Doğal Kilo Verdiriciler

Mayıs 20th, 2010 by admin

doğal kilo verdiriciler

Başlık belki size pek inandırıcı gelmemiş olabilir. Ancak sindirim sistemini düzenlemesinden tutun da bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesine, kanser önlemesine hatta yaşlanmayı geciktirmesine kadar yüzlerce faydayı bize sunan doğanın, vücudumuzun enerji dengesi ve kilo kontrolü için de bazı formülleri var elbette.

Bitkilerin vücuttan sadece suyu attığı ve bu nedenle kilo kaybına neden olduğuyla ilgili yanlış bir yargı vardır. Ancak durum bu kadar basit değildir. Gerek bitkilerden (meyve, sebze ve otlar) aldığımız doğal bileşenler, gerekse vücudumuzda var olan bazı enzimler, farklı mekanizmalar üzerinden etki göstererek kilo vermeyi sağlar. Kimisi iştahı baskılayarak enerji alımını sınırlandırırken, kimisi metabolizmayı hızlandırarak enerji harcanımını arttırır. Bunun dışında vücutta direkt yağ dokusuna etkiyerek yağ hücrelerinin gelişimini engelleyen veya vücutta bağırsaklardan yağ emilimini azaltan maddeler de mevcuttur.

Bugüne kadar birçok bilimsel araştırmaya konu olmuş ve kilo kontrolündeki etkinliği kanıtlanmış diyet ve spor programlarında en çok önerilen doğal maddelere bir göz atalım:

1-Kilo Verdiren Sağlık Koruyucu Yeşil Çay

Yeşil çay insan sağlığı için son derece faydalı kateşin adı verilen maddeler içerir ve faydaları saymak bitmez Kanseri önler, sindirimi düzenler, cildi güzelleştirir, kolesterol ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur, alerjileri önler, grip ve soğuk algınlığına karşı direncimizi arttırır, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve içinde bulunan florid diş etlerini korur. Gerçek bir sağlık koruyucu olan yeşil çayın en önemli özelliklerinden biri de metabolizmayı hızlandırarak yağ yakması ve kilo kaybını hızlandırmasıdır.

Bu özelliği sayesinde son yıllarda tüm obezite araştırmalarında en çok çalışılan ve diyetlerde en çok önerilen madde olmuştur. Özellikle kafeinle beraber alındığında yeşil çayın kilo kaybı sağlamadaki etkinliği artmaktadır. Her gün 90 mg EGCG (Yeşil çay ekstresi) ve 50 mg kafein (Cola Nlitida ) içeren Activin T günde en az 3 adet içilmesiyle, kalori kısıtlaması ile birlikte, aylık 4-5 kilo civarında bir kilo kaybı sağlanabilir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/dogal-kilo-verdiriciler.html > Doğal Kilo Verdiriciler

Kan Şekeri Düşüklüğü

Mayıs 17th, 2010 by admin

Kan şekeri

Kan şekeri oranının yüksek olması şeker hastalığının en büyük nedenlerinden biridir. Kan şekerinin düzenli olarak kontrol altında tutulması ve ölçümlerinin yapılması muhtemel bir şeker hastalığınıda önleyecektir.

Kan şekeri oranının yükselmesine neden olan besinler arasında glikoz miktarı fazla olanlar tüketildiğinde vücuttaki şeker oranınız buna bağlı olarak artmaktadır. Yapılması gereken bilinçli ve sağlıklı beslenerek şeker seviyenizi kontrol altında tutmaktır. Bu kontrolüde en iyi sağlayan sebze ve meyve tüketimidir.

Yaptığınız diyetleri destekler niteliğinde bir diyetisyen kontrolü altında yapılacak olan egzersizlerde vücuttaki şeker oranınızı dengeleyecektir. Bunun için en uygun olan egzersiz biçimleri yürüyüş ve ilaveten hafif sporlardır.

Şeker hastaları için önerimiz ise içerisinde demir, çinko ve krom olan besinleri diğerlerine nazaran aşırıya kaçılmadan daha fazla tüketilmelidir.

Uzmanların en çok dikkat edilmesi gereken vücuttaki şekerle beraber diğer bir çok etkinide dengeleyen sıvı tüketiminede özen gösterilmelidir. Vücudun en çok sevdiği sıvı gıdalar başlıca su, yeşil çay, kırmızı şarap vücudun sıvı düzeyini dengelerken kan şekerinide dengede tutmaktadır.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kan-sekerinizi-kontrol-edin.html > Kan Şekeri Düşüklüğü

Kilo vermek için yapmanız gerekenler

Mayıs 16th, 2010 by admin

kilo vermek

Yaza girerken sahillerde sere serpe güneşlenebilmek için vücudunuzun hazır olmadığını ve fazla kilolarınızın olduğunu düşünüyorsanız bu yazımız tam size göre… sizlere kilolarınızdan kurtulacak ufak ama çok etkili olacak bir kaç ipucu vermek istiyoruz.

Sözlerimize her zaman ki gibi yapılacak olan tüm diyetlerde ufak yada büyük bir diyetisyene başvurmanızın gerekliliği ile başlamak istiyoruz. Diyetisyen hekim kontrolünde yapılacak olan diyetlerle hem daha sağlıklı bir diyet yapmanız hemde diyet sırasında verdiğiniz kiloları kalıcı hale getirmeniz mümkün olacaktır.

