Cilt ve Vücut Bakımı

Mayıs 3rd, 2010 by admin

Yaz’ın Götürdüklerini Kışın Geri Getirin

cilt ve vücut bakımı

Kumsalda keyifle güneşlendiğimiz, denizde havuzda yüzmeye doyamadığımız, açık büfe yemeklerden kendimizi alamadığımız yaz ayları geride bıraktınız. Tatilden dönülen günlerde, tepeden tırnağa vücudumuza, cildimize bakım yapma zamanı geldi demektir.

Sıcak yaz günleri yavaş yavaş sona ererken, sonbaharı hissetmeye başladığımız günlerde cildimizde, saçımızda ve tırnaklarımızda da bazı değişiklikler ortaya çıkar. Yazın deniz, kum ve güneş üçlüsünden hiç ayrılmak islemiyoruz ancak birçoğumuzun cildi, güneşten olumsuz etkileniyor. Çünkü güneş ışınları ve deniz suyu cildin nemini kaybetmesine yol açar. Ancak bu etkenlerin cildimizde neden olduğu olumsuz etkileri minimuma indirmek ve cildimizi kışa hazırlamak pekala mümkün.

Cildinize Nefes Aldırın…

Öncelikle cildin yeniden nefes almasını sağlayacak bir peeling gerekli. Bunun dışında canlandırıcı, besleyici ve yenileyici bir maske ile yeniden taptaze bir cilde kavuşmak hiç de zor değil. Uzman kişiler tarafından yapılan iyi bir cilt bakımı cildinize sadece yazın güzelliğini yansıtır. Örneğin havyarlı kremler cildin kırışıklık oluşumunu önlerken cildinizi filli hücrelerden de temizliyor. Cildinizi uyurken onarabilir, gergin ve genç bir cilde sahip olabilirsiniz. Havyar özlü gece kremlerinde, deniz, otları, doğal yosunlar ve AHA gibi mineraller bulunur. Cilt bunlarla beslenerek yenilenmektedir. İçinde antioksidan da bulunduğundan cildinizi yenilemeye yardımcı olur.

Vücut Bakımınız Önemli…

Tatilden döndükten sonra vücut bakımına devam etmeli, özellikle de nemlendirmeyi ihmal etmemelisiniz. Unutmayın ki, bronzluğunuz tatil sonrası cilt yüzeyinde biriken ölü hücreler yüzünden soluklaşmaya başlayacaktır. Bu noktada peeling uygulaması devreye girmekte. Cildinize yumuşak peeling uygulamaları yaptırdıktan sonra bronz rengini vurgulamak için, vücudunuza en uygun bakım ve nemlendirici kremleri kullanmalısını. Bu sayede bronzluğunuz uzun süre teninizi terk etmez..

Kiloluyu Dikkat…

Veeee geldik kilolara… güneş, deniz, alkol ve ne yazık ki açık büfeler derken bir bakmışsınız eski kiloların üstüne battı balık yan gider zihniyetiyle, nasıl geçtiği anlaşılmayan o kısacık tatilde yenileri eklenmiş. Ne yapmak lazım peki? Panik yok tatil bitli, hepimiz eski düzenimize, çalısına hayatımıza geri döndük. İşe şok diyet, ölüm rejimi gibi saçmalıkları bırakıp sağlıklı beslenmeyle başlamak gerek.

Nasıl sağlıklı besleneceğinizi bilmiyorsanız bu konuda da uzman kişilere başvurmanızı tavsiye ederim. Beslenme düzenimizi hallettikten sonra geldik ara verdiğimiz egzersizlerimize. Sağlıklı ve fit bir yasam için egzersiz olmazsa olmaz. Benim size tavsiyem kısacık tatilde kilo üstüne kilo eklediyseniz, Hypoxi Training’le işe başlayın. Vakum ve basınç terapisiyle dolaşımınız hızlanırken, siz hafif tempoda egzersiz yaparak istediğiniz bölgeden zayıflamaya başlayın. Fazla kilolardan kurtulduktan sonra pilates, gym dance, body sculpt gibi egzersiz çeşitleriyle kendinize bakıma devam edin.

