Rehabilitasyon ve Tedavi Yöntemleri

Mart 5th, 2010 by admin

Rehabilitasyon ve Tedavi Yöntemleri

Rehabilitasyon(iyileştirme), fiziki kusurları düzeltmek için kullanılan bir tedavi türüdür.Ağır hastalık veya hapiste yatanlar, bir bunalım dönemi geçirenler bu dönemleri atlatmak için rehabilitasyon merkezlerinde tedavi olabilirler.

Aslında ilk rehabilitasyon örneklerini Osmanlı Devletinde görmekteyiz henüz Ortaçağ yaşanırken avrupalı devletlerin böyle yöntemlerden haberleri yokken Türk milleti bu yöntemi çok güzel uygulamıştır.Avrupa’da sakatlar, yurtsuzlar, alkolikler, hırsızlar yurtdışı edilirken Osmanlı bu rahatsızlıkları olan insanları yurtdışı etmek yerine onlara daha fazla ilgi gösterilmesi gerekildiğini yıllar önce anlamış ve herkese karşı hoş görülü davranılırdı.

Rehabilitasyonun genel amaçları şunlardır; fiziki yetersizliği bulunan kişilerde, bu hastalığın elden geldiğince ortadan kaldırmak, tedavisi imkansız olan rahatsızları mümkün oldugundca azaltmak ve bitirmektir.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Dünya genelinde hapisten cıkıp tekrar girme oranı %43 cıvarıdır.Bunun sonucu ise yine yapılan araştırmalar da Dünya genelinde yeteri kadar rehabilitasyon merkezleri bulunmamaktadır.Bunalım dönemlerinde insanlar intahara kadar giden kötü dönemler yaşayabilir bu gibi durumlarda rehabilitasyon merkezlerine veya bir psikologa baş vurulması gerekmektedir.

Kaynak:
Rehabilitasyon ve Tedavi Yöntemleri

Kızlık Zarı Diktirmek

Şubat 20th, 2010 by admin

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre Türkiye’de her 10 kadından birinin kızlık zarı dikterme operasyonu geçirmesi gerektiği saptandı. Kızlık zarı operasyonu olarak tabir edilen bu ameliyatlar küçük çaplı yapılan ameliyatlar olarak adlandırılıyor. yapılan operasyonların kimler tarafından yapıldığı ve kime yapıldığı kayıtlar altına alınmıyor. Genel olarak kadın doğum uzmanları ve plastik cerrahların yaptığı bir estetik ameliyattır.

Kızlık zarı operasyonun 18 yaş sınırlandırılması var; 18 yaş altındaki genç kızlara bu operasyon ailenin rızası alınarak yapılıyor. Ailenin haberi olmadan bu ameliyat kesinlikle yapılmıyor. Böyle durumlarda yanlarında birisi olması gerekmektedir. Yine bu işin tıbbı bakımdan riskleri de bulunuyor. Bu gibi durumlarda bazen annesi ile gelenlerde olmaktadır.

Ancak kızlık zarını dikmem diyecek bir doktor olacağını sanmıyorsak da bu operasyonunda ideal şartlarda yapılması etiktir. Kızlar bu gibi bir durumda zorluklarla geldiklerinden herhangi bir soru sorulmuyor.

Kızlık zarı diktirmenin 2 ayrı yöntemi bulunuyor. İlk olanı dikiş atılarak yapılıyor ve bu işlem daraltma şeklinde oluyor. Bunun gerdek gecesinden birkaç gün öncesinde yapılması gerekiyor. Flep tekniği ise daha zorlu şartlar altında yapılıyor. Hastalar istediklerini tercih edebiliyorlar. Bu işlem yarım saat gibi bir sürede bitirilir. Lokal anestezi altında uygulanıyor.

