekmektedir. Yine bu işin tıbbı bakımdan riskleri de bulunuyor. Bu gibi durumlarda bazen annesi ile gelenlerde olmaktadır.

Ancak kızlık zarını dikmem diyecek bir doktor olacağını sanmıyorsak da bu operasyonunda ideal şartlarda yapılması etiktir. Kızlar bu gibi bir durumda zorluklarla geldiklerinden herhangi bir soru sorulmuyor.

Kızlık zarı diktirmenin 2 ayrı yöntemi bulunuyor. İlk olanı dikiş atılarak yapılıyor ve bu işlem daraltma şeklinde oluyor. Bunun gerdek gecesinden birkaç gün öncesinde yapılması gerekiyor. Flep tekniği ise daha zorlu şartlar altında yapılıyor. Hastalar istediklerini tercih edebiliyorlar. Bu işlem yarım saat gibi bir sürede bitirilir. Lokal anestezi altında uygulanıyor.

Kızlık zarı dikimi sonrasında genç kızlar cinsel ilişki yaşayabilirler mi ? Biz bunu birkaç günde evlenecekler mi yoksa bir yıl içindemi olacak ona göre belirliyoruz. Buna göre teknik uygulanıyor. Daraltma işlemi 5 gün önceden yaptırılmalıdır. Fleb yöntemi ise birkaç sene öncede yaptırılabilir. Bir sorun olmayacaktır.

Kızlık zarı dikimi anlaşılır mı? Başarısız yapılırsa eğer anlaşılabilir. Ancak bunun dışında anlaşılmaz. Kızlık zarı yaptıran bayanların en büyük korkularıda bu anlaşılma korkusudur. Nerdeyse anlaşılmaz.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kizlik-zari-diktirmek.html > Kızlık Zarı Diktirmek

Yağ Enjeksiyonu

Şubat 19th, 2010 by admin

Yağ enjeksiyonu (lipofilling) : Bu durum bazı erime, çökmede yada yumuşak dokularda meydana gelen deformelerden dolayı kırışıklıkların ve bunun gibi durumların düzeltilmesidir. Yağ enjeksiyonu elmacık kemiklerine, gözün çevresine, dudaklara, alna, gövdeye ve çökmüş olan bölgelere uygulanır.

Yağların uygulama biçimine ve miktarına göre de uygulanacak olan yerlere göre değişiklik gösterir. Ayrıca dudaklar ve ağız kenarındaki hareketli olan kısımlarda daha az kalıcıdır… Ancak hareket etmeyen elmacık kemik üzerindeki yerlerde ise kalıcıdır. Yağ enjeksiyonu sonrasında üç gün sonra morluk ve şişlikler görülebilir. Bu morarmalar da bir hafta civarında devam edebilir. Makyaj gibi kapatıcılar ile kullanılabilir.

Yağ dokusunun fazla olduğu yerlerde ise yağ enjeksiyonu olarak aynı seansta yapılabildiğinden dolayı da basen, dizin iç kısımları gibi yerler tercih edilebilir. Lipofilling uygulanmış olan yerlerde yağların alındığı donör sahada 1 hafta kadar süren morluklar ile hafif şişlik oluşabilir. Bu gibi durumlarda ise enjeksiyon yağ alınan sahalarda kalıcı kontür düzensizliklerinde de beklemez. Lipofilling yapılan yerlerde aylarca ya da seneler içinde erime olursa eğer yeniden uygulanabilir. Bir kez alınan yağ kullanılacaksa eğer birden fazla olursa yağlar çok düşük seviyelerde dondurulur ve haftalarca da saklanabilir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/yag-enjeksiyonu.html > Yağ Enjeksiyonu

Karın Germe Ameliyatı

Aralık 14th, 2009 by admin

Karın Germe Ameliyatı
Genel olarak kadınlarda çoğunlukta görülen fakat bazı erkeklerdede aşırı kilo alma sebebiyetiyle karın çevresinde kaslarda ve karın derisinde oluşan deformasyonun estetik cerrahi operasyon sonucu düzeltilme işlemidir. Kadınlardaki meydana gelen  önemli etken  geçirmiş oldukları hamilelikleridir. Karın bölgesinin ön duvarını yapan ve iç organları içerde tutarak karnın düz görünmesini sağlayan kaslarda bulunan dokuların yırtılması ve yıpranması ile kaslar birbirinden ayrılır ve içerden organların itmesi ile karın dışarı fırlar ve sarkık görünür. Karın bölgeniz sadece yağlanmakla kalmamış, ayrıca kasların araları açılmış ve sarkmışsa karın germe ameliyatı ile yepyeni bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Bu gibi durumlarda en ideal çözüm yöntemi abdonomiplasty (karın germe) ameliyatıdır. Karın germe operasyonu daha çok hamilelik sonucu oluşan çatlaklar ve sarkmalardan kurtulmak  isteyenlere yapılmaktadır. Aşırı kiloların alınması ve kilo kaybıda karın derisinin gevşeyip sarkmasına yol açar.  birde karın germe ameliyatında hamilelik sonrası karnın genişleyen ön duvarı daraltılırak gevşeyip araları açılmış karın kaslarını sıkılaştırılır ve sarkan karın kaslarının derisinin fazlası yağlarla birlikte alınır. Karındaki gevşeme çok hafiften ileri derecelere varabilir.

