Bölgesel yağlar ve selülitlerden kurtulma

Haziran 16th, 2010 by admin

bölgesel yağlar ve selülit

Diyet ve yapılan egzersizler bölgesel yağlarınızdan kurtulmanız için yeterli değildir. Bu durumu estetik operasyonlar ve kozmetik ürünlerle desteklemelisiniz. Selülitleriniz içinde aynı durum söylenebilir. Zayıflamanız demek selülitlerinizden de arındınız demek değildir. Bölge üzerinde bu durumu destekleyici kozmetik çalışmalarda yapılmalıdır. Aksi taktirde zayıflamış olsalarda görüntülerinden bir şey kaybetmeyeceklerdir.

Bölgesel yağlardan kurtulmanın en etkili yolu bu konuda ısrarcı olmanız ve çalışmalarınıza ağırlık kazandırmanızdır. Yaptığınız diyet programını egzersizlerle ve kozmetik ürünlerle desteklediğinizde durumun neticesini kısa süre içerisinde göreceğinizden emin olun…

Selülit tedavisi için önerimiz ise beslenmenizde su ve lifli gıdaların tüketilmesi yönünde… lifli gıdaların tüketimi sonucundan selülitli bölgede oluşan düğümler çömzülerek bu bölgedeki kan akışı düzene girer ve bu durum selülitlerinizde iyileşme sağlayacaktır.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/bolgesel-yaglar-ve-selulitlerden-kurtulma.html > Bölgesel yağlar ve selülitlerden kurtulma

2010 da Genç Bakışlara

Haziran 13th, 2010 by admin

2010 estetik bakışlar

İnsanların en fazla estetik problem görülen bölgelerinin başında göz çevresinde yaşanan problemler geliyor. Bu problemlere baktığımızda kaz ayakları adı verilen çökme çizgilerinden nemsizliğe bağlı ince kırışıklıklara, gözaltı torbalanmalarından morluklara, göz çevresinin aşağı doğru inmesinden gözaltında yer alan yağ kistlerine kadar bir ya da birçok problemi yaşarız. Bu problemler yaşa bağlı olmaksızın erken yaşlardan itibaren bir ya da bir kaçı bir arada görülebilir ve zaman içerisinde hızla ilerleyebilir.

Derin mimikler…

Gözlerimizin hareket kuraklığı çevresini saran yoğun kas grupları ile saklanabiliyor. Bizler istemli veya istemsiz olarak göz çevresi kaslarını kullanırız ve bu kullanıma bağlı olarak ta sıklıkla kullanılan kaslarda güçlenmeye bağlı olarak boyunda kısalma ve hacminde artış görülür ki buda göz çevremizde mimik kırışıklıkları adı verilen derin çizgilerin oluşmasını, kaslarımızın iç ve dış, köşelerinin aşağı doğru yönelmesini, yani kaşlarda düşme ile alın ortasında yatay ve düşey derin çizgilerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu kırışıklıkların temel nedeni kasların belirli bölgelerde güçlenmesi olduğuna göre: kontrolsüz şekilde güçlenen bu kasların botOx uygulaması ile güçleri azaltılarak eskiye dönüş, yani derin çizgilerin azaltılması sağlanabilir.

Nemsizliğin işaretleri…

Cildimizin en ince kısmı göz çevremizde konumlanmışım dolayısıyla ciltteki birçok olumsuzluğun işareti de ilk olarak göz çevresinde görülebilir. Özellikle cildin nem kapasitesinin azaldığı durumlarda nemsizliğin işareti olan ince ve derin olmayan kırışıklıklar göz çevresinde fark edilir. Bu kırışık bölge iki parmağın arasında gerildiğinde kırışıklıkların tamamen kaybolduğu görülür ki bu işaret ince kırışıklıkların tamamen iyileştirilmesinin mümkün olduğunun ifadesidir. Göz çevresindeki ince kırışıklıkların kontrol altına alınması için disiplinli bir bakım prosedürünün uygulamakta yarar var. Özellikle cilt tarafından emilebilir nitelikte antioksidan C vitamini, geliştirici ve yenileyici glikolik asit, onarıcı vasıftaki peptidler, yoğun nem sağlayıcı ve dolaşımı destekleyici elemanları içeren kozmetiklerin kullanımı bu sorunları çözümleyebilir.

Mor halkalar ve torbalanmalar…

Kasların önemli görevlerinden biride çevresindeki damarlardaki kan ve lenf sıvılarının kalbe doğru itilmesini sağlamaktır, yani çalışan kaslarımız aynı zamanda damarlardaki sıvıların itilmesine yönelik bir pompa vazifesini görür. Kal atasına yuvalanmış göz çukurunda da birçok kas grubu gözün etrafına yerleşmiştir ve gözümüzün her yöne neredeyse ışık hızında harekeletme yeteneğini sağlar. Göz kaslarımızı yeterince kullanamadığımız, durumlarda (örneğin uykusuzluk veya fazla uyuma) sabit bakmayı gerektiren işlerle uğraşı (örneğin bilgisayar başında yapılan işler, el işi yapmak, pilotluk, mikro cerrahi, yazı yazmak, proje çizmek, el işçiliği yapmak vs) göz kasları yeterince hareket edemediği için gözden çıkan toplardamarlar ve lenf damarları içerisindeki sıvılar yeterin e göz küresinden kalbe taşınamaz, böylece sıvılar göz çevresinde birikmeye başlar ve yer çekimi etkisi ile gözaltında birikir. Bu sıvıların içeriği kan elemanlarından zengin ise şişlik ve morluk, lenf hücrelerinden zengin ise sadece şişlik oluşmaya başlar, bu birimlerde yer çekimi etkisi ile özellikle gözaltında birikir. Bu tür problemlerin tedavisinde en önemli tedavi göz çevresine yapılan masajdır. Göz iç köşeleri ve dış köşeleri yapılan basılar ile gözün içinden dışına doğru sıvazlama hareketleri masajın temelini oluşturur, sabah akşam asgari onar kez yapılması son derece önemlidir. Kozmetik bakım olarak göz çevresindeki dolaşımı artırıcı elemanları ve K vitamini içeren formüllerin bakım prosedürlerine dahil edilmesi de son derece faydalıdır.

Sarı renkli plaklar…

Cildimizin içerisindeki yağ bejleri ürettiği yağı kanallar ve gözenekler vasıtasıyla cildin yüzeyine yayar, yağların oluşturduğu lipid manto ise cildin derinliklerini çevredeki olumsuz etkilerden korur. Özellikle neni taşıma kapasiteli azalmış ciltlerde yüzeyde ölü hücre oranı artırılarak nem kayıpları ve çevredeki ultraviyolenin cildin denliliklerine ulaşma gücü önlenmeye çalışılır. Bu iyi etkilerle beraber ölü hücrelerle tıkanan gözeneklerin altındaki yağ bezlerinin ürettiği yağ cildin yüzeyi yerine cildin içerisinde birikerek sarı renkle görülen yağ kistleri veya yağ plaklarını oluşturur. Çözüm olarak özellikle gözeneklerin sürekli açık tutulmasını, cildin nem kapasitesini artıracak proteinlerin üretilmesini tetikleyen glikolik asit içeren göz çevresi ürünlerinin kullanılması kozmetik bakımda son derece önemlidir.