Sağlık ve spor dolu günler…

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/cilt-ve-vucut-bakimi.html > Cilt ve Vücut Bakımı

Evlilik Öncesi Cilt Bakımı

Mart 21st, 2010 by admin

cilt bakımı

Estetik Merkezinde yapılan yüz bakımları boyun, dudak, göz bölgelerine uygulanan özel bakım, saç mezoterapisi, lifting ve collagen uygulama, vitamin revitalizasyon ve akne ve leke durumuna bağlı olarak seanslar çoğaltılarak uygulanan oksijen terapiden oluşuyor. Adaylara bir gün önce yapılan cilt temizliği ve cilt yapısına uygun maske kullanılarak yapılan temel bakım ile tamamlanıyor.

Estetik Merkezi gelin ve damatlara kendilerini yenileyebileceği komple bakım programları sunuyor. Evlilik hazırlıklarının yoğunlaştığı bahar aylarında gelin ve damat adaylarının düğün öncesi stres atma ve canlandırma bakımları Estetik Merkezleri’nde cilt özelliklerinin ve ihtiyaçlarının tespitinden sonra oluşturuluyor.

Konuyla ilgili olarak Estetik uzmanları “Düğün öncesinin de doğası gereği evlenenler için çok hassas ve stres yüklü bir süreç olduğunu, nikah öncesi stresi engellemenin çok zor olduğunu ama cildin en büyük düşmanının stres olduğunu da unutmamak gerektiğini belirtiyor. Gelin ve damat adaylarının cilt ve vücut yapılarının tespitinden sonra ihtiyaçlara uygun kişiye özel yüz ve vücut bakım programlarının oluşturulması gerekliğini ve minimum 4 hafta önce kendileriyle temasa geçmelerini tavsiye ettiğini belirtti.

Estelik Merkezinde yapılan yüz bakımları boyun, dudak, göz bölgelerine uygulanan özel bakım, saç mezoterapisi, lifting ve collagen uygulama, vitamin revitalizasyon ve akne ve leke durumuna bağlı olarak seanslar çoğaltılarak uygulanan oksijen terapiden oluşuyor. Adaylara bir gün önce yapılan cilt temizliği ve cilt yapısına uygun maske kullanılarak yapılan temel bakın? ile tamamlanıyor.

Yüzde bulunan mimik çizgilerinin bu özel günde çekilen fotoğraflara yansımasını istemeyen gelin ve damat adaylarımı bir ay öncesinde yapılacak Özel botoks uygulamaları ile objektiflere daha güvenli gülümseyceeklerdir. Terleme sorununuz var ise stresli dönemlerde bu sorun iyice artabilir ve kolluk altına uygulanan botoks ile bu probleminizden tamamen kurtulabilir, bu dönemi koltuk altı terlemesinden kurtulmanın rahatlığı ile geçirebilirsiniz.

Hyalüranik asit kullanarak dudak çevresi kontur ve hacim verme uygulamaları ile makyajınızın çekiciliğini arttırmanın sizi memnun edeceği şüphesizdir. Bu tip uygulamaları düğün tarihinden yaklaşık 1 ay önce yapmak gerekmektedir. Spa bakımlarının yapıldığı vücut bakımlarında düğün öncesi veya hazırlık döneminde yapılan canlandırma tedavisi vücudu yeniliyor. Ayrıca, sellulil ve sıkılaştırma tedavileri de problemli bölgelerin üzerine
yoğunlaşarak uygulanıyor.

Epilasyon uygulamaları düğünden hemen önce sir ağda uygulanarak yapılacağı gibi bu islenmeyen tüylerden aynı zamanda kalıcı olarak da lazer epilasyun ile kurtulmak mümkün olmaktadır. Kalıcı olarak kurtulmak için 4 hafta ara ile 1-8 seans gerekebilir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/evlilik-oncesi-cilt-bakimi.html > Evlilik Öncesi Cilt Bakımı

Cilt Bakımında Son Yenilikler

Mart 18th, 2010 by admin

cilt bakımı

“Estetik Cerrahi Merkezinde uyguladığımız en yeni bakım tekniklerinden biri de Revitalizasyon yöntemidir. Bu yöntem ile; vitamin ve minerallerden oluşan cilt için özel karışımları çok ince ve küçük iğneler ile cilt altına enjekte ediyoruz. Özel iğnelerle cildi besleyerek yaza hazırlıyoruz. Bu uygulama ile cildin nem kapasitesi arttığı gibi nemlendirici kutlanma ihtiyacı da azalıyor. Bu yöntemin uygulanması ile cilt için gerekli vitamin, antioksidan, minerallerin destek olarak ağızdan alınmasından daha çok fayda sağlıyoruz”