Gelelim yapıcağımız diyetin püf noktalarına bunun için sabah yapacağınız kahvaltı günün en önemli öğünü olacaktır. Bu öğün kesinlikle atlanmamalıdır. Sizi güne hazırlayacak ve gün boyunca nasıl bir gün geçireceğinizin ana temelini oluşturmaktadır.

Gün içerisindeki yapacağınız diğer öğünlerdeki beslenmenizde yağ oranını kaçırmamaya özen gösterilmelisiniz. Kaçırılacak öğün için extra egzersiz programlarınızı listenize eklemek zorundasınız. Yağ oranını düşürdüğünüz taktirde çok önemli bir yol katedmiş olacaksınız.

En önemli Etken Egzersiz

Yaptığınız diyet ne olursa olsun bunu egzersizle desteklemelisiniz. Bu sizin hem gün içerisinde dinç olmanızı hem de psikolojik olarak güçlü olmanızı sağlayacaktır.

Diyetinize eklemeniz gereken en önemli unsurlardan biriside meyvadır. Özellikle elma hem bağırsaklarınızı düzene sokucak hemde metabolizmanızın daha hızlı çalışarak yediğiniz öğünleri eritmenizde yardımcı olacaktır.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kilo-vermek-icin-yapmaniz-gerekenler.html > Kilo vermek için yapmanız gerekenler

Kadınların Korkulu Rüyası

Mayıs 10th, 2010 by admin

kadınların korkulu rüyası

Kadınların korkulu rüyası, Polikistik Yumurtalık Sendromu ve İnfertilite ile ilgili, geçen yazımızda Dr. Gurur Polat sizleri bilgilendirmişti. Bu yazımızda ise tedavi seçeneklerini sizlerle paylaşıyor.

Tedavi ve ilaçlar

Polikistik over sendromu bir hastalık değil, vücudun yapısal bir farklılığıdır. Bu yüzden belli bir süre ilaç kullanmakla, tamamen ortadan kalkması beklenmemelidir. Tedavide İnfertilite, hirsutismus, akne ya da şişmanlık gibi hangi ana sorun öne çıkıyorsa onun üzerinde durulur. Fakat uygulanan tedavinin kesilmesi ile yine eski bulguların geri döneceği unutulmamalıdır.

1. Adet düzenleme İlaçları

Düşük doz doğum kontrol hapı, sentetik östrojen ve progesteron kombine preparatlar androjen üretimini azaltmak ve adet düzenini sağlamada yardımcıdır. Bu aynı zamanda endometrial kanser riskini de azaltacaktır.
Şeker hastalığı için kullanılan metformin, hem diabete yatkınlık açısından koruma sağlar, hem de yumurtlama konusunda yardımcı olur. Androjen düzeylerini de azaltabildiği gösterilmiştir.

2. Cerrahi

Uzun süreli ilaç kullanmak istenmeyen durumlarda, laparoskopi adı verilen bir operasyon ile yumurtalıklardaki yumurtaların bir bölümü imha edilir. Böylelikle normale inen yumurta sayısının, daha normal bir hormonal ortam oluşturduğu ve yumurtlamayı kolaylaştırdığı düşünülmektedir.

3. Tüylenmenin önlenmesi

Bu amaçla kullanılan reçeteli ilaçların yanı sıra çok sayıda başka seçenekler mevcuttur. Ağda, depilatör krem ve losyonlar, jeller aynı amaçla kullanılabilir. Kalıcı epilasyon için ise:

Elektrolizis: Elektrikli epilasyon adıyla bilinir. Çok ince bir iğne kıl köküne ilerletilir ve folikülü öldürmek için elektrik akımı uygulanır. Vücudun küçük alanları için kullanışlıdır. Zira büyük alanlar uzun zaman ve çok sayıda seans gerektirebilir. Nadiren yara izi veya deri enfeksiyonu oluşur.

Laser epilasyon: Gözle görülebilen kısa tüylerde etkilidir. Hedef bölge için birden fazla seans gerekebilir. Birkaç ay içinde, üçte bir veya daha fazla tüy azalması olacaktır. Birden fazla tedavi sonrasında dahi bir miktar tüylenme ile karşılaşabilirsiniz ancak yeni çıkanlar ince ve açık renkte olacaktır.

4. Gebelik tedavisi

Bebek isteyen hanımlarda, yumurtlamayı tetiklemek için tedavi gerekebilir. Bu amaçla clomiphene sitrate, metformin ile beraber veya tek başına kullanılabilir. Çoğul gebelik ve su toplama riskleri nadir olduğundan, emniyetli ilaçlar arasında sayılır. Yumurtanın ultrason ile takibi ve çatlatma iğnesinin yapılması gebelik şansını arttıracaktır. Hap ile cevap alınamayan olgularda iğne ile yumurta büyütme tedavisi uygulanabilir. Gebelik ve çoğul gebelik oranları haplara göre biraz daha fazladır ve mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Sadece yumurta büyütme tedavisinin yeterli olmadığı hanımlarda aşılama veya tüp bebek tedavilerine geçilebilir.

Beslenme ve diyet: Kilo yönetimi hakkında medya, destek grupları ve sağlık profesyonellerinden çelişkili tavsiyeler gelebilir. Anlaşmazlığın çoğu karbonhidratlar üzerinde odaklanmaktadır.

