İlk Estetik Ameliyat Olacaklara Öneriler

Mart 31st, 2010 by admin

İlk Estetik Ameliyat

İlk estetik burun estetiği olarak başlamıştır.Op.Dr.Yakup Avşar CT tarafından geliştirilerek uygulanmaya başlayan estetik çok daha eskilere dayanan bir incelemeyle oluşmaktadır.Eski heykeltraşlık ve plastik cerrahi yöntemiyle gelişerek dünya ilklerini devam ettirmektedir.Berlin ‘de bulunan Nefertiti heykelinin zarar gören kısımları incelenerek düzeltilmesiyle bulunan durumdaki haliyle eski halinide ortaya cıkarmıstır. Nefertiti güzellikten gelen anlamındadır. Bundan 3000 yıl önce başlayan bir imparatorluk döneminin sonlanmasıyla Nefertiti sır perdesi olarak kalmıştı.

ilk estetik

Fakat Op.Dr.Yakup Avşar CT bu yapıyı alarak inceleme çyapmış ve gerçek yüzün iç sıvıda olduğunu saptamıştır.Heykelde burun ve elmacık kemikleri üzerinde oynama yapıldığı açıklanmıştır .Tarihimizde başlayan estetik günümüze böylelikle oluşup ilerlemiştir.

Şimdiki zamanda estetik tüm dünyada sürekli olarak ilgi gören bir sistem olup başvuranın coğalması ve yeni teknolojik araçlarla pürüssüz,sorunsuz oluşmasıyla ilgisini arttırmıştır.günümüz insanlarının estetiğe olan ilgisi göz ardı edilemeyecek kadar ilerlemiştir. Toplumumuzun estetiğe birçok sebebten doğan ilgisi bulunmaktadır.Özellikle çevreden oluşan etkiler insanları estetiğe daha çok yakın kılmaktadır.

Kaynak:
İlk Estetik Ameliyat Olacaklara Öneriler

İlk Estetik Ameliyat Olacaklara Öneriler

Mart 31st, 2010 by admin

İlk Estetik Ameliyat

İlk estetik burun estetiği olarak başlamıştır.Op.Dr.Yakup Avşar CT tarafından geliştirilerek uygulanmaya başlayan estetik çok daha eskilere dayanan bir incelemeyle oluşmaktadır.Eski heykeltraşlık ve plastik cerrahi yöntemiyle gelişerek dünya ilklerini devam ettirmektedir.Berlin ‘de bulunan Nefertiti heykelinin zarar gören kısımları incelenerek düzeltilmesiyle bulunan durumdaki haliyle eski halinide ortaya cıkarmıstır. Nefertiti güzellikten gelen anlamındadır. Bundan 3000 yıl önce başlayan bir imparatorluk döneminin sonlanmasıyla Nefertiti sır perdesi olarak kalmıştı.

ilk estetik

Fakat Op.Dr.Yakup Avşar CT bu yapıyı alarak inceleme çyapmış ve gerçek yüzün iç sıvıda olduğunu saptamıştır.Heykelde burun ve elmacık kemikleri üzerinde oynama yapıldığı açıklanmıştır .Tarihimizde başlayan estetik günümüze böylelikle oluşup ilerlemiştir.

Şimdiki zamanda estetik tüm dünyada sürekli olarak ilgi gören bir sistem olup başvuranın coğalması ve yeni teknolojik araçlarla pürüssüz,sorunsuz oluşmasıyla ilgisini arttırmıştır.günümüz insanlarının estetiğe olan ilgisi göz ardı edilemeyecek kadar ilerlemiştir. Toplumumuzun estetiğe birçok sebebten doğan ilgisi bulunmaktadır.Özellikle çevreden oluşan etkiler insanları estetiğe daha çok yakın kılmaktadır.

Kaynak:
İlk Estetik Ameliyat Olacaklara Öneriler

Estetik Psikolojisi

Mart 30th, 2010 by admin

estetik psikolojisi

Reklamların tüketme arzumuzu tetiklemesi ve bize yansıttığı hayatların özendirici olması kadar, sunduğu ‘kusursuz güzellik’in pek çok insan tarafından ulaşılması gereken hedef haline getirildiği bir gerçek. Her ne kadar gerçekdışı ölçüleri yansıtsa da…

İşte bu yüzden ingiltere’de plastik cerrahlar reklamlarda özellikle büyük göğüslü kadınların görünmesine savaş açmış durumdalar. Guardian’ın haberine göre, kadınlardan göğüslerim anatomik olarak imkansız ölçülerde büyütme talebi aldıklarını ifade eden cerrahlar, Britanya Plastik Cerrahi Uzmanları Derneği çatısı altında başlattıkları kampanya ile bu eğilime son vermek istiyorlar. Dernek, reklamlarda yayımlanan photoshop’la değiştirilmiş görüntülerin gerçeği yansıtmadığını kadınların anlaması gerektiğini vurguluyor. Bugüne kadar metroda gösterilen bir reklamı yayından kaldıran dernek, bunun gibi birçok reklam olduğunu ve bunların yasaklanması için elinden geleni yapacağını açıklıyor.