Yaklaşan yaz aylarıyla birlikte kışın bıraktığı fazla kilolardan kurtulmak isteyen hanımlar en yeni metotlarla zayıflamaya çalışıyor. Hanımların bir diğer korkulu rüyası selülitten kurtulmak için ise hala geç kalınmış değil. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Dr. Neslihan İbrahimoğlu ile kendisine ail olan güzellik salonu Estetik Cerrahi Merkezinde bir araya gelerek, formda kalınanın püf noktalarından, selülit tedavisi ve botoksla son yenilikler ile bahar yorgunluğundan kurtulmak için yapılması gerekenleri konuştuk.

Yaza bronz girmek İsteyen hanımlar vaz geçemedikleri solaryum metodu ile bronzlaşırken dikkat edilmesi gerekenler ve krem seçimine dair önemli bilgilerin de yer aldığı söyleşimizde Estetik Cerrahi Merkezinde uygulanan en yeni bakım tekniklerinden biri olan Revitalizasyon yöntemine de değindik. Özel iğnelerle cildi besleyerek yaza hazırlanan bu yeni metodla ilgili merak ettiklerinizi de söyleşimizde bulabilirsiniz. Neslihan Hanım, buharın da etkisiyle, mevsim değişimi nedeniyle İnsanlarda halsizlik problemi ortaya çıktı.

Bu gibi mevsimsel geçiş dönemlerimle nasıl beslenmeliyiz. Vitamin alırken nelere dikkat etmeliyiz? Dünyada yeni trendler antioksidan ve vitamin kullanımı yönünde. Vitamin almak için eczaneye yada bu ürünleri sulun yerlere girdiğimizde gördüğümüz her Ürünü almak isliyoruz. O kadar farklı vitamin, antioksidan mineral içeren seçenekler sunuluyor ki İnsanlar orada satılan her şeyi alıp eve götürmek İstiyorlar. Ama herkesin ihtiyaçları farklı olabilir. Destek almamız gerekiyor. Aslında doğal yollardan beslenerek tüm ihtiyaçlarımızı almak en güzeli, uma bu besinlerin doğal olması çok önemli, Beslenirken de Özellikle organik besinleri tercih etmeliyiz.

Mutlaka tüketilmesi gereken besinler nelerdir?

Kırmızı, yeşil ve turuncu renkli sebzeler özellikle daha çok besleyici özelliğe sahip olduğundan bunlara öncelik verilmesini tavsiye ederim. Hanımlar için örneğin her gün bir adcı yumurta yemek son derece faydalıdır. Yunanlı bir profesör yumurtanın besleyici yönü ve köy yumurtası ile marketlerde satılan yumurtalar üzerine yaptığı araştırmalarda; yumurtanın çok besleyici bir besin kaynağı olmasının yanı sıra özellikle Östrojen (kadınlık hormonu) hormonu için de gerekli olduğunu vurgulanmıştır.Yani yumurta tüketimi özellikle hanımlar için çok Önemlidir. Yumurtada bulunan Omega 3 ve Omega 6′nın özellikle belirli bir oranda olması çok önemli.

Yapılan araştırmalar da marketlerde satılan yumurtaların köy yumurtalarına oranla omega 3 bakımından oldukça fakir olduğu tespit edilmiştir. Omega 3 ve Omega 6 gereken oranlarda alınmaz ise hücreler arasında denge sağlanamaz ki bu da metabolik sendroma yol açar. Metabolik sendrom sonucunda insanlarda fazla kilo alına ve bunu verememe gibi durumlar söz konusu olur. Şehir yaşantısı maalesef insanların sağlıklı beslenmesini önlüyor. En temel besinlerden yumurta bile köy yumurtasına kıyasla besleyiciliğini önemli oranda kaybediyor. Bir köy ortamında beslenen tavuk ile yumurta çiftliğinde sadece mısırla beslenen tavuğun yumurtası aynı besleyicilikle olamıyor. Durum böyle olunca özellikle şehirde yaşayan, hayat temposu yüksek olan insanların supplement almaları gerekmekte. Balık da sağlıklı beslenmek isteyen herkesin sofrasında bulundurması gereken bir gıda, Balık satın alırken de özellikle küçük boy balık türünün tercih edilmesini tavsiye ederim. Küçükk boy balıklarda kurşun miktarı uçaklığından daha sağlıklı bir besleyici özelliği taşıyor. Sardelya, hamsi türü balıklar daha sağlıklıdır.