Örneğin, polikistik overli kadınlarda düşük karbonhidrat diyeti uygulandığında, kanda şekerin yanı sıra insülin miktarı da fazla artmayacağından, hücre içine giren şeker seviyesinin az olacağı düşünülmüştür. Ancak, karbonhidrat alımının kısıtlanması, kanda yağ asitlerinin, kolesterolün artışına yol açarak kalp hastalığı riskini arttırabilmektedir. Bu yüzden onları kısıtlamak değil sınırlamak daha faydalı olacaktır.

Diyette lif oranı yüksek kompleks karbonhidratlar seçilmelidir, daha yavaş sindirilir ve kan şekeri daha yavaş yükselir. Bu bilgi genelde her hanım tarafından bilinmekle beraber, hangi besinlerin liften zengin olduğu pek bilinmez, tam tahıllı ekmek, tam buğday makarna, arpa, kahverengi pirinç ve kuru fasulye bu grup içinde sayılabilir. Aşırı meyve suyu, çerezler, kek, şeker, dondurma gibi basit karbonhidratlar ise sınırlandırılmalıdır.

Egzersiz yapın: Egzersiz düşük kan şekeri seviyesi sağlamada yardımcı olur. İnsülin rezistansını azaltır.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kadinlarin-korkulu-ruyasi.html > Kadınların Korkulu Rüyası

Cilt ve Vücut Bakımı

Mayıs 3rd, 2010 by admin

Yaz’ın Götürdüklerini Kışın Geri Getirin

cilt ve vücut bakımı

Kumsalda keyifle güneşlendiğimiz, denizde havuzda yüzmeye doyamadığımız, açık büfe yemeklerden kendimizi alamadığımız yaz ayları geride bıraktınız. Tatilden dönülen günlerde, tepeden tırnağa vücudumuza, cildimize bakım yapma zamanı geldi demektir.

Sıcak yaz günleri yavaş yavaş sona ererken, sonbaharı hissetmeye başladığımız günlerde cildimizde, saçımızda ve tırnaklarımızda da bazı değişiklikler ortaya çıkar. Yazın deniz, kum ve güneş üçlüsünden hiç ayrılmak islemiyoruz ancak birçoğumuzun cildi, güneşten olumsuz etkileniyor. Çünkü güneş ışınları ve deniz suyu cildin nemini kaybetmesine yol açar. Ancak bu etkenlerin cildimizde neden olduğu olumsuz etkileri minimuma indirmek ve cildimizi kışa hazırlamak pekala mümkün.

Cildinize Nefes Aldırın…

Öncelikle cildin yeniden nefes almasını sağlayacak bir peeling gerekli. Bunun dışında canlandırıcı, besleyici ve yenileyici bir maske ile yeniden taptaze bir cilde kavuşmak hiç de zor değil. Uzman kişiler tarafından yapılan iyi bir cilt bakımı cildinize sadece yazın güzelliğini yansıtır. Örneğin havyarlı kremler cildin kırışıklık oluşumunu önlerken cildinizi filli hücrelerden de temizliyor. Cildinizi uyurken onarabilir, gergin ve genç bir cilde sahip olabilirsiniz. Havyar özlü gece kremlerinde, deniz, otları, doğal yosunlar ve AHA gibi mineraller bulunur. Cilt bunlarla beslenerek yenilenmektedir. İçinde antioksidan da bulunduğundan cildinizi yenilemeye yardımcı olur.

Vücut Bakımınız Önemli…

Tatilden döndükten sonra vücut bakımına devam etmeli, özellikle de nemlendirmeyi ihmal etmemelisiniz. Unutmayın ki, bronzluğunuz tatil sonrası cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler yüzünden soluklaşmaya başlayacaktır. Bu noktada peeling uygulaması devreye girmekte. Cildinize yumuşak peeling uygulamaları yaptırdıktan sonra bronz rengini vurgulamak için, vücudunuza en uygun bakım ve nemlendirici kremleri kullanmalısını. Bu sayede bronzluğunuz uzun süre teninizi terk etmez..

Kiloluyu Dikkat…

Veeee geldik kilolara… güneş, deniz, alkol ve ne yazık ki açık büfeler derken bir bakmışsınız eski kiloların üstüne battı balık yan gider zihniyetiyle, nasıl geçtiği anlaşılmayan o kısacık tatilde yenileri eklenmiş. Ne yapmak lazım peki? Panik yok tatil bitli, hepimiz eski düzenimize, çalısına hayatımıza geri döndük. İşe şok diyet, ölüm rejimi gibi saçmalıkları bırakıp sağlıklı beslenmeyle başlamak gerek.

Nasıl sağlıklı besleneceğinizi bilmiyorsanız bu konuda da uzman kişilere başvurmanızı tavsiye ederim. Beslenme düzenimizi hallettikten sonra geldik ara verdiğimiz egzersizlerimize. Sağlıklı ve fit bir yasam için egzersiz olmazsa olmaz. Benim size tavsiyem kısacık tatilde kilo üstüne kilo eklediyseniz, Hypoxi Training’le işe başlayın. Vakum ve basınç terapisiyle dolaşımınız hızlanırken, siz hafif tempoda egzersiz yaparak istediğiniz bölgeden zayıflamaya başlayın. Fazla kilolardan kurtulduktan sonra pilates, gym dance, body sculpt gibi egzersiz çeşitleriyle kendinize bakıma devam edin.