Kaşlarda dökülme…

Bazen kaşlarda dökülme ile göz çevresindeki ifade estetiği bozulmaya başlar. Nadiren hastalıklar kılların dökülmesinin nedeni olabilmekle beraber genellikle nedeni belirlenemeyen bir durum söz konusudur, Kaşlarda dökülme problemlerine saçlarda dökülme probleminin de eşlik ettiği sıklıkla tesadüf edilen bir durumdur. Kaşlar üzerine özellikle radyofrekansdiyatermi metodu uygulanarak kıl köklerindeki biyoloji güçlcndirilebilir, dökülme yavaşlatılıbilir veya durdurulabilir. Kaşlarda seyrelme bariz ise kişiye özgü model ve renkler belirlenerek kalıcı bir makyaj uygulamasını yapmak zaman zaman gerekiyor.

Vazgeçilmez destekler…

Göz çevresi cildimizin en nazik bölgesi olduğuna göre bu bölgeden yaşlandırın etkilerden ve çevresel olumsuzluklardan korunmasına yönelik olarak kozmetik bakımlarının gerçekleştirilmesi son derece önemli. Sabah akşam temizlenmesi, antioksidan ve vitaminlerle desteklenmesi, dolaşımının artırılması, nemlendirilmesi, yenilenmesine yönelik kozmetik bakımları hayata dahil etmek gerekiyor.

Ne zaman cerrahi…

Göz çevresinde ilerlemiş elastikiyet ve sarkma problemlerinde estetik cerrahinin üstünlüklerinden faydalanmak gerekiyor Estetik cerrahlar özellikle ileri yaşlarda göz çevresindeki elastikiyet ve sarkma sorunlarında cerrahi girişimleri yapmayı uygun görüyorlar. Tabi ki burada önemli olan problemi yaşayan kişinin beklentileri ile tedavi seçeneklerinin sunabileceği sonuçlan karşılaştırmak. Hekimsel değerlendirme ile kişiye özgü en doğru metodu belirlemek en doğrusu.

Göz altlarında ilerleyen morluklar için damar lazeri yaptırmam çözüm sağlar mı?

Göz çevresindeki morlukların temel nedeninin göz çevresi kaslarındaki tembellik olduğunu, yani sorunun damarlardan kaynaklanmadığını söyleyecek olursak damarları tahrip etmek sureliyle tedavi sağlayan damar lazerlerinin bu problemlerde kullanılmasının kesinlikle doğru olmadığını söyleyebiliriz. Göz çevresindeki dolaşımı artırıcı masajlar ile teknolojik olarak hafit vakum, radyodiyatermi ve ultrason teknikleri ve dolaşımı geliştirici masajlar, göz kaslarını daha aktif kılacak yaşamsal düzenlemek

34 yaşındayım, alt ve üst göz kapağımda torbalanma için ne yapmalıyım?

Ciltteki torbalanma veya diğer adıyla elastikiyet problemlerinde cildin sıkılığını ve elastikiyetini sağlayan kolajen, elastin ve benzeri liflerde azalma söz konusudur Hu liflerin zenginleştirilmesi ve genç hale getirilerek görevlerini daha iyi yapabilir hale getirilmeleri bu problemi küçültecektir. Bunun için 12 ay uygulanabilen ve göze zarar vermeyen lazerler kullanılabilir. Nlite V gibi puls dye lazerler bu problemlerin küçültülmesinde güvenli ve etkin olarak kullanılabilir. İleri yaşlarda ve yapılması gerekenlerdir. ileri torbalanma problemlerin de ise cerrahi çözümler gerekecektir ki. bunun için de en doğru adres plastik cerrahlara başvurmaktır.

Kaşlarımın biri yukarıda, diğeri aşağıda. Bunun ameliyatını mı olmalıyım?

Kaslardaki seviye farklılığının tedavisine karar vermek için öncelikle yapılması gereken, bu farklılığın neden kaynaklandığını ortaya koyacak hekimsel bir değerlendirmedir. Kişinin göz çevresi hareketleri ile bu seviye farkı düzelebiliyorsa o zaman bir botox uygulaması sorunu çözebilir, ancak bu hareketler ile sorun çözülemiyorsa o zaman estetik cerrahiye iş düşmektedir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/2010-da-genc-bakislara.html > 2010 da Genç Bakışlara

2010 da Genç Bakışlara

Haziran 13th, 2010 by admin

2010 estetik bakışlar

İnsanların en fazla estetik problem görülen bölgelerinin başında göz çevresinde yaşanan problemler geliyor. Bu problemlere baktığımızda kaz ayakları adı verilen çökme çizgilerinden nemsizliğe bağlı ince kırışıklıklara, gözaltı torbalanmalarından morluklara, göz çevresinin aşağı doğru inmesinden gözaltında yer alan yağ kistlerine kadar bir ya da birçok problemi yaşarız. Bu problemler yaşa bağlı olmaksızın erken yaşlardan itibaren bir ya da bir kaçı bir arada görülebilir ve zaman içerisinde hızla ilerleyebilir.

Derin mimikler…

Gözlerimizin hareket kuraklığı çevresini saran yoğun kas grupları ile saklanabiliyor. Bizler istemli veya istemsiz olarak göz çevresi kaslarını kullanırız ve bu kullanıma bağlı olarak ta sıklıkla kullanılan kaslarda güçlenmeye bağlı olarak boyunda kısalma ve hacminde artış görülür ki buda göz çevremizde mimik kırışıklıkları adı verilen derin çizgilerin oluşmasını, kaslarımızın iç ve dış, köşelerinin aşağı doğru yönelmesini, yani kaşlarda düşme ile alın ortasında yatay ve düşey derin çizgilerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu kırışıklıkların temel nedeni kasların belirli bölgelerde güçlenmesi olduğuna göre: kontrolsüz şekilde güçlenen bu kasların botOx uygulaması ile güçleri azaltılarak eskiye dönüş, yani derin çizgilerin azaltılması sağlanabilir.

Nemsizliğin işaretleri…

Cildimizin en ince kısmı göz çevremizde konumlanmışım dolayısıyla ciltteki birçok olumsuzluğun işareti de ilk olarak göz çevresinde görülebilir. Özellikle cildin nem kapasitesinin azaldığı durumlarda nemsizliğin işareti olan ince ve derin olmayan kırışıklıklar göz çevresinde fark edilir. Bu kırışık bölge iki parmağın arasında gerildiğinde kırışıklıkların tamamen kaybolduğu görülür ki bu işaret ince kırışıklıkların tamamen iyileştirilmesinin mümkün olduğunun ifadesidir. Göz çevresindeki ince kırışıklıkların kontrol altına alınması için disiplinli bir bakım prosedürünün uygulamakta yarar var. Özellikle cilt tarafından emilebilir nitelikte antioksidan C vitamini, geliştirici ve yenileyici glikolik asit, onarıcı vasıftaki peptidler, yoğun nem sağlayıcı ve dolaşımı destekleyici elemanları içeren kozmetiklerin kullanımı bu sorunları çözümleyebilir.

