Bitkisel Ürünler ve Diyet

Mart 10th, 2010 by admin

bitkisel ürünler

Bitkisel ürünlerin kilo kaybettirici etkileri klinik çalışmalarda aşikar bir biçimde görülüyor. Özellikle son yıllarda diyet ve estetik uzmanları çoğu zaman hastalarının reçetelerine bitkisel ürünleri de ekliyor. Bir gerçek var ki sağlıklı bir diyet ve egzersiz programı ile beraber kullanacağımız bitkisel ürünler şişmanlıkla baş etmekte başarıyı artırıcı bir rol oynuyor.

Ama unutulmaması gereken, kilo sorunumuz varsa her şeyden flnce beslenme şeklimizdeki yanlışları düzeltmek ve mutlaka sağlıklı bir beslenme rejimine geçme gerekliliği, işin en önemli adımı en başta harcadığımız enerjiden daha az enerji veren besinler almak gerekliliği. Peki ya bitkisel ürünler? Bitkisel ürünlerin diyete etkisini Naturabella Medikal Estetik Merkezi Yöneticisi Dr. Neslihan İbrahimoğlu ile konuştuk. İbrahimoğlu, “Halk arasında bitkisel ürün kullanımı gün geçtikçe popülerlik kazanıyor.

Oysa bitkisel ürünlerin kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar var. Kilo kaybettirici bitkisel ürünün güvenliği, sağlığa zararlı olmaması kadar ürünün etkinliği de Önem taşıyor. Ürünlerin etkinliği bilimsel çalışmalara dayanmış olmalı. Ürünlerin üretimi ve satışındaki düzenlemelere bile dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun temelinde bitkisel ürünlerin tedarikçilerinin güvenilir olması, ürünlerin itina ile toplandığı ve doğal kaynaklı olduğu, genetik olarak yapıları değiştirilmemiş organik ürünler olması yatıyor. Bu açıdan üretici firmaların yasalara uygun olarak çalışması, yani üretim ve satış için ruhsat sahibi olmaları gerekiyor” diyor.

Bitkisel ürülerin etkileri

Tüm dikkat edilmesi, ona göre tüketilmesi gereken Özelliklerine rağmen maalesef piyasada açık olarak zayıflatıcı olduğu iddia edilen birçok sağlıksız ürün satılıyor. Bu yüzden biz diyet yapanların, diyet ürünleri tüketenlerin yapması gereken ürünlerin ruhsatlı olduğunu gösteren etiketlerine dikkat etmek. Bitkisel ürünlerin kişiye etkiler ine gelince… Dr. İbrahimoğlu bu konuyla ilgili bir sorumu şöyle cevaplıyor: “Zayıflamada kullanılan bitkisel ürünlerin farklı etki mekanizmaları bulunuyor.

Bunlar metabolizmayı hızlandırarak kalori yakmaya yardımcı olurlar, yağların vc besinlerden karbonhidrat emilimini azaltırlar, yağların yıkımını artırırlar, tokluk duygusunun oluşturulmasını ve devam etmesini sağlarlar. Ayrıca bitkisel ürünler bağırsak çalışmasının düzenlenmesini sağlarken idrar söktürücü etkileriyle ödem çözücü ve Önleyicidirler. İçerikleri sayesinde vücudun madensel tuz ve vitamin ihtiyacını karşılayıp, toksinlerin atımını sağlayarak detoks yaparlar.” Modern hayahn sunduğu hazır yemekler ve besin değeri taşımayan yiyecekler, bozulmayı önleyen koruyucular ve katkı maddeleri, kimyasal olarak kirlenmiş hava ve su, hareketli yaşam tarzı ve gelişi güzel kullandığımız ilaçlar insan sağlığının bozulmasına ve acımasızca kirlenmesine neden oluyor.

