Kalp Sağlığını Etkileyen Faktörler

Mart 8th, 2010 by admin

Kalp sağlığı genel vücut sağlığımız için en önemli hususlardan birisi diyebiliriz. Eğer sağlık konusunda sağlam kalbe sahip değilseniz yaşamınız boyunca kendinizi birçok şeyden kısıtlamak zorunda kalacaksınız…

Kalp sağlığını korumak adına da kal sağlığımızı etkileyen faktörleri bilmemiz gerekiyor…

Yağlı besinlerden uzak durmalı ve zaman zaman şifalı bitkiler ile vücudunuza detoks uygulamalısınız.

Alkol ve sigara kalp için en büyük düşmanlardan diyebiliriz. Sigara ve alkol kullanmamalı ve stresten uzak durmalısınız.

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için kalp sağlığımız konusunda daha hassas olmamız ve bu hususlara dikkat etmemiz gerekiyor.

Bir diğer durum da fazla hareketsizlik kalp ağrısı olarak dışa yansıyabiliyor. Bu yüzden zaman zaman hafif tempoda spor yapmaktan da vazgeçmemelisiniz…

Kaynak:
Kalp Sağlığını Etkileyen Faktörler

Bel soğukluğu Nedir?

Mart 8th, 2010 by admin

Bel soğukluğu Nedir?

Bel soğukluğuna tıp dilinde gonore adı verilmektedir. Fakat halk arasında gonore olarak bilinmeyen bu hastalık bel soğukluğu olarak anılmaktadır. Cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Cinsel yolla bulaşan bu hastalık erkeklerde ve kadınlarda ayrı ayrı belirtilerle kendini göstermektedir.

bel soğukluğu

bel soğukluğu

Erkeklerde sık sık idrara çıkmaya neden olduğu gibi idrar yaparken yanma hissi de uyandırmaktadır.Ayrıca erkeklerde görülen bir diğer belirtisi ise akıntı yapmasıdır. Bel soğukluğu kadınlarda ise erkeklerde de olduğu gibi akıntı ile kendini gösterdiği gibi, sık ve yanmalı idrar oluşumuna da neden olmaktadır. erkeklerden farklı olarak bel soğukluğu yaşayan kadınlarda adet düzensizliği de meydana gelmektedir.

Bel soğukluğu cinsel yolla en çok bulaşan hastalıklar arasındadır. Kısırlığa ve üreme organlarında apse oluşmasına neden olabilir. Gebe kadınların bel soğukluğuna yakalanması daha kötüdür. Bunun nedeni doğum kanalı vasıtasyıla bebeğe kadar ulaşabilme ihtimalinin bulunmasıdır. Doğum kanalı vasıtasyıla bebeğe ulaşan bel soğukluğu bebek doğduktan sonra bebeğin zatürre gibi hastalıklara kolay yakalanmasına sebep olabilir.tedavisi kolay bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Tedavi sürecini ihmal etmemek gerekir.

Kaynak:
Bel soğukluğu Nedir?

Aids Öldürür Mü ?

Aralık 4th, 2009 by admin

Aids Öldürür Mü ?

Aids Öldürür mü ?

Aids Öldürür mü ?

Aids veya hiv virüsü ülkemizde en çok dile getirilen ve bir çok insanın sağlık sorunlarından biri oldu. İnsanların cinsellik ihtiyaçlarını bilinçsizce karşılamak istemelerinin sonucun da aids gibi virüsler her iki çiftte de görülmektedir. Aids tedavisi oldukça zordur. En az 8 yıl boyunca vücudun da hiv virüsü taşıyan insanlar bulunmaktadır. Tedavinin maliyeti ise aylık 1,500 lira civarındadır.