Mor halkalar ve torbalanmalar…

Kasların önemli görevlerinden biride çevresindeki damarlardaki kan ve lenf sıvılarının kalbe doğru itilmesini sağlamaktır, yani çalışan kaslarımız aynı zamanda damarlardaki sıvıların itilmesine yönelik bir pompa vazifesini görür. Kal atasına yuvalanmış göz çukurunda da birçok kas grubu gözün etrafına yerleşmiştir ve gözümüzün her yöne neredeyse ışık hızında harekeletme yeteneğini sağlar. Göz kaslarımızı yeterince kullanamadığımız, durumlarda (örneğin uykusuzluk veya fazla uyuma) sabit bakmayı gerektiren işlerle uğraşı (örneğin bilgisayar başında yapılan işler, el işi yapmak, pilotluk, mikro cerrahi, yazı yazmak, proje çizmek, el işçiliği yapmak vs) göz kasları yeterince hareket edemediği için gözden çıkan toplardamarlar ve lenf damarları içerisindeki sıvılar yeterin e göz küresinden kalbe taşınamaz, böylece sıvılar göz çevresinde birikmeye başlar ve yer çekimi etkisi ile gözaltında birikir. Bu sıvıların içeriği kan elemanlarından zengin ise şişlik ve morluk, lenf hücrelerinden zengin ise sadece şişlik oluşmaya başlar, bu birimlerde yer çekimi etkisi ile özellikle gözaltında birikir. Bu tür problemlerin tedavisinde en önemli tedavi göz çevresine yapılan masajdır. Göz iç köşeleri ve dış köşeleri yapılan basılar ile gözün içinden dışına doğru sıvazlama hareketleri masajın temelini oluşturur, sabah akşam asgari onar kez yapılması son derece önemlidir. Kozmetik bakım olarak göz çevresindeki dolaşımı artırıcı elemanları ve K vitamini içeren formüllerin bakım prosedürlerine dahil edilmesi de son derece faydalıdır.

Sarı renkli plaklar…

Cildimizin içerisindeki yağ bejleri ürettiği yağı kanallar ve gözenekler vasıtasıyla cildin yüzeyine yayar, yağların oluşturduğu lipid manto ise cildin derinliklerini çevredeki olumsuz etkilerden korur. Özellikle neni taşıma kapasiteli azalmış ciltlerde yüzeyde ölü hücre oranı artırılarak nem kayıpları ve çevredeki ultraviyolenin cildin denliliklerine ulaşma gücü önlenmeye çalışılır. Bu iyi etkilerle beraber ölü hücrelerle tıkanan gözeneklerin altındaki yağ bezlerinin ürettiği yağ cildin yüzeyi yerine cildin içerisinde birikerek sarı renkle görülen yağ kistleri veya yağ plaklarını oluşturur. Çözüm olarak özellikle gözeneklerin sürekli açık tutulmasını, cildin nem kapasitesini artıracak proteinlerin üretilmesini tetikleyen glikolik asit içeren göz çevresi ürünlerinin kullanılması kozmetik bakımda son derece önemlidir.

Kaşlarda dökülme…

Bazen kaşlarda dökülme ile göz çevresindeki ifade estetiği bozulmaya başlar. Nadiren hastalıklar kılların dökülmesinin nedeni olabilmekle beraber genellikle nedeni belirlenemeyen bir durum söz konusudur, Kaşlarda dökülme problemlerine saçlarda dökülme probleminin de eşlik ettiği sıklıkla tesadüf edilen bir durumdur. Kaşlar üzerine özellikle radyofrekansdiyatermi metodu uygulanarak kıl köklerindeki biyoloji güçlcndirilebilir, dökülme yavaşlatılıbilir veya durdurulabilir. Kaşlarda seyrelme bariz ise kişiye özgü model ve renkler belirlenerek kalıcı bir makyaj uygulamasını yapmak zaman zaman gerekiyor.

Vazgeçilmez destekler…

Göz çevresi cildimizin en nazik bölgesi olduğuna göre bu bölgeden yaşlandırın etkilerden ve çevresel olumsuzluklardan korunmasına yönelik olarak kozmetik bakımlarının gerçekleştirilmesi son derece önemli. Sabah akşam temizlenmesi, antioksidan ve vitaminlerle desteklenmesi, dolaşımının artırılması, nemlendirilmesi, yenilenmesine yönelik kozmetik bakımları hayata dahil etmek gerekiyor.

Ne zaman cerrahi…

Göz çevresinde ilerlemiş elastikiyet ve sarkma problemlerinde estetik cerrahinin üstünlüklerinden faydalanmak gerekiyor Estetik cerrahlar özellikle ileri yaşlarda göz çevresindeki elastikiyet ve sarkma sorunlarında cerrahi girişimleri yapmayı uygun görüyorlar. Tabi ki burada önemli olan problemi yaşayan kişinin beklentileri ile tedavi seçeneklerinin sunabileceği sonuçlan karşılaştırmak. Hekimsel değerlendirme ile kişiye özgü en doğru metodu belirlemek en doğrusu.

Göz altlarında ilerleyen morluklar için damar lazeri yaptırmam çözüm sağlar mı?

Göz çevresindeki morlukların temel nedeninin göz çevresi kaslarındaki tembellik olduğunu, yani sorunun damarlardan kaynaklanmadığını söyleyecek olursak damarları tahrip etmek sureliyle tedavi sağlayan damar lazerlerinin bu problemlerde kullanılmasının kesinlikle doğru olmadığını söyleyebiliriz. Göz çevresindeki dolaşımı artırıcı masajlar ile teknolojik olarak hafit vakum, radyodiyatermi ve ultrason teknikleri ve dolaşımı geliştirici masajlar, göz kaslarını daha aktif kılacak yaşamsal düzenlemek

34 yaşındayım, alt ve üst göz kapağımda torbalanma için ne yapmalıyım?

Ciltteki torbalanma veya diğer adıyla elastikiyet problemlerinde cildin sıkılığını ve elastikiyetini sağlayan kolajen, elastin ve benzeri liflerde azalma söz konusudur Hu liflerin zenginleştirilmesi ve genç hale getirilerek görevlerini daha iyi yapabilir hale getirilmeleri bu problemi küçültecektir. Bunun için 12 ay uygulanabilen ve göze zarar vermeyen lazerler kullanılabilir. Nlite V gibi puls dye lazerler bu problemlerin küçültülmesinde güvenli ve etkin olarak kullanılabilir. İleri yaşlarda ve yapılması gerekenlerdir. ileri torbalanma problemlerin de ise cerrahi çözümler gerekecektir ki. bunun için de en doğru adres plastik cerrahlara başvurmaktır.

Kaşlarımın biri yukarıda, diğeri aşağıda. Bunun ameliyatını mı olmalıyım?

Kaslardaki seviye farklılığının tedavisine karar vermek için öncelikle yapılması gereken, bu farklılığın neden kaynaklandığını ortaya koyacak hekimsel bir değerlendirmedir. Kişinin göz çevresi hareketleri ile bu seviye farkı düzelebiliyorsa o zaman bir botox uygulaması sorunu çözebilir, ancak bu hareketler ile sorun çözülemiyorsa o zaman estetik cerrahiye iş düşmektedir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/2010-da-genc-bakislara.html > 2010 da Genç Bakışlara

Akne İzleri Tedavisi

Mart 29th, 2010 by admin

Akne Tedavisi

Akneler ile mücadele etmek ve bu dönemde cildin yapısını da güzelleştirmek için niasinamid ile birlikte kullanılan poli hidroksi asitler (PHA) de kullanılmaktadır. Bu poli hidroksi asitler, daha önce anlatılan AHA (alfa hidroksi askılardan kısmen daha güçlü ancak yan etkileri olmayan, güneş duyarlılığı oluşturmayan, ciltteki kızarıklık, ince kılcal damarlar gibi gorünümsel kusurları gideren, çokgüçlü nemlendiricilerdir ve bu nemlendirmeyi yaparken de, cildi yağlandırmazlar.