Yoğun iş hayatı, şehir stresi, düzensiz ve sağlıksız beslenme sonucunda da çoğumuz sürekli bir rejim halinde, tartılar kimi zaman en iyi arkadaşımız kimi zamansa en kötü düşmanımız. Dr. Neslihan İbrahimoğlu, “Vücudun doğal arınma ve temizleme sistemlerinin çalışmaması veya toksinlerin aşın birikmesi durumunda metabolizmamız yeterli çalışamaz. Bu aşırı toksik yüklenme ile baş etmenin ve sağlığımızı bozmasını engellemenin yolu, toksinlerden arınma potansiyelimizin kirlenme potansiyelinden birkaç adım önde olmasını sağlamak.

Bunun için de detoks etkili ürünler ile vücudumuzun doğal arınma mekanizmalarına yardımcı olmak gerekiyor. Örneğin Hindiba (chicory) toksinlerin atılmasını sağlayan güçlü bir detoks bitkisi ve birçok bitkisel detoks ürünlerinde bulunuyor. Böylece toksinlerinden arınan vücudun yağ yakma potansiyeli artıyor” diyor ve sözlerine devam ediyor: “Tüm dünyada en yaygın olarak kullanılan bitkisel zayıflatıcılar ephedra alkoloidleri ve bitkisel formda bulunan kafeindir. Bu bitkilerin kullanımı geleneksel Çin Tıbbı kökenli.

Etkinlikleri modern tıp tarafından da kanıtlanmış. Uzun süre kullanımına bağlı görülen yan ekiler (ağız kuruluğu, uykusuzluk, baş ağrısı, hipertansiyon, çarpıntı) nedeni ile doz ve süre olarak sınırlı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Gerçi bitkisel olarak satılan ve içinde kafein ve efedra bulunan en popüler ürünlerde bulunan kafein oranı üç fincan kahvedeki kafein oranından daha düşük. Metabolizmayı hızlandırıcı etkiye sahip ve yağ dokusunda yağların yanmasını sağlıyorlar”.

Ulaşımı kolay

Bitkisel ürünlerin çekici olmasının iki anahtar nedeni bulunuyor. İlki insanlar tarafından natürel olarak algılandığı için ilaçlardan daha güvenli kabul edilmesi, ikincisi ise profesyonel yardım gerekmeden de bu ürünlere ulaşabilme kolaylığı. Klasik yöntemler ile zayıflamakta başarısızlığa düşen şişman hastalar için alternatif bir zayıflama ve psikolojik olarak kendilerini daha iyi ve motive hissetmeleri için bir sebep oluyor.

Dr. İbrahimoğlu’na göre burada dikkat edilmesi gereken bitkisel ürünleri tek başına bir kurtarıcı olarak görmemek ve hiçbir zaman tavsiye edilen dozların üzerine çıkmamak. Dr. İbrahimoğlu bununla ilgili olarak “Kullandığımız bazı ilaçlarla etkileşimleri veya mevcut altta yatan bir sağlık problemimiz bitkisel ürünlerin yaşamsal sorunlara neden olmasını sağlayabilir” yorumunu yapıyor. Sonuçta, şişmanlık tüm dünyada yaygın olan bir problem. Ve geleneksel bitkisel ilaçlar tüm dünyada herkes tarafından reçete ile yazılan ilaçlara göre daha fazla kabul görüyor. Bunun sonucu olarak da birçok hastalığın örneğin diyabetin tedavisi için botanikal çalışmalar sürüyor.

Bitkisel içerikler ve özellikleri:

Dr. Neslihan İbrahimoğlu’na göre bazı bitkiler ve vücuda olumlu veya olumsuz etkileri şöyle:

Yeşil çay kateşinler: Yeşil çay yapraklarının enzimatik oksidasyonu ile siyah çay yapılıyor. Bu oksidasyon sırasında kateşinlerin büyük bir oranı theaflavine dönüşüyor. Günde bir fincan çay içmenin kalp krizi riskini azalttığı görülüyor.

Turunç: Yağların parçalanmasına ve metabolizmanın hızlanmasına neden oluyorlar.