Kilo almamak İçin beslenirken en çok nelere dikkat etmeli?

Bir kere herkesin bildiği besinlerden uzak durmanın yanı sıra, ne yapılırsa yapılsın kesinlike aç kalınmasın. Uzun süre aç kalındığında metabolizma kasları yağa çevirmeye başlar ve kilo değişmediği halde bile vücutta belirgin bir yağlanma görülür. Aynı şeklide çok fazla protein alındığında da artan kalori miktarı fazla kilo olarak döner. Balik yağını herkese Öneriyorum Bir okulda öğrenciler İki gruba ayrılarak bir gruba düzenli olarak balık yağı tabletleri verilmiş, diğer gruba ise verilmemiş. Bir sürenin sonunda balık yağı alan gruptaki çocukların başarı grafiğinde almayanlara oranla büyük bir yükseliş gözlenmiş. Balık yağı vücudun dengelerini düzenlediği için kısa bir süre sonrasında bile daha zinde bir his veriyor, yorgunluğu azaltıyor.

Kişilerin gereksinim duydukları vitamin, minerallerin oranı nasıl belirlenebilir?

Kan ve idrar testleriyle sizin ihtiyaç duyduğunuz vitamin ve mineraller belirleniyor. Antioksidanların optimum etkisini gösterdiği belli bir oran var ve o oranın belirlenmesi için bu testlere baş vuruluyor. Fazla alınmasında da az alınması kadar kötü bir etki yapan antioksidan tüketiminde özellikle çok bilinçli davranılması gerekli. Optimumu bulmak için özel kan ve idrar testlerinin yapılması gerekmekte. Ben bu testimi yaptırdım masala. Bu teatin Türkiye’de de yapılmaya başlandı. Bu testlerin şu an ki maliyetleri yüksek maalesef. İlerleyen dönemlerde fiyatının düşeceğini sanıyorum. Gen testleri ile kronik hastalıklar açısından risk taşıyıp taşımadığınız tespit edilebiliyor. Bu testlerde Türkiye’de yapılmakta ve bu gibi gelişmiş testlerle yaşam standardının arttırılması yönünde çalışmalar antiaging konusunda dünyada yeni trendlerdir.

Beslenmeyi bir kenara bırakıp biraz da hanım okurlarımızın merakla bekledikleri botoks konusuna dönelim isterseniz. Botoks yönteminde yenilikler var mı?

Geçmişle 43 yaş yaşlı sayılabilecek bir yaş iken artık insanların gençlik yıllarına dahil olan bir ya; oldu. Bu yaşlar da artık hayatın en aktif dönemleri oldu. Günümüzün yoğun iş bayan, erken yaşlanma belirtilerini artırınca insanların hissettikleri yaş İle göründükleri yaş arasında artan uçurumdan rahatsızlık duymaya başladılar. İnsanlar o kadar dinamik çalışıyorlar ki görsel olarak da o dinamikliği korumak isliyorlar. İletişimde başarılı olmak için de insanların dinamik ve genç görünmeleri çok önemli. Bu ihtiyacı karşılamak için de hanımlar en çok botoksa çok başvuruyorlar. Bana gelen, botoks yaptırmak isteyen hanımların en büyük korkusu ise şaşkın bir ifadeye sahip olmak. Botoksta doktorun hüneri işte o noktada önem kazanıyor.

Yanlış uygulanan botokstan dolayı insanların botoksa karşı bir ön yargıları oluştu. İyi yapılmış botoks nasıl belli olur?

İyİ yapılmış bir botoks Öncelikle yüzde yapay bir ifade bırakmaz. Başarılı bir doktorun yaptığı botoks sonrasında ifade sabah İyi bir uyku alındığında ya da dilenmiş, tatil sonrası gibi dingin ve aydınlanmış olmalıdır. Herkesin yüz yapısı farklıdır bu yüzden herkese farklı uygulama yapılmalıdır. Standart uygulamalar ile birbirine benzeyen yüz ifadeleri oluşturmamak gerekir. Botoks ile mimikleri dondurmadan daha dinamik bir ifade elde edebilirsiniz. Ben sürekli yurtdışındaki seminerleri takip ederek, botoks ve diğer tüm güzellik konularında dünyada gelişen, değişen trendleri izleyerek bu yenilikleri Estetik Cerrahi Merkezinde güzelleşen hanımlara uyguluyorum.