Çünkü iltihap giderici ve antioksidan özelliklerinin yanı sıra zarif, soyucu etkileri ile akne karşıtı bakım yaparlar. Özellikle sorunlu, akneye bağlı cilt lekesi ve pürüzleri fazla olan kişilerde niasinamid ile birlikte kullanıldığında hem akne lezyon-larının giderilmesini sağlarken, hem de cilde pürüzsüz ve parlak bir görüntü sağlarlar.

Ancak unutulmamalıdır ki, aknelerden kurtulmak birkaç günde başarılabilecek bir iş değildir. En az 2-3 aylık daimi kullanım gerektirir. Üstüne üstlük akne oluşumuna yatkın kişilergündeen az 2 defa, cilt yapılarına uygun ve akneli kişiler için üretilmiş özel yıkama temizleme jelleri ile yüzlerini temizlemeli ve en az bir defa tercihen yatmadan önce niasinamid içeren jelya da jel kremleri yüzlerine yeterli miktarda sürmeli-dirler. Akne tekrarlayın bir cilt sorunu olduğu için bu uygulama yıllarca devam etmelidir.

Bluğ çağında Süt içmek akne yapıyor

2000 yılından sonra yapılan pek çok klinik araştırma inek sütü alımı ile aknelerin ortaya çıktığını, aynı zamanda var olan akne lezyonlarının şiddetlendiğini göstermiştir. Benzer şekilde çok tatlı, şekerli gıdalardan da uzak durulmalıdır. Kilo alımından kaçınılmalı ve mümkünse spor yapılmalıdır. Tüm bu uygulamalar akne oluşumunun önüne geçecek ve genel sağlığı güçlendirecek uygulamalardır. Kilo kaybı, cilt koruması ve akne karşıtı etkiler gösteren yeşil çay içeren Sağlık Bakanlığı izinli zayıflama tabletlerinden de bu konuda yararlanılabilir.

Aknede makyaj yapılabilir mi?

Evet, su bazlı, güneş koruma faktörü içeren, kapatıcı ya da fondötenler kullanılabilir. Hatta özellikle bayanlar için bu tür, cilde olumsuz etki göstermeyen kozmetik ürünlerin kullanılması, bireyin güzel görünmesini sağlayarak, ruhsal çöküntüye bağlı aknelerinde şiddetlenme görülenlere daha sık önerilmektedir. Güzel görünüm, bireyin psikolojik yapısını da düzelterek, strese bağlı akne alevlenmelerini azaltır. Sonuç olarak akneli ciltlerin bakımı özen ister ve uzun süreli, cilt ile uyumlu, cildin yapısını koruyan ve iyileştiren uygulamaları gerektirir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/akne-izleri-tedavisi.html > Akne İzleri Tedavisi

Finelifting Couture Lazer Tedavi

Mart 23rd, 2010 by admin

Çenenizdeki yağ fazlası, yüzünüzdeki kasların gevşemesi, cildinizin sarkması, kahverengi lekeler, kırışıklıklar… Sizin probleminiz hangisi? Yeni bir lazer sistemi olan Finelifting’in en önemli özelliği, ihtiyaçlarınıza göre ayarlanabilen farklı dalga boylarına sahip olması.

Kozmetik cerrahi, son yıllarda ameliyatsız, neştersiz ve tabii ki izsiz bir şekilde en etkili sonuçlara ulaşmanızı sağlayan işlemlere odaklanmış durumda.

Estetik Cerrahi Uzmanları, hastanın ihtiyaçlarına en uygun lazer çeşidinin kullanılmasına olanak sağlayan Fine-lifting’i anlatıyor.

Finelifting sistemini diğerlerinden farklı kılan ne?

Daha Önce kullandığımız birçok lazer sisteminde, her hastaya aynı tedavi yöntemi uygulanıyordu. Dolayısıyla, bu yöntemler kimi hastalarda son derece başarılı sonuçlar verirken, kimilerinde istenilen sonuçlar elde edilemiyordu. Finelifting’de onbir farklı lazer var ve biz bunlar arasından hastaya en uygun olanı belirliyoruz. Böylece daha başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz.

Bu yöntemin geliştirilmesine de katkıda bulundunuz. Bu süreçten bahsedebilir misiniz?

Yedi yıldır Amerikalı ve israilli doktorlarla beraber araştırmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları destekleyen medikal firmalar, bizim istediğimiz teknolojileri geliştiriyorlar. Son iki yıldır, bu sistemin üzerine iyice yoğunlaştık, hatta muayenehanenin bir odasını bu çalışmalara ayırdık. Ve sonunda bir lazer terapisi olan Finelifting geliştirildi.

Finelifting, ciltteki sorunlara nasıl etki ediyor?

Doğru ışık dalgasını kullandığınızda yüzdeki mimik kaslarını gerebilirsiniz. En önemlisi, bu dalga boyutu sadece kasları hedeflediği için başka hiçbir doku etkilenmemiş olur. Kolajen, yoğun olarak cildin alt tabakalarında (200 ile 1000 mikron araşmda bir derinlikte) bulunur. Bu derinliğe etki eden ve sadece kolajen hücrelerini hedef alan bir ışık dalgası kullandığınızda, kolajen üretimini tetikleyerek cildin sıkılaşmasını sağlayabilirsiniz. Hatta çene kenarı ve gıdı bölgesinde toplanan yağ dokusunu da farklı bir ışık boyuyla yok etmek mümkün.

Yani yaşlılık belirtilerinin tümüyle savaşmak mümkün.

Evet. Farklı lazer ışıkları kullanarak, bütün yaşlanma belirtilerine müdahale ‘edebiliyoruz. Mesela 45-50, yaşlarında bir hastam vardı; yüzünün tamamında elastikiyet kaybı ve derin kırışıklıklar oluşmuştu, ayrıca çene kenarı, boyun ve yanaklarda sarkma ve yağlanmadan şikayetçiy-di, göz altı torbaları da vardı. Finelifting kullanarak bütün sorunlara müdahale edebildik.

Finelifting’in elastikiyeti artırma etkisini, aynı amaçla geliştirilmiş Thermage gibi sistemlerle kıyaslarsanız…

Neştersiz yüz germe konusunda bir ilk olan bu teknikler 2000′li yılların basında geliştirildi. Bazı hastalarda gerçekten, etkili sonuçlar alınabildiği İçin de büyük ses getirdi. Ama bu sistemlerde şöyle bir sorun var; bir standart söz konusu değil. Yani bir hastada gözle görülür bir etki elde edilirken, diğerinde verimli sonuçlar alınamıyor. Çok yeni bir teknoloji olan Finelifting’de, birçok farklı lazer kullanıldığı için her hastanın ihtiyacına uygun dozaj ve sistem ayarlaması yapmak mümkün oluyor.

Uygulama sırasında acı hissediliyor mu?

Acı son derece az, ama gerekirse anestezik etkili kremler sürüyoruz veya bazı ilaçlar kullanıyoruz.

İşlemden sonra sosyal hayata hemen dönülebiliyor mu?