Şili biberi: Şili biberi ve kırmızı biberin yağ yakmak ve metabolizmayı hızlandırmak gibi bir etkisi var. Düzenli olarak Şili biberi yiyen kişilerde kilo kaybı gözleniyor.

Konjüge Linoleik Asit: Diyete konjuge linoleik asit ilavesi ile vücuttaki yağ oranında azalma görülüyor.

Hidroksisitrik Asit: Yağ oluşumunu önleyen enzimatik bir aktiviteye sahip.

Lifler: Suda eriyen liflerin kilo kaybettirici etkileri ve açlık hissini azaltıcı etkileri daha fazla. Açlık duygusunu azaltıcı etkileri sindirim sisteminde suyla hacimlerinin artmasına bağlı olarak şişkinlik ve tokluk hissi yaratıyorlar. Buna bağlı olarak yemek yeme ihtiyacı azalıyor. Güvenilir olmasından dolayı şişman çocuklarda rahatlıkla uygulanıyor.

Chitosan: İnce bağırsakta bulunan lipitlere trigliserit ve kolesterole bağlanarak emilimlerini engelliyor ve kilo kaybına neden oluyor.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/bitkisel-urunler-ve-diyet.html > Bitkisel Ürünler ve Diyet

Natur Vital Saç Maskesi – Kızıl Saçlar İçin

Şubat 27th, 2010 by admin

Kızıl saçlı bayanlar için üretilmiş bir saç bakım maskesidir. Kullanım amacı daha çok renkli saçların ışıltı kazanmasına yardımcı olur. Ayrıca yıpranmış saçlar için de bire birdir. Saçlar zamanla doğallığını ve etkisini kaybeder. Eski saçlarınıza kavuşmak için natur vital renkl saç maskesini kullanabilirsiniz. Hemen hemen Türkiye de ve dünyada her bayan kullanmaktadır.

Natur Vital Saç Maskesi Kızıl Saçlar

Natur Vital Saç Maskesi Kızıl Saçlar

Sonuç olarak saçlarınızın eski yıpranmış halinden eser kalmayacaktır. Bu saç maskesinin de asıl kullanım amacı olan doğal görünümlü saçlara sahip olabileceksiniz. Cilt gibi saçların da nemlendiricilere ihtiyacı vardır. Natur vital renkli saç maskesi ile saçlarınızı nemlendirebilirsiniz. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta bu ürünü sadece kızıl saçlı bayanlarınn kullanması
tavsiye edilir.

Kaynak:
Natur Vital Saç Maskesi – Kızıl Saçlar İçin

Bel Boyun Fıtıklarında Elle Tedavi

Şubat 2nd, 2010 by admin

Son dönemde Bel ve Boyun fıtıkları çağımızın hastalıklarından biri olarak gündemdeki yerini koruyor. Her iş kolunun sıklıkla karşılaşabildiği ve özellikle bilgisayar kullanımı ile daha da sıklaşan fıtıkların tedavisi de bir o kadar meşakatli bir süreç gerektiriyor. Fizik Tedaviler, ameliyatlar bu alanda sıkça duyduğumuz tedavi yöntemleridir.

Bir diğer tedavi yöntemi var ki “Elle Tedavi” anlamına gelen “Maniplasyon Tedavisi” Dünya’da çok yaygın olmasına rağmen ülkemizde yanlızca beş hekim tarafından yapılabilmekte, Bursa’da fizik tedavi ve Maniplasyon uzmanı Dr. Ali ŞEHABETTİNOĞLU tarafından uygulanmaktadır. Maniplasyon tedavisi ile Dr. Ali ŞEHABETTİNOĞLU’nu konuk ediyor, kendisine verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ediyoruz.