Her ne kadar plastik cerrahinin geldiği son noktaya bakınca bir insanın başta aşağı yenilenmesinin mümkün olduğunu görsek de, cerrahi işlemle, reklamlarda karşılaştığımız, photoshop programıyla fazlalıklarından tamamen arınmış, pürüzsüz cilde sahip kadın ve erkek görüntüsüne ulaşılamıyor.

Dolayısıyla estetik ameliyat için ölçü reklam güzelleri değil, her insanın kendi vücut yapısına göre gidebileceği son nokta. Plastik cerrahlar, bilgisayar programları sayesinde, kendilerine güzelleşmek için gelenlere varılabilecek sonucu gösterebiliyorlar. İşte bu noktada yaşanabilecek tatminsizlik, karşılanamayacak yüksek beklentiler ve varılabilecek sonucun ortada olmasına rağmen, imkansızı isteme durumu, bizi plastik cerrahi ile psikiyatri arasındaki bağlantıyı sorgulamak için şu soruyu sormaya itti: Tıbben haklı hiçbir gerekçesi olmadığı halde tekrar tekrar ameliyat olmak istemek, kendinden hiçbir zaman memnun olmamak bir psikiyatrik bozukluk belirtisi midir?

“KENDİYLE BARIŞIK OLMAYAN İNSAN MUTSUZ OLUR”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Tosun, estetik ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi şöyle açıklıyor: “Sağlıklı olmak, fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak kendini iyi hissetme hali olarak tanımlanır. Bu yaklaşıma göre insanın sağlıklı ve mutlu olabilmesi için bedeniyle, kendi iç dünyasıyla ve çevresiyle barışık olması gerekir. Her şeyin başı sağlık deriz ama çoğu zaman sağlıklı olmanın mutlu olmak için yeterli olmadığına şahit oluruz. Para sıkıntısı olmayan, iyi bir sosyal çevrede yasayan, herkesin güzelliğine ya da yakışıklılığına hayran olduğu bir genç kız veya delikanlı ‘mutsuzluk acısı’ içinde kıvranırken, bir ayağı kısa olduğu için topallayarak yürüyen, sırtına çöp kutularından topladığı kağıt balyasını yüklenmiş, bir yandan kir pas içindeki eline aldığı bir elmayı çarpık dişleri ile ısırırken, bir yandan da şansı yaver gittiği için daha fazla toplayabildiği kağıtları satacağı yere doğru aceleyle giden ve çok mutlu olan genç kız ya da delikanlıları görürüz.

Anlarız ki her şey kişinin kendine ve çevresine nasıl bakağına, kendisi ve çevresini nasıl algıladığına bağlıdır. Estetik ve ruh sağlığı da böyledir. Her insan kendi bedenini güzel hissetmek ister ama güzelin ne olduğu da her insana göre değişir. Kendisi ile barışık olan ve dünyadaki milyarlarca kişiden farklı olmanın kendini orijinal kılan, kendine has özellik olduğunu düşünen kişi mutlu olurken, burnunu beğenmeyen, boyum neden böyle, kilom neden şöyle diye isyan eden kişiler mutsuz olurlar.”

Psikolojide ‘beden imajı’ denen, bedenimizle ilgili algılamalarımızın ve kendi bedenimize yüldediğimiz anlamın çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Tosun, bunun kendimizle banşık olup olmamamıza yol açabileceğini ifade ediyor. Beden imajındaki sorunların, bazen ortalamanın üzerinde güzelliğe sahip bir kadının yüzündeki çok önemsiz yara izini abartılı bir kusur olarak algılayıp utanmasına yol açabileceğini ve ruh sağlığını bozabileceğim anlatıyor.

DOKTOR BENİ BU FOTOĞRAFTAKİNE BENZET!