Sağlık ve spor dolu günler…

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/cilt-ve-vucut-bakimi.html > Cilt ve Vücut Bakımı

Güzellik Düşleri Hüsrana Uğrarsa

Mayıs 1st, 2010 by admin

güzellik düşleri

Her yeni yıla girerken bir çoğumuz yeni başlangıçlar için radikal kararlar alırız. Kimimiz hayatımızın tamamında kimimizde fiziğimizde değişiklikler yapmak isteriz. Kendimizde, fiziğimizde yapacağımız, değişiklikler için güzellik salonlarının, diyet ve estetikmerkezlerinin yolunu tutarız. Bazen her şey yatımda giderken istemediğimiz sonuçlarla karşılaşmamız da mümkündür.

Estetik ameliyatlarının ve estetik müdahalelerin kötü veya beklenilmeyen sonuç doğurmasında, oluşan zararın telafisinde hukuk devreye girer. Hokka gibibir buruna sahip olmak için estetik operasyon geçiren sonuçla eskisinden daha kötü bir buruna sahip olan kişinin maddi manevi zarara uğradığı aşikardır. Maddi ve manevi zararının tazmini gerekmektedir.

Estetik Operasyonlarda Hukuki Haklarınız

Estelik operasyon talebinde bulunan kişi ile doktoru arasında yazılı şekilde olmasa dahi bir sözleşme vardır. Sözleşme eser sözleşmelidir. Doktor, en iyi sonucu vermeyi eseri meydana getirmeyi taahhüt eder. Hasta ise Ücretini ödeyecektir. Doktor tıp iliminin kurallarını gözetip uygulamak zorundadır. Tıbbi gelişmeleri ve yöntemleri takiple yükümlüdür. Daha kolay ve zararsız yöntemlerin olması halinde hasta yararına olmak kaydıyla basit yöntemi kullanmak zorundadır.

Aynı zamanda işini sadakat ve özenle yapma borcu da vardır. İşi üstlenen doktor tıp biliminin verilerini yanlış ve eksik uygulamışsa mesleğinin gerektirdiği özel koşullara yeterince ve gerektiği gibi uymamışsa mesleki kusurunun var olduğu kabul edilir, kusurunun olmadığının ispat yükü hekimindir. Mahkemelerce, mesleki kusurun tespitinde uzman bilirkişilerce düzenlenen raporlara da başvurul maktadır. Hekimin mesleki kusurunun varlığının tespiti halinde mahkeme maddi manevi zarara uğraşan kişinin zararının hekimce tazminine hükmeder.

Dövme İzini Sildirmek İstiyorsanız.

Yargıtay 15.hukuk dairesi 1999/4007 esas 1999/3868 sayılı kararında dövme izini sildirmek için başvuran kişinin izinin silinememesi hatta daha çirkin görünüm oluşturması halinde doktoru sorumlu tutmuştur. Gerekçe olarak; eser sözleşmesinde taahhütte bulunan yüklenicinin (doktor) sonuç gerçekleşmezse (kararlaştırılan, taahhüt edilen görünüm) meydana gelen zarardan sorumlu olacağını belirtmiştir. Bir diş doktorunun kanal tedavisi değil de takma diş yapması (protez) işi ve bir cerrahın tedavi değil de güzellik amacıyla insan vücudu üzerindeki tıbbi müdahale işinin eser sözleşmesinin konusunu oluşturduğunu  belirtmiştir.

Diyet ve Zayıflama Merkezlerinde Hukuki Haklarınız…

Diyet ve zayıflama merkezinde kişinin sağlık durumuna ilişkin gerekli tetkikler yapılmadan uygulanan ağır diyet ve egzersiz programı nedeniyle hayatının sona ermesi veya hastanın bilgisi dışında, yeterli bilgilendirme yapılmadan sonrasında çok ağır yan etkiler, sağlık sorunları doğurabilecek zayıflama ilacının sürekli hastaya kullandırılması hekimin ve işletmenin hukuki ve cezai sorumluluğunu gerektirir.

Hekim zayıflatmak için uygulayacağı tedavi yöntemini, zayıflamak için başvuran kişiye anlayacağı şekilde açıklamak olası olumsuzlukları anlatmakla yükümlüdür. Zayıflatıcı olarak önerilen ilacın ileride çok büyük sağlık sorunlarına neden olabilme ihtimali varsa film olası olumsuzluklar anlatılmalı gerekli tedbirler alınmalıdır. Bilgilendirdikten sonra kişinin tedavi yöntemi ile ilgili rızasını almak zorundadır.

Yukarıda bahsettiğimiz haller hekimlerin mesleki kusurlarından, gerekli özenin dikkatin gösterilmemesinden kaynaklanan zararlara ilişkindir. Yapılan işlem tıbbi kurallara uygunsa hekim tarafındım gerekli özem gösterilmiş ve kararlaştırılan taahhüt gerçekleşmişse kişinin beğenmemesi, kendisine yakışmadığını düşünmesi gibi hallerde hekimin mesleki kusurundan bahsetmek mümkün değildir. Bu gibi hallerde zararın doğduğunu iddia ederek hekimleri zor durumda bırakmak hakkın kötüye kullanılmasıdır.