Bel Boyun Fıtıklarında Elle Tedavi

Maniplasyon

Günümüzde insanlar giderek artan bir oranda bel ve boyun ağrılarından şikayetçi duruma geldiler. Üstelik bu şikayetler kadınlarda erkeklere oranla 3-4 kat dahafazla görülmektedir. Bu durumda da fizik tedavi merkezlerindeki hastaların %80′ini bayanlar oluşturmaktadır. Doğuştan anomaliler, omurga iltihabı hastaları, travma, kanser gibi özel hastaları hariç tutarsak, bu ağrıların oluşmasında bir çok hazırlayıcı yada tetikleyici faktörün rol oynadığını görüyoruz. Bu faktörler:

* Obezite (aşırı kilo)
* Az hareketli, egzersizsiz yaşam.
* Stres
* Ani ve kronik kas zorlamaları, hatalı hareketlerde bulunmak
* Soğuk-rutubetli veya klimalı ortamlarda çalışmak
* Uzun süreli oturmalar özellikle bilgisayar masalarında
* Yumuşak yataklarda yatmak
* Yüzükoyun yatma alışkanlığı
* Rahatsız yastıklar
* Beli açık bluzlar ve düşük pantolon giymek, atlet giymemek
* Saçlar ıslak dışarıya çıkmak
* Rahat olmayan veya yüksek topuklu ayakkabılar ve ya terlikler giymek
* Elde ağır taşıma gibi bir çok göz ardı ettiğimiz şeylerdir.

Bel fıtığında: Bel veya bacağa yayılan ağrıuyuşma, hareket kısıtlılığı, ileriki vakalarda kas gücü azalması, küçük veya biyik abdest tutumama,

Boyun fıtığında: Ense veya kollara yayılan ağrı-uyuşma, baş dönmesi, kulak çınlaması, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, ellerde güç azalması, dengede bozulma şikayetlerini sayabiliriz.

Bel ve boyun fıtığı teşhisi olan hasta ilaç tedavisi veya yatak istirahatine rağmen iyileşmiyorsa fizik tedavi uygulanabilir. Aletli fizik tedaviler veya elle fizik tedavi yani maniplasyon tedavisi uygulanır. %97-98 hasta bu yöntemlerle iyileşir. Tedaviye cevap vermeyen ya da ilerleyen kas güvü kaybı, idrar-dışkı tutamama durumu olanlar (ki bunlar hastaların %2-3′ü dür.) ise ameliyata sevkedilir.

Türkiye’de maalesef 4-5 uzman doktor tarafından uygulanabildiği ve bu yüzden de az bilinir olması nedeniyle maniplasyon tedavisinden kısaca bahsetmek gerekirse;

Maniplasyon tedavisi denilen elle fizik tedavi yöntemi ile hastalıklı bölgeye bir takım bastırma, germe, döndürme gibi manevralar seanslar halinde uygulanmakta ve sonuçta %97-98 hastada iyileşme olmaktadır. Tedavi seansları hafif vakalarda 3-5, orta şiddetli vakalarda 5-10 ve ileriki durumlarda 15-20 seansta gerçekleşir. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli husus; bu tedavinin halk arasındaki kırıkşı-çıkıkçı denen kişilerce değil, maniplasyon tedavisini bilen ve uygulayan bir fizik tedavi uzmanınca yapılması gerektiğidir. Tedavide çok önemli bir husus da; bel ve boyun ağrılarının tedavi edilirken ya da durumuna göre tedavi sonrasında koruyucu tedavi olarak hastaya doğru egzersiz programı, kilo kontrolü ve omurgası ile ilgili tüm doğru kullanma bilgileri de verilmelidir ki buna da kısaca bel-boyun okulu diyoruz.

Fizik tedavi uzman doktorları tarafından verilecek bu doğru yaşam bilgilerinin günlük hayatta uygulandığı sürece de ağrısız, sağlıklı bir omurgamız olacağı unutulmamalıdır. Herkes doğru beslenmeli, düzenli ve doktor kontrolünde egzersizli, stresten uzak, sigara alkol gibi zararlı alışkanlıklara yer vermeyecekleri bir yaşam dileği ile…

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/bel-boyun-fitiklarinda-elle-tedavi.html > Bel Boyun Fıtıklarında Elle Tedavi

Kozmetik Ürünleri Tarihine Dikkat

Aralık 29th, 2009 by admin

Yıllarca saklanan son kullanma tarihi geçmiş ürünler sağlığınızı fena halde tehdit ediyor.Üstelik bu duruma sadece 4 kadından 1 tanesi dikkat ediyor.