Ülkemizde ne yazık ki her insan böyle bir tedavi ücretini karşılayamaz. Bu nedenle pozitif yaşam derneği aidsli hastalara destek olmaktadır ve tedavi ücretlerini karşılamaktadır. İnsanlar tarafından en çok uzmanlara yöneltilen bir soru ise aids öldürür mü ? Hayır aids kesinlikle insanları öldürmez. Fakat aids olan bir insan ölümcül hastalıklara daha da yakındır. Bu ölümcül hastalıklar vücudunuza bulaştığında çok kısa bir süre içerisin de hayatınızı kaybedebilirsiniz. Bu nedenle tedavi olmanız gerekir. Aids olduğunuzu düşünüyorsanız her hangi bir hastaneye giderek kimlik göstermeden hiv virüsü taşıyıp taşımadığınızı öğrenebilirsiniz.

Kaynak:
Aids Öldürür Mü ?

Epilepsi Nedir ?

Kasım 21st, 2009 by admin

Epilepsi Nedir ?

Epilepsi Nedir

Epilepsi Nedir

Epilepsi insanların nadir de olsa yaşamların da oluşabilecek bir sağlık sorunudur. Bu hastalığın ne yazık ki tedavisi oldukça zordur. Beyinde her hangi bir bölgenin istem dışı çalışmasına epilepsi denir. Örneğin bir arkadaşınız ile muhabbet ederken anormal bir şekil de dalarsanız ve bu dalgınlık uzun sürerse epilepsi belirtilerinden birini görmüş olursunuz.

İnsanların beyinlerin de bilgiler karmaşıklaşabilir. Örneğin aldığınız koku, okuduğunuz yazı doğrudan beyine gider. Beyin de bazen bu bilgiler çözümlenemez ve kişi dalgınlığa başlar. Bu dalgınlığın başlamasına ve bitmesinde geçen süreye epilepsi nöbeti denir. Epilepsi hastalığına yakalanan kişiler genellikle epilepsinin çekilmez bir hastalık olduğunu açıklar.

Epilepsi her insan da görülebilir. Özel olarak uzmanlar yaş ve cinsiyet sınırı koymamaktadır. Fakat aileleri rahatlatacak bir bilgi vermek gerekirse epilepsi bulaşıcı ve kalıcı değildir. Uzmanlar tarafından yapılan tedavi ile kişi 3-12 içerisin de bu hastalıklardan kurtulabilir.

Kaynak:
Epilepsi Nedir ?

Sağlık Hizmetleri

Kasım 20th, 2009 by admin

Sağlık Hizmetleri

Ülkemizde sağlık hizmetleri günden güne gelişiyor ve her hastalık için tedavi imkanı sunuluyor. İnsanlar bir hastalıkları olduğun da bunu sağlık hizmetleri veren kurumlar da uzmanlar ile birlikte çözebiliyor. Örneğin domuz gribi şuan ülkemizde en çok konuşulan sağlık problemidir. Domuz gribi ile ilgili devletimiz domuz gribi aşısı imaknını sunmaktadır.

Sağlık hizmetlerinden faydalanmak için illa ki fiziksel bir sağlık sorununuzun olmasına gerek yoktur. Ruhsal problemleriniz için de sağlık hizmetleri veren kuruluşlardan yararlanabilirsiniz. İnsanlar bahis, kumar vs bu tür oyunlara oldukça meraklıdır. Fakat bu oyunlar da para kaybedildiği zaman büyük ruhsal problemler ortaya çıkabilirsiniz. Canlı bahislerin kalp hastalıklarına yol açtığı uzmanlar tarafından açıklanmıştır.

İnsanlar öncelikle bu bahisler ile ev ya da raba alabilmektedir. Canlıbahislerin en önemli dezavantajı kaybetme riskinin büyük olmasıdır. İnsanlar tahminleri ile yüksek gelirler beklerken bir an da tüm varlığını yitirebilir.