Kızlık zarı dikimi sonrasında genç kızlar cinsel ilişki yaşayabilirler mi ? Biz bunu birkaç günde evlenecekler mi yoksa bir yıl içindemi olacak ona göre belirliyoruz. Buna göre teknik uygulanıyor. Daraltma işlemi 5 gün önceden yaptırılmalıdır. Fleb yöntemi ise birkaç sene öncede yaptırılabilir. Bir sorun olmayacaktır.

Kızlık zarı dikimi anlaşılır mı? Başarısız yapılırsa eğer anlaşılabilir. Ancak bunun dışında anlaşılmaz. Kızlık zarı yaptıran bayanların en büyük korkularıda bu anlaşılma korkusudur. Nerdeyse anlaşılmaz.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kizlik-zari-diktirmek.html > Kızlık Zarı Diktirmek

Yağ Enjeksiyonu

Şubat 19th, 2010 by admin

Yağ enjeksiyonu (lipofilling) : Bu durum bazı erime, çökmede yada yumuşak dokularda meydana gelen deformelerden dolayı kırışıklıkların ve bunun gibi durumların düzeltilmesidir. Yağ enjeksiyonu elmacık kemiklerine, gözün çevresine, dudaklara, alna, gövdeye ve çökmüş olan bölgelere uygulanır.

Yağların uygulama biçimine ve miktarına göre de uygulanacak olan yerlere göre değişiklik gösterir. Ayrıca dudaklar ve ağız kenarındaki hareketli olan kısımlarda daha az kalıcıdır… Ancak hareket etmeyen elmacık kemik üzerindeki yerlerde ise kalıcıdır. Yağ enjeksiyonu sonrasında üç gün sonra morluk ve şişlikler görülebilir. Bu morarmalar da bir hafta civarında devam edebilir. Makyaj gibi kapatıcılar ile kullanılabilir.

Yağ dokusunun fazla olduğu yerlerde ise yağ enjeksiyonu olarak aynı seansta yapılabildiğinden dolayı da basen, dizin iç kısımları gibi yerler tercih edilebilir. Lipofilling uygulanmış olan yerlerde yağların alındığı donör sahada 1 hafta kadar süren morluklar ile hafif şişlik oluşabilir. Bu gibi durumlarda ise enjeksiyon yağ alınan sahalarda kalıcı kontür düzensizliklerinde de beklemez. Lipofilling yapılan yerlerde aylarca ya da seneler içinde erime olursa eğer yeniden uygulanabilir. Bir kez alınan yağ kullanılacaksa eğer birden fazla olursa yağlar çok düşük seviyelerde dondurulur ve haftalarca da saklanabilir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/yag-enjeksiyonu.html > Yağ Enjeksiyonu

Karın Germe Ameliyatı

Aralık 14th, 2009 by admin

Karın Germe Ameliyatı
Genel olarak kadınlarda çoğunlukta görülen fakat bazı erkeklerdede aşırı kilo alma sebebiyetiyle karın çevresinde kaslarda ve karın derisinde oluşan deformasyonun estetik cerrahi operasyon sonucu düzeltilme işlemidir. Kadınlardaki meydana gelen  önemli etken  geçirmiş oldukları hamilelikleridir. Karın bölgesinin ön duvarını yapan ve iç organları içerde tutarak karnın düz görünmesini sağlayan kaslarda bulunan dokuların yırtılması ve yıpranması ile kaslar birbirinden ayrılır ve içerden organların itmesi ile karın dışarı fırlar ve sarkık görünür. Karın bölgeniz sadece yağlanmakla kalmamış, ayrıca kasların araları açılmış ve sarkmışsa karın germe ameliyatı ile yepyeni bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Bu gibi durumlarda en ideal çözüm yöntemi abdonomiplasty (karın germe) ameliyatıdır. Karın germe operasyonu daha çok hamilelik sonucu oluşan çatlaklar ve sarkmalardan kurtulmak  isteyenlere yapılmaktadır. Aşırı kiloların alınması ve kilo kaybıda karın derisinin gevşeyip sarkmasına yol açar.  birde karın germe ameliyatında hamilelik sonrası karnın genişleyen ön duvarı daraltılırak gevşeyip araları açılmış karın kaslarını sıkılaştırılır ve sarkan karın kaslarının derisinin fazlası yağlarla birlikte alınır. Karındaki gevşeme çok hafiften ileri derecelere varabilir.