Karın Germe Ameliyatına Uygun Olan Adaylar
- Karın derisi gevşemiş ve öne doğru sarkmış hastalar

- Karın bölgesi öne fırlamış ve vücuduna oranla büyümüş hastalar

- Karın bölgesi kasları gevşeyip araları açılmışsa hastalar

- Karnındaki dokuların hacmi genişlemiş hastalar bu ameliyat için  uygun adaylardır.

Karın Germe Ameliyat Süreci

Estetik karın germe ameliyatı, genel anestezi altında yapılır. Ameliyatta  mini abdominoplasti ve abdominoplasti olmak üzere iki yöntem uygulanır. Mini abdominoplasti çok az sarkmış karınlara, abdominoplasti  ise karın bölgesi ileri derecede deformasyona uğramış vakalardır.

Karın Germe Ameliyatı

İlk olarak karın ve çevresindeki fazla yağlar “Liposuction (Yağ çekme)” yöntemi ile alındıktan sonra kasıkta daha önceden  işaretlenen ve genellikle sezeryan yerinden bir kesi ile girilerek zayıflamış olan karın kasları alınır. Bu şekilde gevşeklik giderilir. Karnın ön duvarını oluşturan kasların arasındaki 0.5 cm kadar olan mesafe, hamileliğe bağlı olarak 20-25 cm ye kadar açılır ve asla eskisi gibi kapanmaz. Karın germe ameliyatında bu  gevşeme daraltılır ve karın duvarı gerilerek küçültülür, sonuçta bel inceltilmiş yani doğumdan önceki boyutlarına gelmiş olur. Sarkan deri gerilerek aşağı çekilir ve fazla bölümü kesilerek atılır. Cilt altına birikebilecek sıvıları dışarı almak için bir dren yerleştirilir ve yenilenen karın derisi yeni yerine dikilir. Ameliyat yaklaşık 1-2 saat kadar sürer.

Karın germe ameliyatında karın bölgesindeki fazla yağlar “liposuction (yağ çekme)” yöntemiyle alınır. Liposuction operasyonundan yardımcı yöntem olarak faydalanılır. 
 

Karın Germe Ameliyatı Sonrsı

Karın Germe Ameliyatı sonrası hastalar 1 ila 2 gün hastanede istirat ederler ve birkaç gün de evinde dinlenmeleri gerekir. Karın germe Ameliyatının ertesi günü kan dolaşımını sağlamak için yürümeniz gerekebilir. Ayakta dik olarak duramazsanız bile ilk haftaları oturarak ya da yatarak geçirmemeniz gerekir. Uzanmak, öne eğilmek gibi hareketlerin karın kaslarınızı zorlayıp şişlikleri artıracağını , hatta kanamaya yol açacağını unutmayalım. Yatağa bağlı olmak yerine fazla olmamak şartıyla dolaşmanız önerilir. Drenler ameliyattan sonraki ilk günler içinde çıkarılır. İlk haftalarda görülen şişlikler ve morluklar normaldir ve zamanla azalmaya başlar . Ancak şişliklerin tümüyle geçmesi ve ameliyatın kesin sonucunu görebilmeniz için 1-2 ay beklemeniz gerekir. Ameliyattan 1 hafta sonra işinizin başına dönebilirsiniz. Liposuction  yapılmışsa 3-4 hafta kadar korse giymeniz gerekir. Normal yürüyüş tavsiye edilir. Göbek dışında alınacak dikiş yoktur, yara doku yapıştırma yöntemi ile kapatılır ki bu daha az iz kalmasına neden olur.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/karin-germe-ameliyati.html > Karın Germe Ameliyatı

Benler,Ben Estetiği,Ben Alınması

Aralık 14th, 2009 by admin

Deri çok karmaşık yapıda bir organdır. Çok sayıda özelleşmiş hücre grupları
içerir. Her hücre grubu farklı gelişim basamaklarında normal olmayan gelişim ve
değişimler gösterebilir. Benler vücudun her tarafında görülebilen, genellikle
çevre deriye göre daha koyu renkli, normal dışı hücre gelişimleridir.

Deri rengini belirleyen etkenlerin en önemlisi melanin adı verilen bir
pigmenttir ve melanosit adı verilen hücreler tarafından oluşturulur. Güneş
ışığına maruz kaldığımızda deride melanin pigmenti artar ve deri rengi
koyulaşır.