Kaynak:
Sağlık Hizmetleri

Nefes Darlığı

Kasım 19th, 2009 by admin

Nefes Darlığı

Nefes Darlığı

Nefes Darlığı

Nefes darlığının normal sayılabilecek ya da anormal sayılabilecek durumları mevcuttur. Örneğin bir insan koştuğu zaman ya da yoğun hareket ettiği zaman nefes darlığı çekebilir. Fakat aksi durum da nefes darlığı çekiyorsa bu bir sağlık probleminin işaretçisidir. Nefes darlığı insanlar tarafından çoğu zaman önemsenmese de mutlaka önem verilmesi gereken sağlık sorunlarından birisidir.

Anormal bir şekil de nefes darlığı yaşıyorsanız mutlaka sigarayı bırakmanız gerekir. Çünkü sigara dumanı solunum yollarına zarar verir ve nefes darlığına neden olur. Nefes darlığı sebebleri arasında bir çok hastalık mevcuttur. Örneğin astım, kalp hastası, bronşit olan insanlar nefes darlığı çekebilmektedir. Bu durum da insanların nefes darlığı için önlem almaları gerekir.

Nefes darlığı sorunnuz varsa mutlaka bir doktora başvurmalısınız. Ayrıca sağlık için faydalı besinler tüketerek dengeli beslenmeye başlamlısınız. Öncelikle yapmanız gereken bir diğer husus ise spordur. Kendinizi zorlamadan spor ya da egzersiz yapabilirsiniz. Bu sizin nefes darlığı sorununuzu ortadan kaldıracaktır.

Kaynak:
Nefes Darlığı

Domuz Gribi Belirtileri

Ekim 28th, 2009 by admin

Domuz Gribi Belirtileri

Domuz Gribi Belirtileri

Domuz Gribi Belirtileri

Domuz gribi hastalığı tüm dünyaya yayılmış olan bir salgındır. İnsanlar domuz gribi nedeniyle tüm dünyada ölümler yaşamaktadır. Özellikle domuz gribi nedeniyle ingiltere de 152 insan hayatını kaybetmiştir. Ülkemizde ise geçtiğimiz günler de bir kişi domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Domuz gribi olduğunuzu anlamanız için domuz gribi belirtilerini iyi bilmeniz gerekir. Aksi takdir de gereken önlemleri almazsanız domuz gribi nedeniyle hayatını kaybeden insanlar arasına girersiniz.

Domuz gribi salgın hastalığı bünyenize bulaştığı takdir de vücudunuzda yüksek ateş oluşacaktır. Yüksek ateş nedeniyle vücudunuz halsizleşecektir ve sürekli dinlenme isteği duyacaksınız. Vücutta virüsler nedeniyle ağrılar oluşacaktır. Eğer yaşınız 25-40 arası ise acil olarak doktora başvurmanız gerekir. Aksi takdir de ölüm size daha yakın olabilir. Çünkü domuz gribi yetişkin ve yaşlı insanları daha çok etkisiz hale getiriri. Bu nedenle domuz gribinden korunma yollarını yazımızdan okuyarak önlem alabilirsiniz.

Domuz Gribi Tedavisi ?

Domuz gribinin günümüzdeki tıp ile her hangi bir tedavisi ve korunma yolu yoktur. Fakat cerrahlar hasta olan kişiyi gözetim altında tutarak çeşitli gözlemler yapıyor. Bu testlere göre vücudun virüslerden arınması için çalışmalar sürdürülür. Fakat domuz gribine yakalanmamak için temiz olan mekanlarda ve alanlarda bulunmaya özen gösterin. Evinizde ve dışarıda hijyenik ortamlarda bulunun.