Karın Germe Ameliyatına Uygun Olan Adaylar
- Karın derisi gevşemiş ve öne doğru sarkmış hastalar

- Karın bölgesi öne fırlamış ve vücuduna oranla büyümüş hastalar

- Karın bölgesi kasları gevşeyip araları açılmışsa hastalar

- Karnındaki dokuların hacmi genişlemiş hastalar bu ameliyat için  uygun adaylardır.

Karın Germe Ameliyat Süreci

Estetik karın germe ameliyatı, genel anestezi altında yapılır. Ameliyatta  mini abdominoplasti ve abdominoplasti olmak üzere iki yöntem uygulanır. Mini abdominoplasti çok az sarkmış karınlara, abdominoplasti  ise karın bölgesi ileri derecede deformasyona uğramış vakalardır.

Karın Germe Ameliyatı

İlk olarak karın ve çevresindeki fazla yağlar “Liposuction (Yağ çekme)” yöntemi ile alındıktan sonra kasıkta daha önceden  işaretlenen ve genellikle sezeryan yerinden bir kesi ile girilerek zayıflamış olan karın kasları alınır. Bu şekilde gevşeklik giderilir. Karnın ön duvarını oluşturan kasların arasındaki 0.5 cm kadar olan mesafe, hamileliğe bağlı olarak 20-25 cm ye kadar açılır ve asla eskisi gibi kapanmaz. Karın germe ameliyatında bu  gevşeme daraltılır ve karın duvarı gerilerek küçültülür, sonuçta bel inceltilmiş yani doğumdan önceki boyutlarına gelmiş olur. Sarkan deri gerilerek aşağı çekilir ve fazla bölümü kesilerek atılır. Cilt altına birikebilecek sıvıları dışarı almak için bir dren yerleştirilir ve yenilenen karın derisi yeni yerine dikilir. Ameliyat yaklaşık 1-2 saat kadar sürer.

Karın germe ameliyatında karın bölgesindeki fazla yağlar “liposuction (yağ çekme)” yöntemiyle alınır. Liposuction operasyonundan yardımcı yöntem olarak faydalanılır. 
 

Karın Germe Ameliyatı Sonrsı

Karın Germe Ameliyatı sonrası hastalar 1 ila 2 gün hastanede istirat ederler ve birkaç gün de evinde dinlenmeleri gerekir. Karın germe Ameliyatının ertesi günü kan dolaşımını sağlamak için yürümeniz gerekebilir. Ayakta dik olarak duramazsanız bile ilk haftaları oturarak ya da yatarak geçirmemeniz gerekir. Uzanmak, öne eğilmek gibi hareketlerin karın kaslarınızı zorlayıp şişlikleri artıracağını , hatta kanamaya yol açacağını unutmayalım. Yatağa bağlı olmak yerine fazla olmamak şartıyla dolaşmanız önerilir. Drenler ameliyattan sonraki ilk günler içinde çıkarılır. İlk haftalarda görülen şişlikler ve morluklar normaldir ve zamanla azalmaya başlar . Ancak şişliklerin tümüyle geçmesi ve ameliyatın kesin sonucunu görebilmeniz için 1-2 ay beklemeniz gerekir. Ameliyattan 1 hafta sonra işinizin başına dönebilirsiniz. Liposuction  yapılmışsa 3-4 hafta kadar korse giymeniz gerekir. Normal yürüyüş tavsiye edilir. Göbek dışında alınacak dikiş yoktur, yara doku yapıştırma yöntemi ile kapatılır ki bu daha az iz kalmasına neden olur.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/karin-germe-ameliyati.html > Karın Germe Ameliyatı

Benler,Ben Estetiği,Ben Alınması

Aralık 14th, 2009 by admin

Deri çok karmaşık yapıda bir organdır. Çok sayıda özelleşmiş hücre grupları
içerir. Her hücre grubu farklı gelişim basamaklarında normal olmayan gelişim ve
değişimler gösterebilir. Benler vücudun her tarafında görülebilen, genellikle
çevre deriye göre daha koyu renkli, normal dışı hücre gelişimleridir.