”Kozmetik ürünlerini uzun süre kullanabileceğimiz ürünler olarak görmemeliyiz.” diyen güzellik uzmanı  Alexandra Richmond bayanları bu konuda uyarıyor.Sağlık açısından eski ürünler oldukça tehlikeli.Yiyecekler bozulduklarında nasıl zehirlenme riski taşıyorlarsa kozmetik ürünleri içinde aynı şey, söylemek mümkün.Tarihi geçmiş bir rimeli kullanmak kör olmanıza neden olabilir.

Kozmetik Ürünleri

Kozmetik Ürünleri

Genellikle kadınlar kozmetik ürünleri ne zaman aldıklarını unuturlar.Bu yüzden mutlaka bir yere yada üzerine aldığınız tarihi not edin.

Özellikle göz kalemleri,rujlar ve maskaralar bakteriler için mükemmel bir ortam oluşturuyorlar.Böylece enfeksiyon riski de artıyor.

Doğal ürünlerinde tarihlerine dikkat edilmesi gerekmektir.

Kozmetik ürünlerin kullanma süreleri;

Ruj 18 ay,

Allık 12-18 ay

Fondoten 6 ay

Maskara 3-6 ay

Göz kalemi 24 ay

Duş jeli 24 ay

Şampuan 24 ay

Likit eyeliner 3-6 ay

Göz farı 12 ay

Kaynak:
Kozmetik Ürünleri Tarihine Dikkat

Kırışıklıklara Karşı Yüz Egzersizleri

Aralık 16th, 2009 by admin

Kırışıklıklara Karşı Yüz Egzersizleri Nasıl Olmalıdır?

Cildinizin tazeliğini korumak ve kırışık oluşumunu önlemek için dikkat edilmesi gereken ilk madde cilt temizliğine çok dikkat edilmesidir.İkinci adım ise cildinize yapacağınız ufak egzersizler olacaktır…

Kırışıklıklara Karşı Egzersiz

Kırışıklıklara Karşı Egzersiz

Yapacağınız bu egzersizler sayesinde kan dolaşımınız hızlanacak.Kan dolaşımının sağlıklı olmaması,cildinizde soluk bir görüntüye neden olur.Aynı zamanda kırışıklıklara da zemin hazırlar.Egzersizleri düzenli bir şekilde yaptığınız zaman olumlu sonuçlar alacaksınız.

Yüz Egzersizleri Video

Mimik hareketini sağlayan kasların defalarca kasılıp gevşemesi sonucunda esnekliğini kaybeden ciltte ilerleyen yaş faktörüde eklendiğinde derin izler otaya çıkmaktadır.Yüz kasları bedenin diğer kasları gibi kendini destekleyemez.Yüz ifadesinde oluşan değişiklikler dışında kaslar hiç çalışmamaktadır.Sonuç olarak yüz kasları zayıflamaktadır.

Düzenli sporun vücut kaslarına olan yararı gibi, bilinçli kas antremanıda yüz kaslarını güçlendirmektedir.

Sarkık yanaklar için;

Gülümseyin ve parmaklarınızı yanaklarınızın üzerine koyun.Ağız ve yanak kaslarınız kulaklarınıza kadar kasıp,bırakın.

Dudak kenarlarında oluşan sarkmalar için;

Dudaklarınızı dişlerinizin arasına alın ve ağzınızın yan kısmındaki kasları yukarı doğru itin.Bu hareket ayrıca üst dudağınızda kırışık oluşumunuda engelleyecektir.

Göz etrafında oluşa kırışıklıklar için;

Parmaklarınızı gözlerinizin iki yanına koyun.Hafifçe yanlara doğru itin ve gözlerinizi yarı kapatın.Göz çevresi kaslarını sıkın ve gevşetin.