Kendinde fiziksel olarak bir yetersizlik gören ya da çevresi tarafından göze çarpan kusurlarından rahatsız olan kişi, bunun düzeltilmesini isteyebilir. Gerek plastik cerrahlar gerekse de psikiyatrlar, bunun normal bir davranış olduğu konusunda hemfikirler. Ancak bizim için sorgulamayı gerektiren konu, estetik ameliyatlara doymamanın ve elinde ünlülerin fotoğrafıyla plastik cerraha başvurup onun gibi olmak istemenin ruhsal bir hastalık belirtisi olup olmadığı. “Başkası gibi olmak ya da başkasına benzemek için ameliyat olma isteğinin sağlıksız bir yaklaşım olduğunda tereddüt yoktur” diyor Prof. Dr. Tosun. “Plastik cerrahların bu tip isteklerle basa çıkması da mümkün değildir. Çünkü büyük ihtimalle o kişi, ameliyatın sonucundan memnun olmayacak ve yeni bir ameliyat isteyecek ya da doktorunu suçlayacaktır.”

“AMELİYAT EDİLMEYECEK HASTA DIŞ GÖRÜNÜŞÜNDEN BELLİDİR”

Estetik cerrahi uzmanları, elinde fotoğrafla gelen hastayı diğer hastalardan daha iyi analiz etmek gerektiğine inanıyorlar. Meme, ardından karın, daha sonra yüz operasyonu gibi sonu gelmeyen isteklerle gelen ve fotoğrafta gösterdiği uzvun aynısı yapılsa bile memnun olmayan hastaları önceden fark eden ve bu gruptaki hastaları ameliyat etmemeyi tercih eden uzmanlar, “Bunun dışında ruh sağlığı yerinde, ne istediğini bilen insan görüntüsü olan ve derinlerdeki problemi çok kolay algılayamadığımız bir hasta grubunu nazik bir şekilde psikiyatriste yönlendirmeye çalışıyoruz” diyorlar. Bu tip hastaları tecrübelerine dayanarak, dış görünüşünden, konuşmasından, oturup kalkmasından, hatta kapıdan içeri girişinden bile anlayabildiğini anlatan uzmanlar, özgüveni düşük, anksiyetesi yüksek, paranoyak ve korkak bir kişiliği olan ya da prosedürü çok sorgulayan ve beklentisi çok yüksek olan hastaları, ameliyat etmekten kaçınılan hasta grubu olduğunu vurguluyorlar.

“SİZİ AMELİYAT .. EDEMEM ÇÜNKÜ “

Plastik cerrahların bariz ruhsal sorunları olan kişileri tanımakta zorlanmadıklarını söyleyen psikiyatrist Musa Tosun, “Zorluk, normal görünümde olan kişilerin, normale benzeyen isteklerini değerlendirmede yaşanır. Bu konuda dikkatli olunması ve en küçük tereddüt hasıl olduğunda psikolojik değerlendirmeye öncelik verilmesi gerekir” diyor.

Uzmanlar, kendisine estetik ameliyatı olmak için gelen hastasını psikiyatra yönlendirmesi gerektiğini fark ettiğinde, anlatmak için izlediği yöntemi şöyle ifade ediyor: “Gerçekten psikolojik sorunu olduğunu düşündüğüm insana onu ameliyat etmeyi reddetmeyi dolaylı olarak anlatırsam olmaz. ‘Sizi ameliyat etmek istemiyorum çünkü siz en iyi ameliyat neticesinden de memnun kalmazsınız. Çünkü sizin beden dismorfik bozukluğunuz, yani vücut algınızda bir bozukluk var. Sizi bir psikiyatriste yönlendireceğim. Eğer psikiyatrist arkadaşım benim yanıldığımı söylerse sizi seve seve kabul edeceğim’ diyoruz.”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Cetinkale de estetik ameliyat için gelip, olmayacak istekte bulunan kişileri zaman zaman psikiyatrik konsültasyona gönderdiklerini vurguluyor ve bir örnek
veriyor: “Boşanmış ya da boşanma aşamasında olan biri gelip estetik ameliyat olmak istiyorum diyor. Sosyal durumunu bilmiyorsunuz ama gerginliğinden, ifadelerinden neyi istediğini ifade etmesindeki güçlükten başka problemlerin var olduğunu algılayabiliyorsunuz.” Prof. Dr. Çetinkale’nin bu tip hastalar için uyguladığı yöntem, onlara gerçekten bu ameliyatı isteyip istemediklerini düşünmeleri için belli bir süre vermek Pek çok kişinin bu zaman zarfında fikrinin değiştiğini belirten Prof. Dr. Cetinkale, ısrar edenleri ise psikiyatrik yardım için psikiyatriste yönlendirdiğini vurguluyor.