Ciltte hafif bir kızarıklık meydana geliyor ve birkaç gün içinde yok oluyor. Ama genelde işlemin ertesi günü sosyal hayatınıza geri dönebiliyorsunuz

Ortalama kaç seans gerekiyor?

Hastanın durumuna bağlı olarak iki veya dört seans yapıyoruz. Seansların fiyatları 1000-2000 dolar arasında değişiyor.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/finelifting-couture-lazer-tedavi.html > Finelifting Couture Lazer Tedavi

Kozmetik Cerrahi Uygulamaları

Mart 14th, 2010 by admin

kozmetik cerrahi

Sınırları zorlamadan, radikal dönüşümlere gerek duymadan, sadece kendiniz kalarak da gayet genç gözükenlerdensiniz… Kendinizi estetik operasyonlara henüz hazır hissetmiyorsunuz takat zamanı geldiğinde bilimin Önünüze koyduğu olanaklardan da faydalanmak istiyorsunuz. Sağlıklı yaslanmanın peşindesiniz…
Alınması gereken önlemler olduğunu kabul etseniz de; henüz geliştirilmemiş, riskli yöntemlere yönelmek istemiyorsunuz.

Yaşınız ilerlemeye başlasa da, küçük müdahalelerle sağlıklı görünmeye çalışıyorsunuz. Olumlu düşünmenin de güzelliğe büyük katkısı olduğuna inanıyorsunuz. Sizin dengeli bir model olduğunuz söylenebilir. İşin ekonomik yanını da hesaplamaktan yanaşınız. Gerçekçi iîr insansınız ve bu uğurda astronomik rakamlar ödemek istemiyorsunuz.

Öncelikleriniz

Yüzünüzdeki çizgilere çok da 18 takmıyorsunuz ama yine de birkaç enjeksiyonla bunlardan kurtulabilmeyi tercih edebilirsiniz. Henüz cildinizde meydana gelen lekeleri ya da pigmentleri görmeye tahammülünüz yok. Güzel bir dekolte sizin için çok önemli.

Çözümler

Yıl boyunca hafif estetik müdahalelere ya da rahatlatıcı dokunuşlar içeren kabin bakımlarına düzenli olarak devam etmelisiniz. Mezolift, çeşitli şekillerde peeling, hiyaluronik asit enjeksiyonları, canlandırıcı kremlerle uygulanan foto-gençleşme seansları sizin için ideal. Asıl amacınız estetik ameliyatları olabildiğince geciktirmek olmalı.

Uygulamanız gereken yöntemler

Mezolift (Canlandırma yöntemi) Bu estetik tedavi yöntemi; bir mezoterapi şırıngası yardımıyla ya da elle, çeşidi aktif madde kokteylinin (hiyaluronik asit, vitamin, mineraller gibi) doğrudan deriye enjekte edilmesine dayanır. Acısız ama pek de iç açıcı olmayan bir yöntemle
derinin kalitesini iyileştirmeyi ve kuruma etkilerini azaltmayı amaçlar. Dekolte ve boyun bölgesindeki çizgileri belirginsizleştirir takat sık sık tekrarlamak gerekir. Bu arada haftada dört seans olmak üzere üç hafta sürdürülmesi gereken bir uygulama olduğunu da unutmamak gerekir. Ayrıca enjekte edilen kokteylin içerdiği maddeleri mutlaka baştan öğrenin.

Yüzde 20 glikolik asit pH2 içeren peeling

pH değeri hatif yoğun ve stabilize olduğu bu peeling yöntemi çok risk taşımadan hassas ciltler üzerine kolayca uygulanabilir. Yeniden yapılandırmaya yönelik eryo-terapi (soğuk terapi), gözler için pedler ve maskeyle birleştirilen bu uygulamayı evde siz de kolaylıkla uygulayabilirsiniz.

Kozmetik cerrahi son yıllarda yepyeni yöntem ve aletler ile ameliyat
gerektirmeyen, kısa sürede son derece iyi sonuç veren, acısız, ağrısız ve izsiz tedavi imkanı tanıyan özel aletler geliştiriyor. Bu aletlerin merkezinde ise lazer tedavileri ön plana çıkıyor. Lazer tedavileri yüz gençleştirme, vücut şekillendirme, selülit gibi birçok önemli estetik soruna etkili bir biçimde cevap veriyor.

BELLA CONTOUR İLE SELULlTE KARŞI SAVAŞI KAZANIN!

Ciltte pürüzsüzlük ve selulitle savaşta artık yeni bir silahınız var, Bella Contour… Uzun süreli ve ciddi araştırmaların kalıcı ve gözle görülür sonuçlan alındıktan sonra üretime geçirilen, FDA onaylı, CE Medikal sertifikalı Bella Contour, ultrason titreşimlerine dayalı bir teknoloji olup, selulitle savaşarak vücut kontürünü düzeltip şekillenmesine yardımcı oluyor.

Uzman ekip tarafından hastanın sorunu ile ilgili tüm özellikler ölçülüp belirlendikten sonra Bella Contour’a yükleniyor ve sistem kişiye özel bir tedavi programı çıkarıyor. Bella Contour hastanın yağ dokusu ve selülit hacmi belirlenen yere titreşimler göndererek ısı akımı sağlıyor ve selüliti azaltma bu titreşim yoluyla oluyor. Sistem, seans boyunca yağ dokusunun derinliği, kalınlığı ve hacmine göre bir hesaplama yapıyor ve frekans şiddetini değiştiriyor.

Frekans ve frekans şiddeti yağ dokusuna gönderilen titreşimin sürekliliği için işlemle eş zamanlı olarak ayarlanıyor. Hastanın vücuduna yerleştirilen elektrotlarla birlikte çalışılan adaptörlerin iki işlevi bulunuyor: Epidermisin beş tabakası, dermişin tüm tabakaları, kas kütleleri, kemik kütlesi, yağ ve selülitli bölgeleri tanımlama iletkenler yardımıyla sağlanıyor ve ultrason dalgalarının yollanması ve geri alınmasıyla etkileşim oluyor.

İstenen sonuca ulaşabilmek için en az 10 seans düzenli aralıklarla uygulamaya devam ediliyor. Seans süresi en fazla 40 dakika ile sınırlandırılıyor. Bella Contour, gözle görülebilir ilerleme kaydedilen, sonuçların net biçimde hasta ile paylaşıma izin veren bir cihaz. Dolayısıyla müdahale başlangıç ve devamında tüm ölçüm ve resimleri belleğinde saklayan, hastanın eski ve yeni halini istediği zaman görebilmesine imkan veren yepyeni bir teknoloji

SMARTLİPO İLE VÜCUDUNUZDAKİ YAĞLARI AZALTIN

Liposuction olmak istemeyen ve bölgesel olarak incelmeyi amaçlayan hastaların tedavisinde yine yüksek teknolojiye sahip yepyeni bir alet olan SmartLipo ve onunla uygulanan “Laser Lipoliz” devreye giriyor. SmartÜpo ile Laser Lipoliz, esas olarak lazer ışığı ile doğrudan yağ hücresinin zarının parlatılması prensibine dayanıyor. Bu metod liposeulpture (vücut şekillendirme) uygulamalarında devrim niteliğinde yenilikçi bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada da geçmişi yaklaşık olarak 3 – 4 yıl olup, başarısı deneylerce kanıtlanmıştır. Laser Lipoliz etkili, kanamayı önleyen, kısa sürede iyileşmeye olanak veren ve bandajlama süresinin çok kısa olduğu bir vücut şekillendirme yöntemidir.