Yorgun gözler için;

Gözlerinizi açabildiğiniz kadar açın.Kısa bir süre bekledikten sonra normal hale dönün.Göz kapaklarında sarkma olanlar, bu arada göz çevresi kaslarınıda sıkmalıdırlar.

Alın çizgileri için;

Parmaklarınızı kaşlarınızın üzerine koyduktan sonra aşağı doğru itin.Oluşan basınca alın ve kaş kaslarınızla karşı koyun.Kısa bir süre sonra gevşetin.

Yüzde oluşan sarkmalar için;

Çenenizi ileriye doğru uzatın ve ağzınızı iyice açın.Boyun ve çene kaslarınızı iyice kasıp, bırakın.Yanakları ve çeneyi sıkılaştırmaya yarayan bu hareketin çok büyük yararları vardır.Bu egzersizler cilt için büyük önem taşıyor.

Ancak unutmamanız gereken en büyük etken,yorgun ve gergin bir yüz,insanı bir kaç kırışığın gösterdiğinden çok daha yaşlı ve çökük gösterir.Onun için yüzünüzden gülümsemeyi hiç eksik etmeyin…

Kaynak:
Kırışıklıklara Karşı Yüz Egzersizleri

Ruj sürme teknikleri

Ekim 22nd, 2009 by admin

Ruj bayanlar tarafından en çok tercih edilen bakım ürünlerinden bir tanesidir. Hatta bayanların favori ürünüdür diyebiliriz. Makyaj ürünleri içerisinde tek başına kullanılabilen ruj bu özelliğiyle de bayanlar tarafından çok tercih edilmektedir. İçinde bulundurduğu eski antik dönemlerden gelen maddeler olan mum, yağ ve pigmentler ruj kullanımının antik dönemde de kullanıldığını göstermektedir.

Ruj sürerken dikkat etmeniz gereken bazı hususlar vardır.

Ruj seçimi yaparken renginden önce koruyucu ve besleyici özelliği olmasına dikkat edilmelidir. Ruj sürerken de dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Bunlardan bir tanesi profesyonel ruj sürmenin fırçasız olmayacağıdır. Ruj fırçası ince ve sivri bir uca sahip olmalıdır. Ruj fırçası ile sürülen ruj ile dudaklarınız olduğundan daha dolgun ve görünümünü daha belirgin hale getirebilirsiniz. İnce bir dudak görünümüne sahip olmak istiyorsanız dudaklarınızın etrafına hafiften fondöten sürmeli ve dudak sınırlarının altına dudak kalemi kullanılmalıdır. İnce dudaklar için mat koyu renge sahip ruj seçimi yapılmalıdır.

Ruj sürme teknikleri

Ruj sürme teknikleri

Dudaklarının dolgun görünmesini isteyenlerin dudak sınırının üstüne dudak kalemi kullanmaları ve ardından ruju kullanmaları gerekmektedir. Ruju kalıcı yapmak içinse pudra kullanılması gerekmektedir.

Rujun dişlere buluşması en istenmeyen durumlardan bir tanesidir. Bunu önlemek için dudaklar arasına peçete koymak gerekmektedir. Ayrıca rujun bozulmaması için sıcak günlerde buzdolabında saklanması doğru bir tercih olacaktır.

Kaynak:
Ruj sürme teknikleri

Voila karamel saç boyası

Ekim 22nd, 2009 by admin

Saçlarında bulunan beyazları kapatmak veya saç rengini değiştirmek adına bayanlar, kullanıdıkları saç boyalarının içeriklerine bakmamaktadırlar. Her ne kadar bayanlar bu duruma pek önem vermeselerde aslında uzun ömürlü ve sağlıklı saçlara sahip olmak için çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Voila’nın yeni saç boyası Voila Karamel Saç Boyası, saçlarınızın rengine değiştirirken yıpranan kısımları onarıyor ve saçlarınıza dolgun bir görünüm sağlıyor.