Botoksu kimlere önerirsiniz?

Botoksu sadece yaşa bağlı bir uyguluma olarak görmüyorum. Botoksu ihtiyaç duyan herkese öneriyorum. Botoksun cildi düzeltici etkisinin yanı aynı zamanda koruyucu bir misyonu da vardır. Bu uygulama cildinizde özellikle mimiklere bağlı beliren kırışıklık ve çizgilerin oluşmasını engeller. Daha derin kırışıklılarda botoks ile birlikte dolgu yöntemini de uyguluyoruz. Dolguyu burun kenarlarındaki ve dudak çevresindeki kırışıklılara da sıklıkla uyguluyoruz. Eğer yeni oluşmaya bağlayan çizgilere uygulanırsa ciltte o kırışıklık tanı olarak yerleşmediği için tamamen onarım sansınız vardır. Dolgu yani bizim kollajenimiz ve cilt altı destek dokularımızın ana yapı taşı olan hyalüranik asittir. Cildin alt tabakası doldurularak kırışan, içe doğru çöken yüzey tekrar dışarı İtilmekte ve cilt altı tabakaları kendini yenileyerek böylece kalıcı hasardan korunmakta. Botoksu Özellikle yeni çizgileri oluşan hanımlara bir kırışıklık Önleyici olarak da kullanıyoruz. Büyüne kadar keşke botoks yaptırmasaydım, pişmanım diyen bir hastamız olmadı.

Botoksu ne kadar sıklıkla yaptırmak doğrudur?

İlk kez. botoks yaptıran bir hastaya 4′er ay arayla uygulama yapıyoruz. Bir seneden sonra ise 6 ayda bir uyguluyoruz. Botoks daha çok mimiklerden dolayı oluşan kırışıklıkları düzeltmek amaçlı kullanılıyor. Botoksun bir önleyici yönü var ki bunu 20′li yaşlardaki genç kızlara bile uyguluyoruz. Çok belirgin mimik yapan genç kızlar var çünkü. Yüzün hatlarını etkileyen bu mimiklerin oluşturduğu kırışıklıklar için 30′ltı yaşları beklemeden botoks yapınmak gerekiyor. Bir de botoksun ilerlemiş kırışıklıklar için kullanımı söz konusu.

Botoksun koruyucu yönünden bahseder misiniz?

Cilt yaşı kişiden kişiye değişmekle birlikte evci biz gençlere de botoks yapıyoruz. Koruyucu amaçlı yapılan butoks yardımı ile gençliği de cilt daha kırışmadan korumaya başlamak mümkün. Günümüz, gençleri attık çok bakımlılar ama solaryumu da çok fazla kullandıklarından ciltleri erken yıpranıyor. 20-25′li yaşlarda bu yıpranmayı fark etmiyorlar ama 25-30 yaş arasında solaryumun etkilerini fark etmeye başlıyorlar. Her sene Fransa’ya giderek botoks ve estetik konusunda ünlü uzmanlarca verilen eğilimlere katılıyorum. Yurt dışında katıldığım kongrelerde yapılan sunumlarda botoks daima medikal estetik açısından en revaçta olan uygulama. Hasta memnuniyeti açısından yüz güldürücü tabi ki doğru tekniklerle uygulanırsa…

Yaz aylarının yaklaşması nedeniyle bir diğer merak uyandıran konu da solaryum. Yaz gelmeden bronz bir görünüme erişmek isleyenlere solaryum ile ilgili söylemek istediğiniz, bir şeyler var mı? Nelere dikkat etmeliler?

Solaryumun cilde yaptığı en büyük tahribat, cildin nem dengesini bozmasıdır. Bu nedenle solaryum uygulanan cilde bol bol nemlendirici takviyesi yapılmalı. Krem satın alırken de ultraviyolenin cildin kolajen dokusuna verdiği hasarı en aza indirgeyen C vitamin içeriğinin olmasına dikkat etsinler.