Deri rengini belirleyen etkenlerin en önemlisi melanin adı verilen bir
pigmenttir ve melanosit adı verilen hücreler tarafından oluşturulur. Güneş
ışığına maruz kaldığımızda deride melanin pigmenti artar ve deri rengi
koyulaşır.

Bu olağan bir süreçtir. Kalıtsal özellikler, güneş ışığına maruz kalma gibi
etkenler benlerin oluşmasına yol açarlar. Bazı benler ise doğuştan mevcuttur ve
bunların biraz daha dikkatle izlenmesi gerekir. Üzerlerinde kıl olabilir ya da
olmayabilir. Doğuştan var olan, boyutu büyük ve kıllı benlerde yakın takip ve
değerlendirme şarttır.

Var olan her ben kansere dönüşmez. Benlere cerrahi müdahale yapmanın da kanser
gelişimiyle bir ilgisi yoktur. Yani bıçak değerse kanser oluşur inancı bilimsel
bir temele dayanmamaktadır. Bazı benler doğrudan kötü huylu tümöre
dönüşebilirler. Bazı kişilerde çok sayıda ben mevcuttur ve ailenin diğer
bireylerinde de aynı durum söz konusu olur. Bu gibi durumlarda da yakın takip ve
güneşten korunma özellikle önem taşır.

Yüz, el, boyun gibi güneş etkisine açık bölgelerde, erkeklerde sakal, bıyık gibi
sürekli traş travmasına maruz kalan bölgelerde, tesbit ve takibi daha zor
olduğundan, tarak ile travmaya maruz kaldığından saçlı deri içindeki benlerde
cerrahi müdahale ile çıkarma biraz daha öncelikli düşünülebilir.

Kişinin sadece kozmetik nedenlerden dolayı benini aldırması da mümkündür. Benler
genellikle zararsız kitleler olmakla birlikte nadir görülen fakat tehlikeli
seyredebilen tümörlerle de ilişkili olabilirler. Erişkin yaşta yeni ortaya
çıkmış, kenarları düzensiz, renk dağılımı düzensiz ya da yara içeren benler, ya
da var olan benlerde renk, boyut ve şekil düzensizlikleri ortaya çıkması gibi
durumlarda tıbbi değerlendirme gereklidir.

Saplı ya da deriden sarkan benler ise halk arasında et benleri olarak
bilinirler. Bunlarda genellikle zararsızdırlar fakat kozmetik nedenlerle
çıkartılabilirler. Deri renginden ya da daha koyu renkte olabilirler.

Bunlar daha çok yaşlanmayla birlikte ortaya çıkarlar ve hem kadın hem de
erkeklerde görülebilirler. Daha çok boyun, ense, koltuk altı gibi bölgelerde
görülebilirler. Şeker hastalarında sıklığı biraz daha fazladır. Gebelikte sayı
ve boyutta artış görülebilir.

Çıkarılan benler patolojik incelemeye gönderilir ve sonucuna göre gerekli
tedbirler alınır. Ben kökenli deri tümörlerinde en önemli şey korunma ve erken
tanıdır. Bilinen ve kontrol edilebilir en önemli faktör güneş ışınlarıdır.
Güneşten korunmayı sağlayan giysiler, yüksek faktörlü güneş koruyucular, güneşin
etkili olduğu saatlerde güneşe çıkmamak gibi önlemler korunma için önemlidir.