Voila’nın yeni ürünü Karamel Saç Boyası içerisinde soya özü bulunduruyor. Soya özü sayesinde saçlarınız olduğundan daha parlak görünüyor. Ayrıca soya özünün proteince zengin oluşu saçlarınızın ihtiyaç duyduğu nemi karşılıyor.

Voila Karamel Saç Boyasının bir diğer özelliği de saçlarınızın hem dışına hem de içine etki ederek uzun süre saçta kalabilmesidir. Bu özelliği sayesinde saçınızda bulunan beyazlar rahatça kapanıyor ve haftalarca aynı renk saçınızda kalıyor.

Voila karamel saç boyası

Voila karamel saç boyası

Saç boyası uygulamasının ardından yine Voila’nın soya özlü saç bakım kremini kullanmanı saçlarınızın yıpranmasını büyük ölçüde önleyecektir. Saç kremi ile saçlarınızdaki elektriği alarak daha kolay taranmasını sağlayabilirsiniz.

Voila Karamel Saç Boyası kutusu içerisnde 2 adet 50 ml lik tüpler bulunmakta ve fiyatı 9 TL civarındadır.

Kaynak:
Voila karamel saç boyası

Deodorantlar

Ekim 22nd, 2009 by admin

Yazın karşılaştığımız bunaltı sıcaklarda vücudun terlemesi sonucunda oluşan kötü koku ancak deodorantlar sayesinde giderilmektedir. Kişilerin gündüz yaptığı koşuşturmacalar onların aynı zamanda daha fazla terlemesine ve daha fazla kokmasına neden olmaktadır. Terlemeyi durdurmak gibi bir durum söz konusu değildir. Ayrıca terlemek vücut için çok önemlidir. Terlemeyi sıfıra indiremesenizde deodorant kullanarak en alt seviyeye indirebilmek mümkündür.

Deodorant kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. En dikkat edilmesi gereken nokta deodorantı terledikten sonra değil terlemeden önce yani temiz vücuda kullanmaktır. Kirli bölgeye sıkılacak deodorant hoş kokmak yerine daha kötü bir kokuya sahip olmanıza neden olacaktır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta deodorantın elbiseye değil sadece vücuda sıkılmasıdır. Elbiseye sıkılması durumunda elbiseye zarar verecektir. Deodorantları kullanırken 10-15 cm uzaklıktan dik olarak sıkmaya dikkat edilmelidir. Ayrıca ter kokusunu önlemek için roll-on ve sticklerde kullanabilirsiniz.

Deodorantlarla anti-persipirantların karıştırılması oldukça karşılaşılan bir durumdur. Anti-persipirantlar ter bezlerini kapatmaktadır. Böylece terleme daha az olmaktadır. Anti-persipirantlar sadece koltuk altına kullanılmalıdır. Aksi takdirde terleme daha az olacaktır. Terlemenin vücut için gerekli olduğunu düşünürsek anti-persipirantların koltuk altından başka yerlerde kullanılması istenmeyen durumlara neden olacaktır.

Bazı deodorant markaları

Bazı deodorant markaları

Genellikle kullanılan deodorant markaları ve deodorant isimleri arasında Fa, Axe, Rexona, Caldion, Bellisima, Nivea, Avon, Dunlop, Slazenger, Nike, Privacy, Jagler deodorant markaları vardır.

Kaynak:
Deodorantlar

Deodorantlar

Ekim 22nd, 2009 by admin

Yazın karşılaştığımız bunaltı sıcaklarda vücudun terlemesi sonucunda oluşan kötü koku ancak deodorantlar sayesinde giderilmektedir. Kişilerin gündüz yaptığı koşuşturmacalar onların aynı zamanda daha fazla terlemesine ve daha fazla kokmasına neden olmaktadır. Terlemeyi durdurmak gibi bir durum söz konusu değildir. Ayrıca terlemek vücut için çok önemlidir. Terlemeyi sıfıra indiremesenizde deodorant kullanarak en alt seviyeye indirebilmek mümkündür.