HAYALİ KUSUR YARATMA HASTALIĞI

Tıp, genellikle ergenlikle başlayan ve kişinin bedeniyle ilgili hayali bir kusur yaratmasına dayanan ‘dismorfobi’ ya da ‘beden dismorfobik bozukluğu’nun, tedavi edilmesi gereken, psikiyatrik bir hastalık olduğunu açıklıyor. ABD nüfusunun yüzde birinde rastlanan bu hastalık, genellikle gizli kalan bir hastalık olarak tanımlanıyor.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç Dr. Hakan Atalay. bu hastaların sıklıkla aşırı aynaya bakma veya fark edilen kusuru saklama girişimleri olduğunu anlatıyor. “Dismorfobili hastalar, kırışıklıklar, yara izleri, damar lekeleri, ten rengindeki solukluk veya kızarıklık, ödem, akne veya diğer lezyonlar, yüzde asimetri veya orantısızlık, saçın inceliği veya yüzdeki aşırı kıllanma gibi yüz ve baştaki hayali veya abartılmış kusurları olduğunu düşünürler. Hastaların hemen hemen tümü sosyal ve mesleki ortamlardan kaçınırlar. Hatta abartılmış kusurları nedeniyle alaya alınma endişeleri yüzünden evden çıkamaz hale gelirler” diyor.

GÖRÜNMEMEK İÇİN İSTİFA BİLE EDERLER

Bu hastaların beşte birinde intihar eğilimi görüldüğünü ifade eden Dr. Atalay, kimlerde dismorfobi görüldüğünü şöyle açıklıyor “Çoğu zaman bekar veya boşanmış kişilerdir. Toplumsal becerileri eksiktir, ilişkilerinden memnun değildirler. Birçoğunun kendilik imgesi kötüdür ve beden imgesinde bir değişikliğin kendilerine verdikleri değeri artıracağına ve hayatlarını belirgin bir şekilde düzelteceğine inanırlar. Kendilerini başkalarıyla kıyaslarlar ve gerek aileden, arkadaşlardan gerekse de hekimlerden görünüşlerine dair sürekli güvenceye ihtiyaç duyarlar. Bu hastalar genellikle obsesif, utangaç, çekingen karakterdedirler. Bedenleri ile ilgili eleştirilere fazla duyarlıdırlar. Eğer bozukluk ergenlikte başlarsa, daha az arkadaş ve sevgili edinirler. Yaşıtlarından uzaklaşırlar. Bazı kişiler kusurlarını ayrıntılı inceleyebilmek için büyüteç kullanır ve aşırı kendine bakım davranışı sergileyebilirler. Ciddi olgularda, bireyler görünmemek için evlerini sadece gece terk edebilir veya tamamen eve kapanabilirler. İşlerinden istifa edebilir, okuldan ayrılabilir veya gizlenme girişimi nedeniyle kapasitelerinin altında çalışabilirler.”

PSİKİYATRİK VAKALAR PLASTİK CERRAHA BAŞVURABİLİYOR

Medicalpark Bahçelievler Hastanesi’nden Psikolog Şebnem Turhan, “Kişinin başkalarına göre normal olmasına karşın çirkin, kusurlu, bozuk bir organa sahip olduğunu düşünmesi ve bu düşüncenin kişinin toplumsal ve mesleki alanında bozulmaya neden olması” olarak tanımladığı beden dismorfik hastalığında; depresyon ve anksiyete bozukluğunun da bir arada görğlebileceğini vurguluyor. “Hastalığın sebebi net olarak bilinmemesine karşın sosyal öğretiler, arkadaş etkisi, bedeninden hoşnut olmama, mükemmeliyetçi kişilik yapısı, ruhsal bir rahatsızlığa sahip olma, ailevi sorunlar gibi unsurlar sayılabilir. Bu kişilerin ilk başvurdukları basamak estetik cerrahlardır” diyor.

Prof. Dr. Musa Tosun bu noktada ilk dikkat edilecek hususu, estetik ameliyat isteğinin rasyonel olup olmadığına bakmak olarak açıklıyor. Boy kısalığından şikayetle bunu uzatmak için tıbbi açıdan mahzurlu önerilerle gelen, boyu çok uzun olduğu ve her yerde dikkat çektiği için bacaklarını kestirip boyunu kısaltmak isteyen, yüzünde ancak yakından dikkatlice bakıldığında görülebilecek çok küçük sivilce izlerinin yok edilmesini istenenler gibi aslında çok ciddi psikiyatrik hastalıklar sebebiyle plastik cerraha başvuranların sayısı az değildir” diyor. Tedavi biçimini, bu tip vakaların önce risikolojik değerlendirmeden, ardından psikiyatrik tedavi, ilaç tedavisi ve pisikoterapiden geçirilmesi olarak açıklayan Prof Dr Tasuna göre, bunlar yapılmaz ve hastalar ameliyat edilmeye kalkışılırsa, sonuçta ne hasta, ne doktor ne de hastanın çevresi mutlu olabilir.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/estetik-psikolojisi.html > Estetik Psikolojisi