Yeni yıla yaklaştığımız günlerde neşe ve hüznü bir arada yaşıyoruz. Kayıplarımıza hüzünlenirken yeni başlangıçlar için heyecanlanıyoruz.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/guzellik-dusleri-husrana-ugrarsa.html > Güzellik Düşleri Hüsrana Uğrarsa

Obezite Cildi Bozuyor

Nisan 24th, 2010 by admin

obezite

Obezite cildin temel fonksiyonları olan bariyer fonksiyonlarını, yağ bezi aktiviteleri ile yağ yapımını, ter yapımını, lenf sisteminin akışını, cildin kollajen yapısını ve fonksiyonlarını, yara iyileşmesini, hem ince kılcal damarlardaki hem de kalın damarlardaki kan dolaşımı ile cilt altı yağ dokusunu çok ciddi bir şekilde bozmaktadır.

Güneşli ve sıcak günlerin yaklaştığı, bizleri örten hatta daha doğru bir ifade ile kamufle eden üzerimizdeki kalın, kat kat giysilerimizi çıkarmaya başladığımız şu günlerde gözümüz daha fazla aynalara ve aynadaki vücut hatlarına takılmaya başlar. Özellikle kış döneminde gerek hareketsizlik, gerek soğuk ve karanlığa bağlı kış depresyonları ve bunlardan daha da önemlisi ev iş ortamlarındaki lezzetli atıştırmalar bizlere büyümüş göbekler veya genişlemiş kalçalar olarak geri döner. Çikolata için ne derler bilirsiniz; Ağız da bir dakika , midede bir saat, kalçada bir ömür. Yaz yaklaştıkça bu gittikçe amoflaşan yapımızdan kısa sürede ve zahmetsizce nasıl kurtulacağımızı kara kara düşünmeye başlarız.

Hepimizin bildiği bir gerçek var ki, Temel de sağlıklı olmak için değil, güzel görünmek için sıkı, formda bir vücut yapısına kavuşmak isteriz. Görüntümüz bizi, iç organlarımızın durumundan çok daha fazla ilgilendiriyor.

Tüm gazete ya da dergilerde çıkan haber veya bilgilendirici yazılarda kilo vermenin kalp -damar hastalıklarının önlenmesi, beyin ve vücut sağlığının korunması üzerine ne kadar büyük önemi olduğu yazılmakta. Aslında daha da derinlere inilecek olursa, obezite; kalp krizi ya da felce yol açan kalp – damar hastalıkları, hipertansiyon, hiperlipidemi (kanda kolestrol ve diğer yağların artması), diyabet, osteartrit (kireçlenme), uyku sırasında solunum durması (uyku apnesi) meme , rahim , barsak kanseri , safra kesesi hastalıkları, iskelet ve kas sistemi hastalıkları, pankreas iltihabı, fertilite bozukluğu çocuk yapabilme potansiyelinde azalma ve daha çok hastalığın ortaya çıkmasında başrol oyuncusundur.

Şimdi soruyoruz ; Kime ne ? Kim ilerde hipertansiyonum olacak diye diyet programları uyguluyor ya da kim ileride uykuda solunum problemi yaşayabilirim diye spor yapıyor. Varsa bile bu sayı çok azdır. Hepimiz kilo alımının sağlık için ne kadar olumsuz etkileri meydana getirdiğini hep okuyor ancak hiç umur-samıyoruz. Ta ki bir kalp krizi geçirene kadar. Böyle bir kalp hastalığı geçirdikten sonra artık kilo vermek sizin yaşam kalitenizi kısmen arttırır ancak sağlığınızı geri kazandıramaz. İş işten geçti, insanoğlu gördüğüne inanır. Gorbaçovun dediği gibi bir defa görmek 50 kere duymaktan iyidir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/obezite-cildi-bozuyor.html > Obezite Cildi Bozuyor

L-Karnitin

Nisan 21st, 2010 by admin

1- Nedir bu L-Karnitin ?

L-Karnitin vücudumuzun enerji metabolizması için son derece önemli ve gerekli bir protein yapıtaşıdır.

2- Nerede bulunur?

İnsan vücudu ihtiyacı olan L-Karnitin’in %10-30′unu kendi üretir geri kalanını ise hayvansal kaynaklı gıdalarla alır. L-Karnitin” in besin kaynakları et ve süt ürünleridir. Sebze, meyve ve tahıllarda bulunmaz ya da çok az miktarlarda bulunur.

3- Ne işe yarar?

L-Karnitin, vücudumuzdaki büyük yağ moleküllerine etkiyerek bunların yakılmasını ve enerjiye dönüşmesini ve ortaya çıkan enerjinin de kalp ve diğer kas hücrelerinde kullanılmasını sağlar. Bu bakımdan L-Karnitinin vücudumuzun enerji dengesi işlevindeki rolü yadsınamaz.

L-Karnitin eksikliğine bağlı olarak yağlar düzenli yakılamaz, yakılmayan yağlar vücutta depolanarak özellikle kalp ve karaciğerde birikmeye başlar. Ayrıca, L-Karnitin, vücuda giren yabancı maddeleri ve bakterileri yutarak yok eden bağışıklık hücrelerine güç verir ve vücutta daha hızlı hareket edebilmelerini sağlayarak bağışıklık sistemim desteker

4- Kimler L-Karnitine ihtiyaç duyar?