Deodorant kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. En dikkat edilmesi gereken nokta deodorantı terledikten sonra değil terlemeden önce yani temiz vücuda kullanmaktır. Kirli bölgeye sıkılacak deodorant hoş kokmak yerine daha kötü bir kokuya sahip olmanıza neden olacaktır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta deodorantın elbiseye değil sadece vücuda sıkılmasıdır. Elbiseye sıkılması durumunda elbiseye zarar verecektir. Deodorantları kullanırken 10-15 cm uzaklıktan dik olarak sıkmaya dikkat edilmelidir. Ayrıca ter kokusunu önlemek için roll-on ve sticklerde kullanabilirsiniz.

Deodorantlarla anti-persipirantların karıştırılması oldukça karşılaşılan bir durumdur. Anti-persipirantlar ter bezlerini kapatmaktadır. Böylece terleme daha az olmaktadır. Anti-persipirantlar sadece koltuk altına kullanılmalıdır. Aksi takdirde terleme daha az olacaktır. Terlemenin vücut için gerekli olduğunu düşünürsek anti-persipirantların koltuk altından başka yerlerde kullanılması istenmeyen durumlara neden olacaktır.

Bazı deodorant markaları

Bazı deodorant markaları

Genellikle kullanılan deodorant markaları ve deodorant isimleri arasında Fa, Axe, Rexona, Caldion, Bellisima, Nivea, Avon, Dunlop, Slazenger, Nike, Privacy, Jagler deodorant markaları vardır.

Kaynak:
Deodorantlar

İyi seksin sırları ve püf noktaları

Ekim 22nd, 2009 by admin

Partnerlerin zamanla birlikte tanımaları ve monotonlaşan seks hayatları ilerki zamanlarda sorunlar oluşturmaktadır. Bir çok kişi bu durumdan şikayetçi ve seks hayatına biraz heyecan katmak istemektedir. Bu durumu 10 küçük adımda değiştirmek mümkündür.

Seks hayatında beklenmedikler sekse daima başka boyut katmaktadır. Beklenmeyeni yapmak sizin ilk dikkat etmeniz gereken konudur.

Romantik olmak, romantizmi yaşamak başarılı bir seksin vazgeçilmezidir. İlk zamanki romantizmi her zaman yakalamaya çalışın.

Kıyafetin önemi sekste çok büyüktür. Rahat ve seksi bir kıyafet hem sizi hem de partnerizi baştan çıkarmak için dikkat edilmesi gereken bir noktadır.

Seksten zevk almak için partnerinizin istediklerini karşılamaya çalışın. En kolay yolu kulağına sevdiği cümleleri fısıldamaktır.

Karşınızdakinin sizin ne istediğinizi bilmesi önemlidir. Partnerinizin isteklerini bilmeye ve onun da sizin isteklerinizi bilmesine yardımcı olunuz.

İyi seksin sırları ve püf noktaları

İyi seksin sırları ve püf noktaları

Devamlı seks yaptığınız yeri değiştirin. Bu bir otel odası olabilir. Olağandan kurtulmak sekse yeni zevkler katıcaktır.

Yapmayı sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeyleri yapın. Bundan kesinlikle çekinmeyin.

Konuşmak seksin büyüsünü götürebilmektedir. Konuşmadan ve beklenmeyen anlarda sekse başlamayı deneyin. Partnerizin beklenmedil anında baştan çıkarılması hem onu hem de sizi mutlu edeecktir.

Yaratıcılığınızı kullanarak farklı şeyler denemeye çalışın. Bu bir oyuncak, buz olabilir.

Seksin en önemli noktası pozisyonlardır. Sevdiğiniz pozisyonları devamlı uygulayın fakat yeni pozisyonları uygulamaktan da asla korkmayın.

Kaynak:
İyi seksin sırları ve püf noktaları

« Previous Entries