Ağırlıklı olarak vücut şekillendirme ve incelmede kullanılan Smartlipo ile Lazer Lipoliz, klasik liposuction ameliyatının son yıllardaki en önemli alternatifi olarak uygulanıyor. Ayrıca klasik liposuction mctodlarıyla vücut şekillendirmenin zor olduğu kol içleri, çene altı, boyun, üst karın bölgesi, sırt, ayak bilekleri gibi bölgelerde dahil olmak üzere tüm vücut bölgelerine rahatlıkla uygulanabiliyor. Uygulama sonrasında hasta kısa sürede iyileşiyor ve günlük hayatına devam ediyor. SmartÜpo aynı zamanda laser lipoliz tedavisinin yanı sıra koltuk altı terleme sorununa botoksa alternatif bir tedavi uyguluyor. Koltukaltı terlemede botokstan farklı olarak daha uzun süre etkili oluyor.

THE PALOMAR STARLUX ARTIK TÜRKiYE’DE!

Kişinin uzman ekip tararından ihtiyaçları na göre belirlenen Özel tedavi programına göre cihazın başlıkları kullanılıyor, özellikle yüz bölgesinde şimdiye kadarki tüm teknolojilerin üstüne çıkan performansa sahip olan bu yepyeni cihaz ile aynı zamanda birçok tedavi gerçekleştiriliyor. Yüz bölgesinde ince kırışıklıkların tedavisinde ve yüz gençleştirmede yepyeni bir buluş… Herhangi bir cerrahi müdahale gerekmeden, cildin üst tabakasına zarar vermeden ve cildin alt tabakasına uygulanan özel lazer ışığı ile ince kırışıklıklar azaltılıyor.

İnce kırışıklıkların yanı sıra botoks uygulanan bölgelerde de kullanılan The Plamor Starlux’un üzerinde farklı tedavilerde kullanılan özel baslıklar bulunuyor. Şimdiye kadar herhangi bir cerrahi veya ışık tedavisiyle sonuç alınamayan ciltteki çatlaklar, dikiş izleri, akne ve aknelere bağlı akne izleri, pigmentasyon lekeleri, damar çatlamaları ve varislerin tedavisinde yüzde 80 ‘e kadar başarı sağlanıyor. The Palomar Starlux İle aynı zamanda vücudun en zor tedavi edilen bölgeleri olan el, boyun, bacak ve kol içlerindeki kırışıklıklar ve karın bölgesindeki kırışıklıkların da azalmasına yardımcı oluyor.

The Palomar Starlux ile tedavi edilecek bölgeye göre belirlenen seans programı ile günlük hayatınıza devam ederken birçok sorununuzdan kurtulabilirsiniz!

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kozmetik-cerrahi-uygulamalari.html > Kozmetik Cerrahi Uygulamaları

Göz Altı Morlukları ve Tedavisi

Mart 12th, 2010 by admin

Göz altı morlukları açık tenlilere oranla esmer tanlilerde daha fazla
gözüksede bu genetik bir olaydır kişinin fiziksel özelliklerine göre değişkenlik
gösteren göz altı morlukları göz çevresindeki kan damarlarının cilde yakın
olması, ya da bu damarlarda yağ torbalanması nedeniyle dolaşımının iyi olmaması
gibi nedenlerle görülebilir.

Bu durumların yanında gözlerde meydana gelen morarmanın başka bir sebebide cilde
rengini veren hücrelerin fazlalığından kaynaklanan bir durumda söz konusu
olabilir.

Göz altı morlukların sebebi ise çevresel ve yaşlanmanın vermiş olduğu
etkinlerdir aşırı Stres, yorgunluk, uykusuzluk, sigara içmek, alkol almak
oluşacak morlukların zamanını ve şiddetini arttırabilir.

Göz çevresine uygulanan bazı kremler ve botoxlarda göz torbalarını ve göz altı
morluklarının artmasına neden olabilirler. Bu morluklar kırışıklıklar ve
sarkmalar uygulanacak olan düzgün bir tedavi ile giderilebilir. Gözaltında ve
göz çevresinde dolaşımı hızlandırıcı, hücreleri yenileyen kozmetik ürünler
kullanmak morlukları biraz hafifletebilir ama bu geçici bir durum içindir.

Göz altı morlukları için en iyi yöntemler lazer tedavi ve göz kapağı estetiği
operasyonlarıdır. Hastanın durumuna göre bu iki uygulamada uygulanarak bu
durumdan hastayı kurtarmak mümkün

Lazer epilasyon uygulanan hastalarda bazen bu durumun tamamen çözülmesi ve
kalıcılıpının olması için birkaç seans tekrarlamak gerekir. İyileşme 5 ila 7 gün
kadar sürmektedir.

Göz Kapağı Estetiği Girişimleri

Mart 4th, 2010 by admin

Göz Kapağı Estetiği

Göz Kapağı Estetik Girişimleri Yer çekimi ve yaşlanmaya bağlı değişikliklerin etkisiyle alt ve üst göz kapaklarında deri gevşemesi, fazlalığı ve sarkması ortaya çıkar. Bunların sonucunda üst göz kapağında kıvrımlar oluşur ve hatta derin bir deri katlantısına dönüşebilirler. Kaş seviyesinde ve kaş altında bulunan deri altı dokular kaşın altından üst göz kapağına doğru sarkabilir.

Bu kitleye göz yaşı bezi de zaman zaman katılır. Üst göz kapağındaki bu sorun estetik sorun olmakla birlikte zaman zaman üst kapaktaki fazla deri görmenin engellenmesine de yol açabilir. Alt göz kapağında ise deri fazlalığı dışında normalde derin tabakalarda bulunan yağ dokuları onları destekleyen dokunun zayıflaması nedeniyle dışa doğru itilir ve göz altı torbalarını oluşturur.

Ayrıca yaşlanmayla birlikte göz kapağını gergin tutan yapılarda da gevşeme ortaya çıkar ve özellikle alt göz kapağında dışa doğru eğilme meydana gelir. Bu eğilmenin varlığı ve şiddeti estetik girişimin planlanması açısından son derece önemlidir. Bu planlanma doğru yapılmazsa alt göz kapağının dışa dönük kalması gibi bir risk ortaya çıkar ve durum ancak cerrahi müdahale ile düzeltilebilir.

Ayrıca hem alt hem üst göz kapaklarının dış kenarlarında kırışıklıklar oluşabilir ve zaman geçtikçe derinleşebilir. Bu kırışıklıklar dışa doğru yayılarak devam edebilir, bu bölgeye bu nedenle kaz ayağı bölgesi denir. Göz kapakları ve göz çevresinde oluşan değişikliklerin uğraş alanı periorbital estetik cerrahi olarak adlandırılır ve göz kapakları dışındaki dokulara yönelik işlemleri de kapsar.

Bu yazının konusu ise alt ve üst göz kapağı estetik girişimleridir. Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir veya da fazla görülen yağ kitlesi alınır. Bu şekilde hem kozmetik iyileşme sağlanır hem de görme alanı engelleniyorsa kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Üst göz kapağında kapak boyunca iz kalır.