Kaynak:
Domuz Gribi Belirtileri

Alkol ve Madde Bağımlılığı

Ekim 22nd, 2009 by admin

Alkol ve Madde Bağımlılığı

Alkol ve Madde Bağımlığı

Alkol ve Madde Bağımlığı

Alkol yetişkinler tarafından stres atmak, eğlenmek, duygulanmak amacılığı ile kullanılır. Ergenlik çağındaki gençlerin alkol kullanmasının nedeni özentilik ve kendini kanıtlama çabasından kaynaklanmaktadır. Alkol hangi yaşta kullanılırsa kullanılsın bir zaman sonra bağımlılık yaptığı ortaya çıkmıştır. Örneğin sıkıntılı insan her sıkıntısında alkol kullanarak kendini büyük tehlikeye atar. Ayrıca alkolün aşırı kullanımı halinde kilo alımıda ortaya çıkar.

Obezite hastalarının obez olmalarının iki nedeninden birinin alkol olduğu bilim adamları tarafından açıklanmıştır. Madde yani bali, tiner, uyuşturucu vs. bunların kullanım sebebleri genel olarak alkolün kullanım sebebleri ile aynıdır. Alkol kullanan insanlar dozunu kaçırmadığı sürece alkolün zararını görmez. Fakat madde kullanan kişilerin %99′luk bir bölümü hayatlarını kaybetmektedir. Çünkü madde beyni uyuşturur.

Beyni uyuşan bir insan kendini köprüden atabilir veya her hangi bir nedenle kendini öldürebilir. Ayrıca uyuşturucu kullanımınında en kötü özelliği unutkanlıktır. Bir önceki yaşadıklarını unutan bir insan kesinlikle çalışamaz veya eğitim göremez. Bu nedenle madde ve uyuşturucudan kesinlikle uzak durmalısınız.

Kaynak:
Alkol ve Madde Bağımlılığı

Koruyucu sağlık hizmetleri

Ekim 21st, 2009 by admin

Hastalıkların önlenmesi, hastalandıktan sonra tedavi olmaktan daha kolay, ucuz ve zararsızdır. Bunu sağlamak için yapılan koruyucu sağlık hizmetleri, kişilere ve çevreye yönelik olmak üzere iki şekilde olur. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırma bağışıklama, vücut temizliğini benimsetme, hastalıkların erken tanı ve tedavisi, ilaçla korunma vb. hizmetler kişiye özgü koruyucu sağlık hizmetleri olarak adlandırılır.

Sağlık personelince yürütülen kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri aşağıda sıralanan üç aşamada gerçekleştirilir:

koruyucu sağlık hizmetleri

koruyucu sağlık hizmetleri

- Birincil koruma, insanların hastalanmasını önlemek için alınan önlemleri içe-rir. İnsanlara yeterli veTdengeli beslenmenin önemini; bulaşıcı ve salgın hastalıklar-~3an korunmak için aşı olmanın gerekliliğini; doku ve organ nakillerinde alınacak önlemleri; yeterli sayıda çocuk yapılmasını sağlamak amacıyla aile planlamasını benimsetmek, birincil koruma kapsamındadır. Genetik danışmanlıkla insanlara yakın akraba evliliklerinin sakıncaları ve genetik hastalıklardan korunmanın yolları öğretilir.

İkincil koruma, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan ya da ortaya çıkmaküze-reyken hastalıkların tanılarının konulup tedavilerinin yapılmasıdır. Böylece, hastalıklar önlenebilir bir noktadayken yani iş işten geçmeden tedavi yapılır. “Kanserden korkma, geç kalmaktan kork.” sözü de ikincil korumanın önemini belirtir.

Üçüncül koruma, hastalık ortaya çıktıktan sonra zararlı etkilerinin azaltılması, kronikleşmesi (süregenleşmesi)nin ve bir sakatlığa neden olmasının önlenmesi çabalarıdır. Bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalandığı saptanan kişinin karantinaya alınması da bu kapsamdadır.