Yaza hazırlık olarak cilde özel olarak uyguladığınız bir bakım var mı?

Nalurabella’da uyguladığımız en yeni bakım tekniklerinden biri de Revitalizasyon yöntemidir. Bu yöntem ile; vitamin ve minerallerden oluşan cilt için özel karışımları çok ince ve küçük İğneler ile cilt altına enjekte ediyoruz. Özel iğnelerle cildi besleyerek yaza hazırlıyoruz. Bu uygulama ile cildin nem kapasitesi arttığı gibi nemlendirici kullanma ihtiyacı da azalıyor. Bu yöntemin uygulanması ile cilt için gerekli vitamin, antioksidan, minerallerin destek olarak ağızdan alınmasından daha çok fayda sağlıyoruz. C vitaminin dışında Omega 3. Omega 6, çinko ve bakır, selenyum İçeren besinlere de dikkat edilmesi lazım. Çinko ayrıca saç bakımında da temel bir mineral olup bu saydıklarım güzel tırnaklara sahip olmak adına da gerekli.

Hanımların bir diğer korkulu rüyası selülit tedavisine önem vermeye başladılar. Selülit tedavisinde son yenilikler nelerdir?

Doğru yapılan mezoterapi selülit tedavisinde en etkin tedavi şeklidir. Burada doğru kelimesinin altım çizmek istiyorum. Çünkü mezoterapi yapan kişinin bu yöntemi nereden öğrendiği önemli. Ben mezolerapi eğilimimi bu konuda dünya çapında bir doktor olan Dr. Lccoz’dan Paris’de aldım. Mezoterapi en çok Fransa’da uygulanan bir tedavi yöntemidir. Mezoterapi ile selülit ve bölgesel zayıflama tedavileri sadece estetik amaçlı yapılan tedaviler olup bu alanların dışında ağrı tedavisinde, yara, nedbe tedavisi gibi birçok yerde kullanılmaktadır. Yaza selülitsiz girmek isteyen hanımlar için minumun 5 hafta gereken mezoterapi tedavisine başlamak için şu günler çok uygun bir dönem. Mezoterapiyi dolaşımı hızlandıracak yöntemlerle birleştirmek tedavinin başarısını arttırmaktadır. Lenf dolaşımını arttıran lenf drenaj, LPG, masaj dolaşımı arttırırken metabolizmayı da hızlandırmaktadır. Bu tedavilerde beslenmenin yeri çok önemlidir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/cilt-bakiminda-son-yenilikler.html > Cilt Bakımında Son Yenilikler

Yaz Kış Gün Boyunca Cilt koruma

Şubat 18th, 2010 by admin

Güneş ve güneşe bağlı cilt yanıkları hep yazın aklımıza gelen ve yaz dönemi boyunca önlemini aldığımız sorunlardır. Yaz yaklaşırken içimiz mutlulukla dolar ve güneşe olan özlemimizi yaz dönemi boyunca güneşlenerek gideririz. Ancak bu güneşlenme sırasında çok iyi korunma/sak, cildimizde kırışıklıklar çöküntüler lekelenmeler, çillenmeler oluşabilir ve hatta cilt kanseri ile karşı karşıva kalırız.

Bu sorunlardan korunmanın en iyi yolu en az 15-30 güneş koruma faktörü içeren güneş kremlerini bol miktarda kullanmaktır. Ancak nedense güneş yanıkları ve buna bağlı cilt dejenerasyonu sadece yaz aylarında aklımıza gelir. Asıl cilt sorunlarının kışın soğuğunda, özellikle yüksek rakımlı tepelerde kar üstünde kayak yaparken ortaya çıktığını hiç bilmeyiz ya da önemsemeyiz. Unutulmamalıdır ki, denizden her 300 metre yukarı çıkıldığında cildimizde hasar oluşturan ultraviyole ışınlan %4 oranında artmaktadır.

Bir örnekle açıklamak gerekirse Uludağ gibi denizden yaklaşık 2100 metre yukarıda bulunuyorsak, ultraviyoleye %28 daha fazla maruz kalıyoruz demektir. Bu da cildin ultraviyoleye bağlı dejenerasyonunu çok fazla artıracağını göstermektedir. Bu nedenle kışın kayak yapmaya gittiğimizde kayak takımlarınızdan da önce çantanıza koymanız gerekli olan, çok iyi bir güneş kremidir.