Kansere Neden Olabilen Bitkiler

Mart 30th, 2010 by admin

Kansere Neden Olabilen Bitkiler

Soyanın içinde bulunan östrojen hormonuna benzer nitelikteki  maddelerin östrojene bağlı olarak gelişmesi meme ve endometrium kanserlerine yol açabilmesi yüksek.

kansere neden olan bitki

kansere neden olan bitki

Vitamin Kullanımına Dikkat Edilmeli

Prof. Dr. İsmail Çelik; bitki, meyve ve sebzelerin bilinçsiz olarak tüketiminin yarardan çok zarar vererek, çeşitli organlarda hasara kadar gidebileceğini ya da kanserden farklı  hastalıkların oluşmasına ortam hazırlayabileceğini belirtti.

‘ACS’nin açıklamasına göre kanserden korunmak amaçlı  geçerli olan beslenme şekli, gün içerisinde en az 5 porsiyon meyve ve sebze içeren, yağ oranı düşük lif oranı yüksek diyet ve kırmızı etin haftada birden fazla yenmemesi gerektiği şeklindedir.

Kanser Riskine Karşı Uyarılar

Kanser hastalarına önerilen bol bol soya tüketin tavsiyesi doğru değildir. Çünkü soyanın içerisinde östrojen hormonuna benzer nitelikteki maddeler, yüksek derecede alındığı halde östrojene bağlı olarak gelişen meme ve endometrium kanserlerine yol açabiliyor.

Kaynak:
Kansere Neden Olabilen Bitkiler

Göz Çevresi Sorunları

Mart 30th, 2010 by admin

göz çevresi

Göz ve çevresi en hızlı yaşlanan bölgedir. Çünkü mimik kasları ağız ve göz çevresinde daha yoğun bulunur. Bu kaslar en yoğun kullandığımız kaslardır. Farkında olmadan konuşurken, gülerken, kızarken, ağlarken, şaşırırken, yemek yerken vb. sürekli kullanırız. Ama özellikle göz bozukluğu ya da yoğun gün ışığı altında rahat görebilmek için gözlerimizi kıstığımızda göz çevresindeki kırışıklıklar meydana çıkabilir. Bu kırışıklıkları 30′lu yaşlara kadar kası örten cilt kamufle eder. Ama cilt zayıf ve elastikiyetini kaybetmiş hatlardan kırışmaya başlar. Yıllar geçtikçe kırışıklıklar artar ve yenileri eklenir. Daha sonra göz çevresindeki mimik kaslarda deformasyon ve sarkma, göz çukuruz içindeki yağ dokusunda fıtıklaşma ve en sonunda kaş ve elmacık kemikleri üzeri cilt ve yağ dokusunda aşağıya kayma olur. Daha sonra göz kapaklan düşer ve kişi etrafını daha rahat görebilmek için kaşlarını kaldırır. Fakat bu kez de alın kırışabilir. Bu problemler elbette estetik operasyonlarla son derece iyi sonuçlar ile yok ediliyor.

Göz ve çevresinde var olan sorunların estetik ile ilgili çözümü

Göz çevresindeki sorunlar hangi yaşlarda başlıyor?

Hastalar sıklıkla 30′lu yaşlarda ince kırışıklıklar nedeniyle bize başvuruda bulunuyorlar. Biz öncelikle hastalarımıza eğer kullanıyorlarsa alkol ve sigaranın cilt yıpranmasındaki etkilerini anlatıyoruz. Çünkü kılcal damar ağı en çok cilt içinde bulunuyor ve tek bir sigara bile buradaki kan akışım bozabiliyor. Gücü tükenen cilt daha kolay kırışır. 30 yaş grubuna en çok botoks uyguluyoruz. Botoks, kırışma tedavisinde çok başarılı ancak yaşlanma kırışmadan ibaret değil. Zamanla yağ fıtıkları, kas ve ciltte aşağı kayma, kaşlarda düşme, gözaltlarında çökme ve kemiğin ortaya çıkması gibi yanaklara varan çökme olabiliyor. Bunların hiçbirine botoksun bir faydası yok. Bu durumların hemen hemen hepsini ameliyatla düzeltiyoruz.

Göz çevresinin yaşlanmasına neden olan faktörler neler?