Ancak bu iz kapak kıvrımına uydurulacağı için sadece çok yakından bakıldığında görülebilir haldedir. Alt kapakta ise kirpiklerin hemen altında hemen hemen hiç fark edilmeyen bir iz kalır, izin devamı yan tarafta normal deri çizgisi gibi durur. Göz kapakları insan vücudunun en az iz bırakan bölgesidir. Genellikle 30 yaş üzeri başka önemli sağlık sorunu olmayan erkek ve kadınlar, göz kapaklarında sarkma ve torbalanma oluştuğunda bu tedaviye aday olurlar.
Sigara alışkanlığı her estetik cerrahi girişiminde olduğu gibi göz kapağı girişimlerinde de ameliyat riskini arttırır ve iyileşme sürecini geciktirir. Ameliyat hastane koşullarında, anestezi uzmanının gözetiminde ve ameliyathanede yapılır. Lokal anestezi ve intravenöz sedason(damar yolu ile uyutma) yöntemi tercih edilir. Hastanın yakınmasına göre sadece üst, veya alt kapaklar ya da hem alt ve üst kapaklar aynı anda ameliyat edilebilir.

Planlanan başka estetik girişimlerle beraber yapılabilir. Lazer, dolgu vb. işlemlerle birlikte yapılması da mümkündür. Ameliyat ortalama 1-2 saat sürer. Genellikle aynı gün taburcu olmak ve eve çıkmak mümkündür. Ameliyat sonrası erken dönem genellikle rahat geçer. Önemli bir ağrı olmaz. Göz etrafında değişen derecelerde şişlik ve morarma olur. Gözlerde kuruluk, yanma hissi, görme bulanıklığı ortaya çıkabilir.

Göz yaşı artabilir, gözler ışıktan bir süre rahatsız olabilir hasta ilk günlerde gözünü tam olarak kapatamayabilir. Bunlar ilk hafta içerisinde kendiliğinden geçecek olan beklenen olaylardır. Dikişler 3-7 gün sonra alınır. Alt göz kapağında geçici bir süre dışa dönüklük gelişebilir, genellikle geçici olan bu durumun düzelmesi bazen bir kaç hafta sürebilir. Bir kaç günlük dinlenmeden sonra ağır fiziksel aktivite gerektirmeyen işlerin başına geçilebilir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/goz-kapagi-estetigi-girisimleri.html > Göz Kapağı Estetiği Girişimleri

Estetik Görünüm

Mart 1st, 2010 by admin

Kişiler birbiri ile diyolog kurarlarken karşıdaki kişinin ilk olarak yüz hatlarına dikkat ederler buda direkt olarak estetik bir görünümü ön plana çıkırıyor. Estetik görünüm içinde bazı püf noktalar var eğer uzmanların önerilerine uygun olarak hareket ederseniz sizinde böyle bir görünüme sahip olmanız içten bile değildir.

- Dişler estetik görünümün püf noktalarıdır, onların temiz ve beyaz olmaları düzenli bir yapıda olmaları karşınızdaki kişiyi etkileyecek en önemli unsurdur.

- Bir diğer unsurda yüz hatlarınızdır. Yüz hatlarınızın dinç ve bakımlı olması sizi daha güzel ve özel kılacaktır. Önerimiz yüzünüzü bol bol soğuk suyla yıkamanız ve yumuşatıcı bakım ürünleri kullanmanızdır. Bu yüz hatlarınızın daha dinç görünmesine sağlayacaktır.

- Makyaj sonrası cilt temizlemek en önemli sorunlarımızdan biridir. Gün sonunda kesinlikle makyajınızı temizlemeniz gerektiğini altını çizerek belirtiyoruz. Temizleme işlemini ise mentollü ıslak mendiller yerine sade saf mendiller kullanmanızdır.

Estetik operasyonlar harici cilde uygulanacak her tülü işlemde doğal ve bitkisel ürünleri kullanmanızı tavsiye ederiz. Her kozmetik ürünü cildinize bilinçsizce uygulamamakta fayda var…

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/estetik-gorunum.html > Estetik Görünüm

Kırışıklıklar İçin Öneriler

Şubat 25th, 2010 by admin

kırışıklıklar

Kırışıklıklar için En Çok Merak Ettikleriniz…

Yaşımızın ne olduğu konusunda bize önemli ipuçları veren kırışıklıklar ciltte görülen problemlerin başında geliyor. Kırışıklıkların oluş nedenlerindeki farklılığa göre birçok şekli söz konusu. Cildin parmaklar arasında hafif sıkıştırılması ile veya hafif bir gülümseme ile ortaya çıkan ince kırışıklıklar cildin nemsizliğine bağlı kırışıklıklar. Oysaki uyur vaziyette bile ciltte kırışıklıklar görülüyor ise ve iki parmak arasında cilt gerildiğinde kırışıklık çizgisi tamamen kaybolmuyor ise kaybolmayan çizgi ciltteki çökmeyi ifade ediyor, bu kırışıklıklarda derin kırışıklıklar olarak adlandırılıyor.

Benim kırışıklığın hangi çeşit…

Bir kırışıklık çizgisinin etrafındaki cilt kırışıklığa paralel olarak iki parmak arasında gerildiğinde hafifliyorsa hafifleyen kısım cildin elastikiyetinin azalmasına bağlı. Belirgin olarak gülümseme veya kızma ifadeleri gibi yüz ifadesinin ani değişliklerinde genellikle herkeste az veya çok olabilen ve mimik çizgileri olarak adlandırılan derin kırışıklıklar ise daha çok kasların bu bölgelerde aşırı kullanımına bağlı güçlenmesi neticesinde cildin büzülmesine bağlı oluşan kırışıklıklar. Bazen de cildin yerçekimi etkisine bağlı olarak sarkması, yüzeyinin genişlemesi ve katlanması sonucunda da sarkma kırışıklıkları oluşabilmekte. Görüldüğü üzere birçok kırışıklık çeşidi var ve hepsinin oluş nedenleri de farklı. O halde kırışıklıklarda en etkin tedavi metodu ise nedene yönelik tedaviyi sağlamalı.

Kırışıklıklar ne zaman rahatsız edici oluyor…

Kırışıklıklarımızı özellikle 40. 50.60 yaşlarına girdiğimizde belirgin olarak fark ediyoruz ve rahatsız oluyoruz. Örnek olarak insanlar 38 yaşından 39 yaşına geçerken veya 44 yaşından 45 yaşına geçerken yaşa bağlı bedensel fotoğrafı gözden geçirme ihtiyacı duymazken. 39 yaşından 40 yaşına geçerken veya 49 yaşından 50 yaşına geçerken belirgin bir mutsuzluk yaşarlar. İnsanlar bu dönemlerde yaşlanma belirtilerini bedenlerinde belirgin olarak görmeye ve kritik yapmaya, bu belirtilerle ilgili yazıları daha çok okumaya veya yaşlanma sohbetlerini daha çok yapmaya eğilimlidirler.