Çevreye özgü koruyucu sağlık hizmetleri ise çevrede sağlığı olumsuz yönde etkileyen etmenleri yok ederek ya da zararsız kılarak çevreyi sağlıklı hâle getirmeyi amaçlar. Bunlar, temiz içme suyu sağlanması, sağlıklı bir kanalizasyon sisteminin kurulması, çöplerin yok edilmesi, gürültünün önlenmesi, böceklerle mücadele edilmesi gibi hizmetlerdir. Bu hizmetlerin gerçekleştirilmesi, o çevrede yaşayan kişilerle birlik te yerel yönetimler tarafından sağlanır.

Kaynak:
Koruyucu sağlık hizmetleri

Çocuk Gelişimi

Ekim 21st, 2009 by admin

Bebeğiniz büyüdükçe yeni beceriler kazanacak ve bu becerileri geliştirecektir. Anne baba olarak siz de bu gelişimleri ve keyifle izlemek isteyeceksiniz. Bazen de meraklanacaksınız; “Acaba bebeğimin gelişimi normal mi?”.

Belki bu yazıyı okumaktaki amacınız da çocuk ve bebek gelişiminde kesin bilgiler veren kilometre taşları bulmaya çalışmanızdır. Fakat maalesef her çocuğun gelişimi bireysel farklılıklara dayandığından kesin çizgilerle gelişim aşamalarını belirlememiz mümkün değildir.

Ancak bu sorunun cevabını bulabilmek için genel tanımlarla hazırlanmış 4 temel nokta bize yardımcı olabilir. Bu dört noktayı şöyle tanımlayabiliriz;

Sağlıkta normallik: Bu geleneksel tıp bakış açısıdır. Bebeğiniz hasta değilse ve hiçbir hastalık belirtisi göstermiyorsa normaldir demektir.

çocuk gelişimi

çocuk gelişimi

Ütopya olarak normallik: Bu görüş olması gereken şartlara göre işlemektedir. Bu görüşe göre bebeğinizin olması gerekenin en iyisini yapıyor olması gerekmektedir ve ya en kötü ihtimalle üst düzey davranışlar göstermesi gerekmektedir. Aksi takdirde bebeğinize normal olarak bakmamaktadır.

Ortalama olarak normallik: Bu görüş geniş bir kitle üzerinde yapılan çalışmalar sonucu elde edilen verilerle oluşturulan ve sahip olunması gereken ortalama normları kapsayan bir bakış açısıdır. Bu görüşte bebeğiniz eğer toplumdaki diğer bebeklerin yaptığı davranışları gösteriyorsa normal demektir (örneğin bir bebek 9-12 aylar arasında yürümeye başlıyorsa normaldir).

Eğer bebeğiniz toplumdaki diğer bebeklere göre farklı davranışlar sergiliyorsa anormal olarak görülebilir. Bu görüşün bireysel değil grupsal düşündüğü göz önünde bulundurulmalıdır.
Bir işletim sistemi olarak normallik: bu görüş belki de anlaşılması en karmaşık olan görüştür. Değişik sistemlerin zaman içinde nasıl etkileşimde bulunduğunu anlatmaktadır.

Örneğin 5 aylık bebeğinize gülümsediğinizde o da size gülümseyip etkileşimde bulunuyorsa normal kabul edilmektedir. Eğer 1 yaşındaki bebeğiniz odayı yada bulunduğunuz ortamı terk ettiğinizde arkanızdan huzursuzlanıyor ve üzülüyorsa, arkanızdan geliyorsa ve onunla tekrar buluştuğunuzda mutlu oluyorsa bu görüşe göre bebeğiniz normal demektir.

Bazı Gelişimsel Uyarılar;

Eğer bebeğiniz aşağıdaki belirtileri gösteriyorsa bir uzamanla görüşünüz.
• Üçüncü ayın sonunda kafasını tutamama
• Üçüncü ayın sonunda aşırı sinirlilik ve ağlama
• Altıncı ayın sonunda verilen yumuşak yiyecekleri ısrarla dışarı çıkarma
• Sekizinci ay sonunda desteksiz oturamama

Kaynak:
Çocuk Gelişimi

« Previous Entries