Göz kapakları yaşlanmanın en fazla kendini gösterdiği ve dikkat çektiği yer. Yapısı gereği hem çok hareketli hem de çok ince derili olan göz kapaklarında cilt kırışması ilerleyen yaşlarda neredeyse kaçınılmaz. Çevresinde başlayan bütün sarkmalar ve gevşemeler de göz kapaklanın etkiliyor. Alın, yaş ilerledikçe aşağı doğru iniyor. Alınla birlikte kaşlar da üst göz kapaklarının üzerine düşmeye başlıyor. Gözler böyle bir yükü kaldıramayınca göz kapakları aşağıya doğru kaymaya başlıyor. Göz küresini çevreleyen, ona destek sağlayan yağ torbalarını alt göz kapaklarından aynan bir zar var. Bu elastik bir zar ve bir bariyer görevi görüyor, ilerleyen yaş ile bu zar gevşiyor ve yağ torbalarının yükünü taşıyamaz hale geliyor. Böylece yağlar dışarıya doğru taşıyorlar ve biz bunları ‘göz torbalan’ olarak görüyoruz. Göz kapaklarının derisi vücuttaki en ince deri.

Ayrıca alındaki çok hareketli kaslara yapışıktır. Dolayısıyla her göz hareketinde göz derisi biraz daha kırışıyor ve sarkıyor. Göz kenarlarında ‘kazayağı’ denilen yan kırışıklıklar buna bir örnek. Gözaltında yanakların üst sınırında derin bir oyuk ortaya çıkıyor. Bu yanakların aşağı sarkmasından kaynaklanıyor. Standart göz kapağı ameliyatlarında göz kapağı derisi, deri altındaki ince kas tabakası ve göz torbalanın dolduran yağlar alınır. Bu çok sık yapılan bir ameliyat obuasına rağmen genellikle hastalarda hayal kırıklığı yaratır. Bunun nedeni yukarıda saydığım temel sorunların bir kısmının ameliyat edilen dokulara değil, yanaklar ve alın gibi komşu başka yapılara ait olması. Örneğin üst göz kapaklarındaki yığılmanın büyük miktarı aşağı sarkmış kaşlardan gelir.

Şu ana kadar yapılan yöntemlerden farklı olarak yeni yöntemler bulunuyor mu?

Göz kapaklarına yaklaşımımızda son yıllarda ciddi bir değişiklik oldu. Standart olarak son 30 yıldır yapılan ameliyat tekniklerinin birçok yetersizliği ve problemi olduğu fark edildi. Artık ‘yağ torbalarını almak’ gibi girişimlerin gereksiz olduğu tartışılıyor. Beklentilerimiz sadece ‘torbasız’ göz kapaklan oluşturmaktan öteye geçti ve yüzü bir bütün olarak değerlendirmeyi tercih ediyoruz. Bu bölge için uyguladığımız yöntemde adım adım neler yaptığımızı özetlersek; öncelikle gözünüzün alanda yanağınıza inen derin bir çukur varsa bu çukur mutlaka doldurulmalı. Standart alt göz kapağı ameliyatları bu sorumu çözmez, hatta daha derinleştirebilir. Bu çukur gözaltı torbalanın oluşturan yağların aşağı doğru yayılması ve yanakların yukarı kaldırılması ile giderilmeli. Bu şekilde elmacık kemiklerinden alt göz kapaklarına doğru uzanan kesintisiz dümdüz bir yüzey oluşmalı.

Bu, genç ve diri gözükmek için olmazsa olmaz bir kural. Yanaklarımızda ciddi bir sarkıklık varsa bu mutlaka düzeltilmeli. Bunun için endoskopik tekniklerden yararlanmak ve yanakları kaldırmak ya da alt göz kapağı ameliyatı şuasında orta yüzü yukarıya almak mümkün. Üst göz kapağı için alın mutlaka değerlendirilmeli. Eğer alnınız ve kaşlarınız gözlerinizin üzerine yığılmışsa önce bunlar düzeltilmeli, şaka germe (temporal lifting) ile kaşlar doğru konuma alınmalı. Daha sonra üst göz kapağında hala sarkma varsa bu tedavi edilmeli. Kaz ayaklan da şakak bölgesindeki sarkmadan ortaya çıkar ve şakak germe ile büyük ölçüde ortadan kalkar. Her iki göz kapağında da bu saydığım sonullar giderildikten sonra sadece kas ve deri fazlalıklarını almak yeterli olur.

Neden göz kapağı ameliyatı ile diğer ameliyatları birlikte yapmak gerekiyor?