Her geçen gün yaşlanma belirtileri daha erken ortaya çıkıyor…

1930’lu veya I950′li yıllarda doğanlar ile 1980′li yıllarda doğanlara baktığımızda, yaşlanma belirtilerinin eski nesilde daha yavaş ve geç ortaya çıktığını görüyoruz. Çünkü eski yıllardaki gerek genetik mirasın sağlamlığı, gerek beslenme faktörlerinin natürelliği. gerekse de yaşanan çevre faktörlerinin dokularımız üzerinde oluşturduğu tahrip edici etkilerin son derece düşük olması eski nesil insanlarının yaşlanma belirtilerinin geç ve az oluşmasını açıklamak için yeterli. Başka bir açıdan bakıldığında ise eski yıllarda cildi koruyan, geliştiren bakım unsurları da günümüzdeki kadar gelişmiş düzeyde değilken günümüzdeki insanlar kozmetik bakımların ve uygulamaların kapsamı hakkında medyadan elde ettiği bilgilerle daha çok faydalanmakta ve cildinin olumsuzluklara karşı daha çok korumaya çalışmakta. Acaba bunca korumaya karşı yaşlanmaya ne kadar karşı koyabildiğimiz konusunda ise hepimizin düşünmesi gerekiyor.

Ağızdan alınan ürünlerle kırışıklıklar azaltılabilir mi ?

Cildimizi desteklemesi için ağızdan alınan birçok hap, kapsül veya beslenme öğelerinin mide barsak sisteminde güçlü asit etkilerine maruz kaldıktan sonra kısmen emilime uğrayarak kana geçerler ve tüm dokulara ulaşmaya çalışırlar, kanlanma miktarı az olan organlara ise az miktarda ulaşırlar. Vücudumuzdaki dokular içersinde kanlama miktarı en düşük organlarımızdan bir tanesi cildimiz ve maalesef ağızdan alınan gıdalarla cildin desteklenmesi ihtimali de son derece düşük. Cildimiz için ağızdan bir takım destekleyici unsurları almak yerine sağlıklı ve dengeli beslenme ile bol miktarda natürel gıdaları tüketmek, bol su içmek en faydalı yol. Kozmetik ürünlerle kırışıklıklar ne derece azaltılabilir…

Dışarıdan cilde uygulanan kozmetik ürünlerin cilt tarafından faydalanma değerleri oldukça düşük seviyelerde. Evde kullandığımız ürünler cilde uygulandıklarında % 10 u geçmeyen bir kısmı cildin derinliklerine ulaşabiliyor, çünkü cildimiz dışarıdan cilde gelebilecek her türlü etkilere karşı derin dokuları korumak üzere yapılandırılmış. Kozmetiklerin derine ulaşma gücünün oldukça düşük olması kozmetiklerden beklentilerimizin de oldukça düşük seviyede gerçekleşeceğini işaret eder. Oysaki klinik uygulamalarda çeşitli aletler yardımıyla yapılan bakım prosedürlerinde cildin kan dolaşımı hızlandırılmakta. ürünlerin cildin derinliklerine ulaşma gücü artırılmakta, cildin yavaşlamış görevlerinin hızlanmasını sağlayan refleksler geliştirilmekte, cildin içerisinde biriken atıklar ise hızla uzaklaştırılmakta. Böylece kozmetik ürünlerin cildin derinliklerine ulaşma miktarları ve güçleri ile ciltte gerçekleştirdikleri etkilerde artırılmakla. Zaman zaman medyada kozmetiklerle ilgili abartılı reklamlar dikkati çekmekte. Örneğin kremle botox etkisi, kremle kırışıklıkları yok edin ” gibi mesajlarla kozmetik ürünlere ilgi artırılmaya çalışılmakta ise de özellikle kozmetik uygulamalar konusunda her geçen gün bilgi seviyesi artan toplumumuzda insanlarımız bu tür gerçek dışı mesajlara itibar etmemekteler.

Kozmetikler kırışıklıklara karşı koyabilir mi?

Ergenlik dönemlerinin tamamlandığı 20 -24 yaş civarına kadar cildin yenilenine gücü son derece güçlüdür, ergenlik dönemi yaşlarında cildin yenilenme gücü yavaşlamaya ve ilerleyen yaşlar ile yerini her geçen gün hakim olacak yaşlanma belirtilerine bırakmaya başlar. Cildimizin ve bedenimizin maruz kaldığı birçok olumsuzlukta yaşlanma sürecimizin daha erken, daha güçlü yaşanmasına neden olur. Cildimizdeki yaşlanma belirtilerini hızlandıran ve güçlendiren etkilerin başında ise stres, sağlıksız ve dengesiz beslenme, sigara ve alkol tüketimi, güneş ve solaryum etkileri gelmekte.

Erken yaşlarda her bir bireyin cildine münhasır olmak üzere cildin nemini koruyacak veya normal limitlerde tutacak, beslenmesini ve desteklenmesini sağlayacak, olumsuz çevre etkilerine karşı koruyacak kozmetik anlayışın planlanmasında ve uygulanmasında yarar var. Dişleri fırçalama disiplinimiz gibi cildimizin mevsimsel değişiklikleri de dikkate alarak kozmetik ihtiyaçlarının karşılanması yaşlanma sürecimizi geciktirir. Küresel ısınmasının etkisiyle cildimizin zararlı ışınlarla temasının artacağı da dikkate alınarak yeterli çeşitlilikte ultraviyole koruma filtresi içeren ürünlerle ve antioksidan kozmetiklerle cildin korunması da son derece önemli.

Kırışıklıklardan tamamen arınmak mümkün mü?

Dokular sağlıklı biyolojik yaşamlarını her geçen gün idama etmekte zorlanırlar, dolayısıyla biyolojik fonksiyonlar yavaşlamaya başlar ve yaşlanma belirtilerine gidiş ise hızlanmaya başlar. Bu gerçeklen yola çıkarak kırışıklıkların tamamen yok edilmesi mümkün olmamakla birlikte yapılacak bakım veya klinik tedavi prosedürleri ile kırışıklıklarını geciktirilebilirler, azaltılabilirler. Kırışıklıkların azaltılması veya kontrol altına alınmasında birçok klinik prosedürden faydalanılmakla birlikte en etkin çözüm kişinin kırışıklıklarını hazırlayan temel faktörleri azaltan kişiye özgü metotların tercih edilmesi.

Ultraviyoleden cildi % 100 koruyabilir miyiz?

Güneş ışınlarını oluşturan ultraviyole içerisinde cildimize faydalı ışınlar dışında cildimize zarar veren birçok ışınlarda mevcut. Zararlı ışınlardan koruyucularla % 100 korunmak mümkün değil. Zararlı ışınların her bir çeşidine karşı koruma sağlayan ultraviyole koruma faktörlerini içeren koruyuculardan % 15 koruma faktörü içerenler cildi % 96 oranında korurken, % 60 veya daha fazla koruma faktörü içerenler ise cildi ancak % 98 oranında koruyabilmekteler.

Cildimizin zararlı çevre etkilerine karşı korunmasında son derece önemli olan ultraviyole faktörleri yüksek oranda koruma faktörleri içerenlerinin kıvamları son derece yoğun ve cilt tarafından ise emilmeleri son derece düşük, dolayısıyla bu kozmetikler cildin yüzeyinde ince bir tabaka oluşturarak cildin nefes almasını olumsuz yönde etkilemekte, gözenekleri tıkayarak cildin salgılarının yüzeye ulaştırılmasını güçleştirmekte, cildin yağlanmasına ve sivilcelenmesine neden olarak sağlığının bozulmasına neden olabilmekteler. O nedenle yeterli çeşitlilikte ultraviyole koruma faktörü içeren koruyucu kozmetiklerin 15 faktörlü olanlarını kullanmak genellikle cilt sağlığı yönünden yeterli olabilmekte.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kirisikliklar-icin-oneriler.html > Kırışıklıklar İçin Öneriler

« Previous Entries