Bu olağan bir süreçtir. Kalıtsal özellikler, güneş ışığına maruz kalma gibi
etkenler benlerin oluşmasına yol açarlar. Bazı benler ise doğuştan mevcuttur ve
bunların biraz daha dikkatle izlenmesi gerekir. Üzerlerinde kıl olabilir ya da
olmayabilir. Doğuştan var olan, boyutu büyük ve kıllı benlerde yakın takip ve
değerlendirme şarttır.

Var olan her ben kansere dönüşmez. Benlere cerrahi müdahale yapmanın da kanser
gelişimiyle bir ilgisi yoktur. Yani bıçak değerse kanser oluşur inancı bilimsel
bir temele dayanmamaktadır. Bazı benler doğrudan kötü huylu tümöre
dönüşebilirler. Bazı kişilerde çok sayıda ben mevcuttur ve ailenin diğer
bireylerinde de aynı durum söz konusu olur. Bu gibi durumlarda da yakın takip ve
güneşten korunma özellikle önem taşır.

Yüz, el, boyun gibi güneş etkisine açık bölgelerde, erkeklerde sakal, bıyık gibi
sürekli traş travmasına maruz kalan bölgelerde, tesbit ve takibi daha zor
olduğundan, tarak ile travmaya maruz kaldığından saçlı deri içindeki benlerde
cerrahi müdahale ile çıkarma biraz daha öncelikli düşünülebilir.

Kişinin sadece kozmetik nedenlerden dolayı benini aldırması da mümkündür. Benler
genellikle zararsız kitleler olmakla birlikte nadir görülen fakat tehlikeli
seyredebilen tümörlerle de ilişkili olabilirler. Erişkin yaşta yeni ortaya
çıkmış, kenarları düzensiz, renk dağılımı düzensiz ya da yara içeren benler, ya
da var olan benlerde renk, boyut ve şekil düzensizlikleri ortaya çıkması gibi
durumlarda tıbbi değerlendirme gereklidir.

Saplı ya da deriden sarkan benler ise halk arasında et benleri olarak
bilinirler. Bunlarda genellikle zararsızdırlar fakat kozmetik nedenlerle
çıkartılabilirler. Deri renginden ya da daha koyu renkte olabilirler.

Bunlar daha çok yaşlanmayla birlikte ortaya çıkarlar ve hem kadın hem de
erkeklerde görülebilirler. Daha çok boyun, ense, koltuk altı gibi bölgelerde
görülebilirler. Şeker hastalarında sıklığı biraz daha fazladır. Gebelikte sayı
ve boyutta artış görülebilir.

Çıkarılan benler patolojik incelemeye gönderilir ve sonucuna göre gerekli
tedbirler alınır. Ben kökenli deri tümörlerinde en önemli şey korunma ve erken
tanıdır. Bilinen ve kontrol edilebilir en önemli faktör güneş ışınlarıdır.
Güneşten korunmayı sağlayan giysiler, yüksek faktörlü güneş koruyucular, güneşin
etkili olduğu saatlerde güneşe çıkmamak gibi önlemler korunma için önemlidir.

Kişinin kendisini takibi, ayda bir tüm benlerini kontrol etmesi, yeni çıkan yada
şekil-boyut değişimi gözlenen benler olduğunda tıbbi yardım alması ise erken
tanı için önemlidir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/benlerben-estetigiben-alinmasi.html > Benler,Ben Estetiği,Ben Alınması

Dereotunun Faydaları

Kasım 23rd, 2009 by admin

Dereotunun faydaları

Sebze yemeklerinin ve salataların vazgeçilmezi dereotunun nelere faydalı olduğunu biliyor musunuz?

Sinirleri yatıştırmaya yarayan,ağız kokusunu gideren dereotunun faydaları bu kadarla da bitmiyor…

Dereotu

dereotunun faydaları

Mükemmel bir gaz söktürücü olan dereotu ayrıca yediklerinizi kolay hazmetmenizede yarıyor.Ayrıca ağız kokusu için ve nefes açmak için de yarım çay kaşığı dereotu tohumu çiğnemek çok iyi gelecektir.

Karın ağrısına,bağırsak yanmasına ve idrar yapamama gibi rahatsızlıklara da dereotu çayı çok iyi geliyor.Çayın hazırlanışı ise;kaynayan suya iki çay kaşığı ezilmiş dereotu tohumunu atın ve 5 dakika bekleyin.Sonra altını kapatın ve demlenmesi için 5 dakika daha bekleyin.

Anneler içinde baya bir faydalı olan dereotu anne sütünün artmasına neden oluyor.Bununla birlikte,sarılık,karaciğer,iskorbüt,sancı,öksürük,safra ve bağırsak problemleri ve böcek sokmaları gibi durumlarda da kullanılıyor.Kolesterolün ve trigliseridin düşmesinde ise birebir etkili…

Kaynak:
Dereotunun Faydaları

« Previous Entries