Cildinizin besini B3, B5

Burada neden sadece bir güneş kremi demeyip, çok iyi bir güneş kremi ifadesi kullandık? Kışın cilt çok hassas bir hale gelmektedir. Bu dönemde soğuğa bağlı olarak ciltte nem kaybı artmakta ve buna bağlı pürüzlenme, kuruma ve özellikle rüzgarlı havalarda soğukla birlikte ciltte kızarma, çatlama gibi acı veren ciddi cilt sorunlarıyla karşılaşılır. Bu nedenle soğuk ve rüzgarlı bölgelerde, uygun bir şekilde cilt korunamaz ve bakımı yapılamaz ise soğuk ısırması diye adlandırılan cilt hasarı ortaya çıkar. Tüm bu sorunları önlemenin en iyi ve kolay yolu; içinde cilt bakımı için gerekli vitamin B3, vitamin B5,vitamin C gibi cilt besleyicilerin bulunduğu güneşten koruma değeri yani SPF’si en az 30 olan güneş kremlerinin tercih edilmesidir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar, güneş filtreleri içeren güneş kremlerinin cildi tam olarak koruyamadığını göstermiştir. Bu nedenle cilt ve cilt kanseri ile uğraşan bilim adamları, insanları güneşin zararlı etkilerinden korumak için güneş kremlerinin içinde üzümün kabuğunda bulunan ve ölümsüzlük molekülü olarak da tanımlanan Resveratrol ile domateste bulunan, çok güçlü bir antioksidan olan ve bu özelliği ile cildi ultraviyolenin oluşturduğu serbest radikal hasarından koruyan Likopen maddesini, bulunması gereken maddeler olarak tanımlamışlardır. Bu doğal bile sikler cildi ultraviyole hasarından korurken, cilde mükemmel bir bakımı da yapmaktadır.

Cildinizi yaza hazırlayın

Tüm bu bileşikleri içeren ve cildi koruyup aynı zamanda nemlendiren güneş kremleri tercih edilmelidir. Bu tür kremler genellikle eczanelerde bulunmaktadır. Cildiniz için sizin yapmanız gereken, içinde resveratrol ve likopen ile cilt besleyici vitaminleri barındıran ve SPF değeri en az 30 olan yüz bölgesi için özel olarak geliştirilmiş güneş kremlerini eczaneden seçmek olacaktır. Günlerin uzamaya başladığı bu günler, artık baharın çok yakın olduğunu gösteriyor.

Kış mevsiminin karanlık soğuğundan çıkarken, güneşe olan özlemimiz nedeniyle havalar ısınsın ısınmasın her güneşli anın tadını çıkarmaya çalışacağız. Bu tatlı anların her anının, aslında cildimizin dejenere olması ile ilerlediğini, bir an bile akıldan çıkarmamak gerekiyor. Çünkü güneş ışınları cildi yaşlandıran en önemli faktördür. Uzun yıllar vücudun D vitamini ihtiyacını karşılamak için güneş önerildi, özellikle orta yaştan sonra güneş banyolarının ne kadar faydalı olduğu anlatılıp duruldu. Ancak ne yazık ki bu önerileri uygulayanların, yüz ve boyun bölgelerinde, güneş ışınlarının ciltlerinde oluşturduğu lekelenmeler, çillenmeler, kalın ve kaba kırışıklıklar ile yakın çevremizde görebilmekteyiz.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/yaz-kis-gun-boyunca-cilt-koruma.html > Yaz Kış Gün Boyunca Cilt koruma

Buhar banyosu ve bakım maskeleri

Eylül 1st, 2009 by admin

Buhar banyosu

Avuç dolusu ıhlamuru kaynar su bulunan geniş bir tencerenin içine atın ve 2-3 dakika kaynatın. Tencereyi ocaktan aldıktan sonra başınıza bir havlu Read the rest of this entry »

Cilt tipine göre bakım

Ağustos 31st, 2009 by admin

Cilt tipine göre bakım farklı şekillerde yapılmaktadır. Güzel bir cilde sahip olmak için düzenli bir bakıma ihtiyaç vardır. Öncelikle cilt tipinizi tespit etmeniz gerekmektedir. Çünkü her cilt tipi farklı bakım teknikleri istemektedir. Read the rest of this entry »