Kişinin kendisini takibi, ayda bir tüm benlerini kontrol etmesi, yeni çıkan yada
şekil-boyut değişimi gözlenen benler olduğunda tıbbi yardım alması ise erken
tanı için önemlidir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/benlerben-estetigiben-alinmasi.html > Benler,Ben Estetiği,Ben Alınması

Dereotunun Faydaları

Kasım 23rd, 2009 by admin

Dereotunun faydaları

Sebze yemeklerinin ve salataların vazgeçilmezi dereotunun nelere faydalı olduğunu biliyor musunuz?

Sinirleri yatıştırmaya yarayan,ağız kokusunu gideren dereotunun faydaları bu kadarla da bitmiyor…

Dereotu

dereotunun faydaları

Mükemmel bir gaz söktürücü olan dereotu ayrıca yediklerinizi kolay hazmetmenizede yarıyor.Ayrıca ağız kokusu için ve nefes açmak için de yarım çay kaşığı dereotu tohumu çiğnemek çok iyi gelecektir.

Karın ağrısına,bağırsak yanmasına ve idrar yapamama gibi rahatsızlıklara da dereotu çayı çok iyi geliyor.Çayın hazırlanışı ise;kaynayan suya iki çay kaşığı ezilmiş dereotu tohumunu atın ve 5 dakika bekleyin.Sonra altını kapatın ve demlenmesi için 5 dakika daha bekleyin.

Anneler içinde baya bir faydalı olan dereotu anne sütünün artmasına neden oluyor.Bununla birlikte,sarılık,karaciğer,iskorbüt,sancı,öksürük,safra ve bağırsak problemleri ve böcek sokmaları gibi durumlarda da kullanılıyor.Kolesterolün ve trigliseridin düşmesinde ise birebir etkili…

Kaynak:
Dereotunun Faydaları

Eklem Sorunları

Kasım 15th, 2009 by admin

Çene Eklemi

Temporomandibular eklem neresidir?

Yüzün iki yanında kulak önünde,alt çene kemiğinin yüz iskeleti ya da kafa
tabanıyla eklem yaptığı bölgelerdir. Çiğneme, konuşma, ağız açıp kapama
işlevleri, bu eklemler üzerindeki hareketlerle mümkündür.

Temporomandibular eklem nasıl bir eklemdir? Vücudun diğer eklemlerinden bir
farklı varmıdır ?

Temporomandibular eklem özel yapıda bir eklemdir. Önde ve arkada iki ayrı eklem
yapısı şeklinde çalışır. Kemikler arasında diz ya da omurga eklemlerine benzer
şekilde bir yastıkçık bulunur. Alt çene kemiği, bu eklem üzerinde hem dönme
hemde öne arkaya kayma hareketleri yapar. Bu hareketleri çok sayıda özelleşmiş
kas ve sinir sistemleri yürütür.

Temporomandibulareklemlerde ne gibi sorunlar görülür ?

Eklem yüzlerini oluşturan kemiklere ait yapılarda yapısal bozukluklar ve eklem
içindeki diskte ortaya çıkan yapısal sorunlar görülebilir. Bunlar dışında
doğrudan eklemden kaynaklanmayan fakat komşu yapılardaki sorunlar da eklem
işlevlerinin olumsuz yönde etkileyebilir. Bu bölgenin duyusunu taşıyan
sinirlerle ilgili sorunlar da eklem çevresinde rahatsız edici ağlara neden
olabilir.

Temporomandibular eklemlerde ortaya çıkan sorunların nedeni nedir?

Isırma açısını ve diş kapanmasını bozan diş nedenli sorunlar eklem üzerine düşen
yük vektörlerinde, normal dışı kuvvet oluşmasına neden olabilir ve eklem
diskinde yüksek seviyede baskı oluşturarak, diskte yaralanma ve hasarlara sorun
olabilir. Bu bozukluklar yapısal, gelişimsel ya da daha önce geçirilmiş kazalara
bağlı olarak ortaya çıkabilirler. Bu sonucu doğuran en önemli ve sık görülen
nedenlerden biride uykuda diş gıcırdatma (bruksizm) durumudur. Bu durumlarda
çiğneme kaslarının oluşturduğu baskı nedeniyle disk üzerinde hasarlanma oluşur.