Çünkü yaşlanmaya hep bir bütün olarak yaklaşmak gerekiyor. Göz kapaklan genellikle başka bölgelerin problemlerini de üzerlerinde taşıyorlar. Eğer bu problemleri ayrı ayrı görüp düzeltmezsek, tek başına göz kapaklan sadece yüze hafif bir aydınlık verecektir. Örneğin alın ve kaşlar aşağıya sarkmış ise, sadece üst göz kapaklanın düzeltmek hemen hemen hiçbir fark yaratmaz.

Göz torbalarım dolduran yağlar yaşlanmayla mı artıyor?

Bu yağlar aslında artmıyor. Sorun önlerindeki bariyer dokuların zayıflamasında.

Operasyondan sonra hastayı neler bekliyor?

Bu küçük sayılacak bir ameliyat olmasına rağmen göz kapaklan çok kolay şişer. Bu yüzden kişinin bir hafta kadar sosyal hayata katılmayacak şekilde kendini organize etmesi gerekiyor. Bu ağrılı bir ameliyat değil. Hastanın hastanede yatmasına gerek yoktur. Hastanın gözleri de ameliyattan sonra açık olacaktır. Sadece göz kapaklarında ince bantlar bulunuyor.

Operasyon sonrası bir komplikasyon söz konusu mu?

Enfeksiyon göz kapaklarında çok nadirdir. Ancak kanama korkulan bir komplikasyon olabilir. Göz derisi altına bir miktar kanama olması normaldir. Bu gözde morluk şeklinde gözükür ve hemen hemen bütün göz kapağı ameliyatlarında karşılaşılır. Ancak göz torbalarının alındığı durumlarda bu yağlan besleyen damarlarda oluşacak bir kanama göz arkasında görme sinirine baskı yapabilir. Bu da görme kusurlarına ve körlüğe dahi yol açabilir. Bu, çok nadir bir komplikasyon da olsa literatürde böyle durumlar bildirilmiştir. En korkulan ve nispeten sık görülen komplikasyon ise alt göz kapağında aşağı doğru çekilme olmasıdır. Bu olasılık ikinci kez ameliyat olan hastalarda artar. Sorun genellikle göz derisinin gereğinden fazla alınmasıdır ve tedavisi de eksik derilerin yerine konmasıdır. Bunun için üst göz kapağından deri almak gerekebilir. Bu ameliyat sırasında gözün saydam tabakasına zarar verilme ihtimali de var. Bu insana olmayacak bir şey gibi gelse de ameliyatın sivri ve keskin aletler ile göze çok yakın yapıldığını ve az da olsa bir riskin her zaman olabileceğini düşünmekte fayda var.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/goz-cevresi-sorunlari.html > Göz Çevresi Sorunları

Çocuklarda diş sağlığı ve beslenme

Mart 30th, 2010 by admin

Sağlıklı beslenme çocuğunuzun büyüme ve gelişimi için gerekli tüm gıdaların dengeli bir şekilde alınması demektir

Dengeli beslenme tanımı çocuğunuzun sebze balık ve yumurta gibi ana besin gruplarını düzenli bir şekilde tüketmesi ile mümkün olmaktadır

Çocuğun beslenme şekli onun diş sağlığını nasıl etkileyebilir?

Dengeli beslenme çocuğunuzun genel vücut gelişimini etkilediği gibi onun diş/dişeti gelişiminde de çok önemli rol oynamaktadır. Konu hakkında estetik cerrah uzmanları çok dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.. Örneğin karbonhidrattan zengin beslenme düzenine sahip bir çocuk diş çürüklerinin oluşumu açısından risk altındadır

bebeklerde diş sağlığı

Çocuğun beslenmesi diş sağlığı açısından güvenli hale nasıl getirebilir

ilk yapılması gereken şey dengeli beslenme olacaktır Daha sonra yapılacak şey; çocuğunuzun şeker veya nişasta içeren gıdaları hangi sıklıkla tükettiğinin tespiti olacaktır Nişasta içeren gıdalar; ekmek içersinde şeker ihtiva etmektedir Örneğin meyveler ve süt ürünleri gibi son derece besleyici gıdalarda bile değişik yoğunlukta şeker bulunmaktadır.

Dengeli beslenme çocuğun Fluorid ihtiyacını da karşılayabilecek mi?

Dengeli beslenme her zaman çocuğunuz için gerekli Fluorid ihtiyacını karşılayamayabilir Eğer çocuğunuz bir pedodontist gözetiminde ise; çocuğunuzun diş çürüklerinden korunması için ihtiyacı olan Fluorid’in hangi yolla alınması konusunda sizi yönlendirecektir

Kaynak:
Çocuklarda diş sağlığı ve beslenme

Sivilce neden oluşur ve tedavisi nedir?