L-Karnitin herkes için çok önemlidir. Özellikle 15 yaş altı çocukların vücudu L-Karnitin üretmez. Dolayısıyla beslenme yoluyla almaları şarttır. Bunun içindir ki L-Karnitin bebek mamalarının olmazsa olmazlarındandır. Aksi taktirde büyüme bozuklukları ve tüm hayatları boyunca genel sağlık problemleri ile karşılaşırlar.

Ayrıca yaşlılarda L-Karnitin üretimi çok azdır. Yaşlı insanların L-Karnıtin takviyesi almalarıyla, yaşlılıkta oluşan zihinsel yorgunluk, bitkinlik ve mutsuzluk durumlarını ortadan Kaldırmaya büyük ölçüde yardımcı olur. L-Karnitin’in sadece hayvansal gıdalarda bulunması sebebiyle, vejeteryanlar bu maddeyi dışarıdan takviye olarak almalıdırlar.

5- Neden diyet ve spor yapanlar L-Karnitin tercih ederler?

L-Karnitin’ in en önemli görevinin büyük yağ moleküllerinin enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olması olduğunu belirtmiştik. Bilimsel bulgular daha fazla L-Karnitin alınması ile daha fazla yağ yakılabildiğini ortaya koymaktadır.

Bu da L-Karnitin alınmasının kilo kaybını teşvik eden en doğal yöntem olduğuna işaret etmektedir. L-Karnitinin bir yandan kas dokularını muhafaza etmekte olduğu ve bir yandan da metabolizma temposunun yükselmesine yardımcı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Yapılan çalışmalarda kalp hastalarının egzersiz dayanıklığını arttırdığı ve performansı arttırarak egzersiz süresini uzattığı bulunmuştur. Bu nedenle kas ve enerji gücünü artırmak isteyenler, kilo kaybı için düşük kalorili diyetler uygulayanlar ve spor yapan kişiler için L-Karnitin oldukça gerekli bir doğal maddedir.

L-Karnitine’in önemli bir avantajı ise kalp koruyucu olmasıdır. L-Karnitin, kötü kolesterol olarak bilinen LDL ‘yi düşürürken iyi kolesterol olan HDL’yi yükseltir. L-Karnitin aynı zamanda kalp krizine ve çevresel damar hastalıklarına neden olan damar sertliğini önler.

6- Ne kadar kullanılmalı? Yan etkisi var mı?

Aşırı dozda alındığında bile normal insanlarda L-Karnitin, toksik etkilere sahip değildir. Ancak aşırı dozda alınması, hafif mide bulantısı, karın bölgesinde kramplar ve ishale neden olabilmektedir. L-Karnitinin takviye olarak günlük dozu 0.5-2 gram arasıdır. Bu miktar sporcularda 3 grama kadar çıkabilir,

7- L-Karnitin takviyesi nasıl alınmalı?

Spor ve diyetlerde yağ yakımını hızlandırmak ve kilo kaybını kolaylaştırmak bol sıvı tüketmelisiniz, L-Karnitin, yeşil çay ekstresi, kafein ve krom gibi sporcuların mutlaka kullanmayı tercih ettikleri doğal ve yağ yakıcı bileşikleri içeren kalorisiz Activin T form içecekleri hem sıvı ihtiyacının karşılanmasında ancak ondan da önemlisi vücudu fazla yormadan sağlıklı bir şekilde kilo verilmesinde etkili olduğu bilinmekte.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/l-karnitin.html > L-Karnitin

Kalori Hesabı

Nisan 19th, 2010 by admin

kalori hesabı

SİZ HALA KALORİ HESABI YAPMIYOR MUSUNUZ?

Dünya haberlerini takip ediyor musunuz bilemiyorum ama geçen harla çok tartışılma olan Amerika’nın Başkanı Obama’nın yeni sağlık paketi meclisten geçti. Bu, teferruatı çok paketin içerisinde, bir yerlerde bulunan büyük restoran zincirlerine, ürünlerinin kalori içeriklerini menülere yazma şartı getiriliyor Böylece hamburger ısmarlamadan önce kişi, kaç kalori tüketeceğini içinde ne kadar protein, yağ ve karbonhidrat olacağını bilip daha sağlıklı bir seçim yapabilecek.

Bugün kilo kontrolü için en temel birkaç ilkeden bahsedeceğim- Bunların başında, ŞOK REJİMLER’den kaçınmanız geliyor. Size bir haftada birkaç kilo vereceğinizi vadeden rejimler çok tehlikelidir. Bu tip rejimlere itibar edenler, eninde sonunda daha fazla kilo alırlar Bunu birçoğunuzun kendi deneyimlerinden bildiğine

KAÇ KALORİ

Kilolu insanlara dikkat ederseniz, bu kişiler yediklerinin kalorisine asla dikkat etmezler ve genellikle öğün atlarlar. Yemek yerine tatlı, sandviç, hamburger, pop corn, cips gibi abur cuburları yerler, Büyük çoğunluğu sabah kahvaltısı etmezler, bazıları fazla kahve, meşrubat veya alkol alırlar, akşam yemeğini geç yerler v.s. Bu lip insanlar bir yandan kilo alırken zaman içinde hastalıklarla da boğuşmak zorunda kalırlar.