Zaman geçtikçe önlem alınmazsa bu baskı eklem diski üzerinde geri dönüşümsüz
hasarlar oluşturabilir. dişlerin birbiri üzerine örtüşmesindeki yapısal
bozukluklar da eklem üzerinde normal dışı kuvvetler oluşmasına ve bozukluğa
neden olabilir. Bu nedenle bu bozukluklar zaman geçirilmeden bir ortodonti
uzmanınca düzeltilmelidir. Ekleme yakın çene kemik kırıkları da eklemin işlevini
bozacak yapısal sorunlara neden olabilir. Romatizmal hastalıklar da tüm eklemler
gibi, çene ekleminde sorunlara yol açabilir.

Temporomandibular eklem bozukluklarında tanı nasıl konur ?

Dişlerin, çene kemiklerinin yapısal ve işlevsel durumunu öncelikli muayene ile
kontrol edilir. Eklem diski bozukluklarında manyetik rezonans görüntüleme çok
değerlidir. Ayrıntılı bir diş muayenesi de çok önem taşır.

Temporomandibular eklem bozuklukları nasıl tedavi edilir ?

Hastalık erken dönemde yakalanırsa ameliyat dışı yöntemlerle sorun çözülebilir.
Bu amaçla bazı ilaçlar, diş kalıpları kullanılması ilk yapılacaklardandır. Daha
ileri sorunlarda eklem içinin temizlenmesi endoskopik yöntemlerle yapılabilir.
Hastalığın daha ileri evrelerinde çene hareketleri çok kısıtlanabilir ve bazı
hastalar ağzını neredeyse hiç açıp kapatamaz. Bu gibi durumlarda ameliyat
kaçınılmazdır.

Zayıflama Yöntemleri

Kasım 8th, 2009 by admin

Zayıflama Yöntemleri

Zayıflama Yöntemleri

Zayıflama Yöntemleri

Aşırı kilolar insanları hem sosyal hayatta hem de kendi iç dünyasında oldukça yıpratıyor. Bilinçsizce tüketilen yiyecekler ve hareketsizlik nedeniyle aşırı kilolar oluşmaktadır. Fakat bu aşırı kiloları vermek hiçte zor değildir. Ülkemizdeki yanlış ön yargılardan biri diyet yapmanın aç kalmak olduğu yöndedir. Kesinlikle diyet açlık değildir. Aksine tüketerek zayıf ve sağlıklı bir bedene sahip olabilmeniz mümkündür.

Zayıflama yöntemlerinden en etkili olanı ise egzersizlerdir. Egzersiz vücudun yağ yakmasını sağlar. Her gün düzenli olarak egzersiz yapan bir insan sağlıklı fiziksel ve ruhsal bir bedene sahip olur. Egzersizin dışında düzenli beslenme ile de aşırı kilolar verilebilir. Sebze ağırlıklı besinler daha az kalori bulundurur. Daha az kalori ise vücudunuzda yağ toplanmasının önüne geçecektir.

Zayıflamak istiyorsanız günlük üç ana öğün ve dört ara öğün yemek yemelisiniz. Öğünler arasında muhtemelen acıkacaksınız. Bu gibi durumlarda açlık hissini giderebilmek için meyve yiyebilirsiniz. Eğer meyveden haz etmiyorsanız su içebilirsiniz. Böylelikle hızla zayıflayabileceksiniz. Zayıflamak zor değildir. Önemli olan sizin izlediğiniz sağlıklı yoldur.