Sonuç olarak, rejim yapmanın temel prensibi tükettiğiniz kalorilere dikkat etmek, düzenli ve sağlıklı beslenmektir. İyi bir diyet programı daha iyi beslenmenizi sağlar, metabolizmanızı hızlandırır, vücudunuzdaki kas kütlesinin artmasına yardımcı olur. SOK diyetler genellikle yağlan eritmek yerine su ve kas kaybına yol açarlar, insanın aç kalması vücudun kenefini koruma altına alıp, enerji üretimini durdurmasıyla sonuçlanır Bu durumda kilo vermek mümkün olmadığı gibi yaşam kalitesi de kaybolur, İnsan halsiz, karası karışık bir şekilde sarhoş gibi dolaşır.

ZAYIFLAMA FORMÜLÜ

Her kilo kontrol programı için geçerli olan sabit tek bir formül vardır. Kilo verebilmek için 24 saatlik bir periyotta yediklerinizin kalori miktarı fiziksel aktivite ile yakılan kalori miktarından daha az olmak zorundadır. Bu formülü daha net bir şekilde anlatabilmek adına verilen kilolara X diyelim. O zaman yakılan kalorilere yediğiniz kalori miktarına doz dememiz gerekecektir.
X = ( y – z ) / 7700

1 KİLO KAÇ KALORİDİR

Besin maddelerinin vücuda kazandırdığı enerji değerleri protein ve karbonhidratlarda 1 gramları için 4 kalori iken yağlarda 9 kaloridir. 1 kilo verebilmek için 7700 kalorilik ekstra harcama yapmak gerekir, çünkü vücut yağı anlamında 1 kg ortalama 7710,17 kaloridir.

Aşırı kilolu iseniz, doktora görünmeniz iyi olur çünkü hormonel sorunlarınız olması muhtemeldir. Ama hedefiniz 3-5 kilo veya en fazla 10-15 kilo vermekse bunu kendi başınıza veya bir sağlık uzmanının tavsiyeleri ile başarabilirsiniz.

Aşağıdaki temel ilkeleri de hiç aklınızdan çıkarmayın:

1. Diyet yaparken mutlaka kalori hesabı yapın, hiçbir öğünü allamayın ve yararlı besinler almaya özen gösterin. Aç kalmayı aklınıza bile getirmeyin.
2. Beyaz un, beyaz şeker, hayvansal yağlar, kızartmalar, hazır yiyeceklerden, kafeinden ve soslardan uzak durun.
3. Hedefiniz, haftada sadece 1 kilo vermek olsun, daha fazlası sağlığınızı bozabilir.
4. Egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Günde en az bir saat yürüyüş yapın veya yüzün. Özellikle sellülit sorunu olanlar bunu mutlaka yapmalıdır, çünkü spor kan dolaşımını düzenler.
5. Hangi Fiziksel aktivitenin ne kadar zamanda kaç kalori harcatacağını bilin.
6. Sabah uyanır uyanmaz 1 bardak ılık su için. Gün boyunca en az 2 litre su içmeyi de unutmayın.
7. Diyet süresince bol bol balık, taze meyve, sebze ve baklagiller yemelisiniz. Ancak üzüm, muz, havuç, patates ve mısırdan uzak durun.
8. Sabah kahvaltısını ihmal etmeyin. Akşam yemeklerini de elinizden geldiği kadar erken saatle yemeye çalışın.
9. Yemeğinizi yavaş yiyin ve her lokmayı iyice çiğneyin Eskisine göre ne kadar çabuk duyabildiğinize şaşıracaksınız.
10. Kilo verdikten sonra, 1 yıl süre ile kendinize dikkat edin. Bu süre içinde formunuz ve alışkanlıklarınız yerleşmiş olacaktır.

Bir de ideal kilo meselesi var. Bu konuda gerçekçi bir yaklaşım gerekir. Her insanın vücut yapısı farklıdır. Herkes kendi “normal” ini hedeflemelidir. Beklentileriniz normallik sınırları içinde olursa, düş kırıklıkları yasamazsınız. Pek çok özellikleri yanında büyük bir şair olan Kanuni Sultan Süleyman’ın hastalığında yazdığı şu beyti zaman zaman zihnimde dolaşır durur: “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.”

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kalori-hesabi.html > Kalori Hesabı

Zayıflamadaki en etkili yöntemler

Nisan 17th, 2010 by admin

zayıflama yöntemleri

Hareketsiz yaşam, kalori alımının artışı giderek daha çok kilolarımızdan şikayetçi olmamıza neden oluyor. Günümüzde zayıflamak için uygulanan çok sayıda farklı yöntem var. Kalıcı ve istenilen sonuçlar almak için kişiye özel yöntemlerin uygulanması gerekiyor. Akupunktur Terapi Merkezi’nden Akupunktur, Hipnoz, Nöralterapi, Ozonterapi, Detox ve Bölgesel incelme uzmanı Dr. Bahar Kahraman, zayıflamada kullanılan en yaygın yöntem akupunkturu ve en son trend olan “kavitasyon tedavisi’ni anlattı.

Akupunktur kısa sürede ve kalıcı bir kilo verdirmeyi mi sağlar ?

Kısa dürede kilo vermeyi sevmiyoruz. Kısa sürede verilen kilolar kas ve sudan ibarettir. Çok kolay verilebilir. Ancak bizim amacımız geri dönüşümü olmayan, yağdan kilo verdirmek. Buda her hastanın kas, yağ ve su ağırlığı tabiki yapılarak tedavide adım adım ilerlememizi sağlar. Daha önce bu tablodaymıssınız şimdi bu tablo gelişmiş diye elle tutulmuş bir sonuç verir bize. Amacımız yağdan verdirmek. o nedenle bir metebolizma için ayda mevcut ağırlığın %10′u kadar kilo vermek yeterlidir.

En sağlıklısı budur. Mesela 80 kilo ağırlığındaki bir insanın yüde 10′u 8 kilodur. Ortalama 6 ile 10 kilo arasında değişir kilo vermek. Ayda 10 kilo verdiğini düşünün, 2.5-3 ayda 18-20 kg rahatlıkla verilebilir. Bu ideal olan bir kilodur, geri dönüşümü olmayan %85-90′ı yağdan verilmiş kilodur. Ama mesela ayda 15 kilo verdirmek istemem. Çünkü geri dönüşümü olacaktır. Kas ve sudan kaybedecektir. bunun hiç bir anlamı yoktur.

Akupunktur yöntemlere uygun şekilde yapıldığı zaman kesinlikle kalıcı sonuçlar verir. Tedavideki sonuçları etkileyen en önemli unsur tabii ki hastamızın uyumudur. Ev ödevleri, metabolizma hızı, ruhsal durumu en önemli faktörlerdir.

Zayıflamada kullanılan en son ve en yeni yöntemler nelerdir ?

Akupunkturun dışında kalıcı yağlardan kurtulmak için daha hızlı bir çözüm istiyorsak eğer cerrahi müdahale yapılabilri. Onun dışında şu an en son trend kavitasyon tedavisidir.

Yağ hücrelerini parçalamak

Kavitasyon tedavisi nedir ?

Kavitasyon tedavisi Cerrahi olmayan bir yöntem olarak söylenebilir. Ultrason ışınlarının cildin dış yüzeyine uygulanmasıyla, vücuttaki yağ dokularında ani ve yüksek basınçlar oluşturur. Yağ dokularındaki bu değişme ve köpüklenme önce genişleme, sonra patlama yaratır. Kavitasyon yağı sıvılaştırıp hücrelerin duvarlarını tahrip ederek depo yağların yapısını bozar.

Bu dokudaki yağ hücreleri ve açığa çıkan yağ asitleri parçalanarak, lenf yolları sayesinde buralardan uzaklaştırılmaya çalışılır. Kısacası jel sürülen yağlı bölgeye gönderilen ultrasonik ses dalgaları yağ hücrelerini parçalamayı sağlıyor. parçalanan yağ hücresi yağ asidine dönüşerek idrar ve ter yoluyla dışarıya atılıyor. Tedaviyi desteklemek için, yağsız diyet bol su İçilmesi önerilir. Hastalarıma hep şu örneği veririm. 250 gr tereyağını buzdolabından çıkardığımız zaman hacmi nasıldır. ısıtılmış tavaya koyduğumuzda hacmi ne hale gelir. Yağ tamamen eriyik hale gelir. Bu da öyle bir şey. Yağ dokusunda ısı oluşturup yağ kütlesini eriyik hale getiriyor bu yüzden dramatik ve etkili bir sonuç elde ediyoruz.

Kişinin ihtiyacına göre Akupunktur ve kavitasyon tedavisinin yanında bir de hipnoz tedavisi uyguluyorsunuz. Zayıflamak için birçok farklı yöntem var. Peki, bunların hangisi daha etkili ve kalıcı sonuçlar veriyor?

Hipnoz zayıflamada nasıl kullanılır?

Kişi diyet yapmaya çalıştığı halde bazı yeme bağımlılıklarından kurtulamıyorsa, çikolata bağımlılığı, ekmek bağımlılığı ya da gece kalkıp yemek yeme bağımlılığı olabilir. Günlük hayatta ne yaparsanız, yapın bu kişileri vaz geçiremezsiniz bu bağımlılıklarından. Hipnoz yöntemiyle kişinin bilinç altına inerek çikolatanın çok lezzetsiz olduğunu, aslında çikolata yemek istemediğini, aradığının başka bir şey olduğunu, bir sevgi arayışı olabilir. bir ruhsal açlık olabilir… Bu durumu ortaya çıkartıp onun yerine farklı bir tamamlayıcı şey koyduğunuz zaman çikolatadan vazgeçer kişi.

Bu bağımlılığından kurtulduğu zaman da kilo vermeye başlar. Şimdi herkeste bu yöntem geçerli olacak diye bir şey yok. Kişiye özel tedavi her zaman en makbuldür. Hasta gelir, uzun bir süre hastayı tanımak için konuşulur. Alışkanlıkları, aile hayatı, mutlu mu mutsuz mu, hedefleri, üzüntüleri, öfkeleri…

Bunların hepsi konuşulup kişiye özel bir tablo çıkarılır. Ayşe hanım için akupunktur ve hipnoz yeterli olurken, Fatma hanım içinse sadece akupunktur ve kavitasyon tedavisi yeterli olabilir. Kişinin ihtiyacına göre yöntemler değişebilir.

Verilen kilolar hemen geri alınır mı?

hangi yöntemi kullanırsanı kullanın sağlıklı beslenme alışkanlığını ilke haline getirmezseniz, kiloları geri almaya mahkumsunuz.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/zayiflamadaki-en-etkili-yontemler.html > Zayıflamadaki en etkili yöntemler

« Previous Entries Next Entries »