Kaynak:
Zayıflama Yöntemleri

Meme Estetiği Hakkında Bilgiler

Kasım 7th, 2009 by admin

Meme Estetiği Hakkında Bilgiler

Meme Estetiği

Meme Estetiği

Göğüs yapısı bozulan bayanların göğüs yapılarını düzeltme ve daha iyi bir görünüm için yapılan tüm cerrahi müdahalelere meme estetiği denir. Meme estetiğinde göğüs küçültme, göğüs büyültme, meme dikleştirme gibi cerrahi müdahaleler yapılır. Bayanlar tarafından en çok ilgi gören estetik tipi meme dikleştirmedir. Kadınların hamilelik dönemlerin de ya da aşırı kilolarından dolayı memeleri sarkabilir. Bir kadının endamlı olduğu şüphesiz göğüslerden belli olur. Bu nedenle bayanlar göğüslerini dikleştirmek amacılığı ile meme dikleştirme ameliyatı olmak isterler.

Genetik ya da çeşitli hastalıklardan dolayı kadınların memeleri aşırı büyük olabilir. Göğüslerin bu denli büyük olması sosyal yaşamda bir çok zorluğu da beraberin de getirir. Fakat gelişen teknoloji ile kadınların göğüsleri istenildiği boyutta küçültülebilir. Büyük göğüslerin en büyük zararı sütyendir. Göğüsler bazen meme boyutundan küçük olduğu için kadınları rahatsız edebilir. Bu gibi durumlarda meme küçültme ameliyatı uygulanır.

Göğüsler oldukça büyük olduğu gibi çeşitli sorunlar nedeniyle aşırı küçükte olabilir. Kadınlar alımlı ve çekici bulunmak ister. Bu nedenle her kadın büyük ve dik göğüsleri arzu eder. Ülkemizde tıbbın ilerlemesi ile küçük olan göğüsler büyütüledebilir. Göğüslerinizin aşırı büyük olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü ameliyat öncesin de göğüslerinizin hangi boyutta olduğunu seçebilirsiniz.

Kaynak:
Meme Estetiği Hakkında Bilgiler

Terleme sebepleri, aşırı terleme, bölgesel terleme

Kasım 7th, 2009 by admin

Normal ölçüde yaşanan bir terlemeyle vücudumuz kendi sıcaklığını kendi ayarlar. Bu gibi durumlarda eğer vücut sıcaklığı artarsa beyne sinyaller gönderilir ve bu merkez tarafından ter bezlerimiz çalıştırılır. Ve bu yolla terleme başlar.

Herhangi bir sağlık sorunu olmadığı halde bölgesel terleme sorunu olan kişiler vardır. Bu gibi terlemeler genelde el terlemesi, koltuk altı terlemesi, ayak terlemesi gibi aşırı görülen yerlerde olur. Bu aşırı terlemenin nedeni beyindeki vücut ısısını ayarlayan merkezin fazla çalışmasından kaynaklanır. Aşırı terleme problemi olan kişilerin herhangi bir hastalığı, ter bezlerinin yapısında ve sayısında herhangi bir sorun yada hormon bozukluğu bulunmamaktadır. Basit olarak en kolay açıklaması vücutta ısı ayarlama mekanizmalarında ayar bozukluğu olmasıdır.

Bölgesel terleme genelde el, ayak, yüz ve koltukaltı bölgelerinde görülür. Bu terleme bunlardan sadece birinde olabileceği gibi birkaçında aynı anda da yaşanabilir. Bölgesel terleme problemi genellikle ergenlik döneminde başlar.Erkek ve kadın ayrımı yoktur herhangi bir cinsiyette görülebilir. Toplumun %3 ‘ünde rastlanilabilen bu durumun %40 ‘ının aileden geçiyor olması yani ırsi, genetik olması riski vardır.

Sıcak mevsimlerde ve sıcak havalarda daha çok ortaya çıkan bu durum kişiye oldukça rahatsızlık verir. Stres, heyecan, kaygı gibi durumların hakim olduğu ortamlarda kendini daha etkili gösterir.

Kaynak:
Terleme sebepleri, aşırı terleme, bölgesel terleme

« Previous Entries