Mart 30th, 2010 by admin

Sivilce neden oluşur ve tedavisi nedir?

Sivilce neden çıkar?

Sivilce için açıklayıcı örnek vermek gerekir ise; İçinden yağ geçen bir borucuk düşünelim ve bunun 10g’a kadar limiti olsun limiti aşıldığında borucuk patlayarak dağılır ve buna biz sivilce adı veririz.

Sivilce için illa dışardan bir mikrop gerekmez vücudumuzda bulunan bir hormon bunu kendi kendini yaratabilir bunun nedeni borucuktan çıkan yağ parçalarının dağılmasını önlemek ve borucuğu tedavi etmektir.

Bu konuda en çok bilinen yanlışlardan bir takım kozmetik ürünlerin yağ kanallarının içine girerek mikropları öldürme gibi bir yanılgının oluşudur kozmetik ürünlerin mikropları öldürme gibi bir etkisi yoktur. Sağlıklı ve kesin bir sonuç için mutlaka bir dermatologa görünmenizi öneriyoruz.

Sivilceyi Sıkmak/Patlatmak doğrumudur?

Sivilceleri sıkmak doğru bir tedavi yöntemi değildir. Sivilce sıkıldığında yağlanma diğer dokulara yayılmasına yol açar buda ciltte kalıcı bir iz bırakabilir.Bu izlerin tedavisi ileri lazer teknolojisi ile aşılmaktadır bunun için bir dermatologa gitmenizi tavsiye ediyoruz.

Sivilce oluşumunda stres’in önemi nedir?

Stres ciltte yağlanmaya sebep olduğundan sivilcerinde artmasına sebep olacaktır.

Sivilce oluşumunda temizliğin önemi nedir ve sivilceler nasıl geçer ?

Daha öncede belirdiğim gibi sivilcenin oluşum sebebi yağlanmadır. Yüzümüzü çok fazla yıkamak yağlanmayı azaltmaz.

Yapılması gereken cildi kuruttuğu için sabun benzeri temizleyiciler kullanmaktır. Nemlendirici, fondöten, pudra gibi kozmetik ürünler kullanılacak ise mutlaka nemsiz olan ürünlerinden kullanılmalı.

Kaynak:
Sivilce neden oluşur ve tedavisi nedir?

Sağlığınız İçin Boya Badana Seçimi

Mart 30th, 2010 by admin

Bir çok ortama gireriz bazı yerler sıkıcı bazı yerler küçük olmasına rağmen bize sakin ve yumuşak bir hava verir. Bunların nedenlerinden biri de boyadır. Boyalar ev veya herhangi bir yerin hangi havayı vereceğini etkiler.

Bunun için boya badana işlemine önem vermek sizin için iyi olacaktır. Boya yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var bunları sizlere tekrar hatırlatalım; Tabiki boyacınız bilir ancak hatırlatmada fayda var ;

Öncelikle boyalar iyi karıştırılmalıdır. Boya işlemi ince katlar halinde yapılmalıdır.

Boya yapılacak yüzeyin iyice temizlenmesi ve mimari hatalarının giderilmesi gerekmektedir. Badana işlemini bu maddelere dikkat ederek yapmanız daha iyi olacaktır. Ayrıca bazı kişiler renk seçiminde zorlanmaktadır.

ve sonradan seçtikleri renkleri beğenmemektedirler. Bunun bir tek sebebi olabilir çünkü her renk bazı ortamlara uymayabilir.

Örneğin canlı renklerin yemek ve çocuk odasına boyanması daha iyi olacaktır. Ben sakin ve yumuşak bir hava seviyorum diyorsanız mavi, yeşil, mor gibi renkler iyi gelecektir. Kırmızı, turuncu, sarı, pembe gibi renkler hareketli ortamlarda iyi gidecektir.

Kaynak:
Sağlığınız İçin Boya Badana Seçimi

Şok Diyet Listeleri

Mart 30th, 2010 by admin

Şok Diyet

Bir çok bayan fazla kilolarından dert yakınmaktadır. Çünkü bu durum onlar için hem sağlık hem de fiziksel olarak sorunlar çıkarmaktadır. Bir çok Diyet Listesi denemiş olabilirsiniz ancak unutmamanız gereken bir şey var çevrenizden duyduğunuz diyet listeleri sizin bünyeniz için uygun olmayabilir.

Televizyonlar da duyuyoruz şu sanatçı böyle zayıfladı, magazin haberlerinde zayıflamak için kesin çözüm Sok Diyet listesi diye. Bütün bunlar tek bir kişide denenmiş olabilir ve o kişi ile kilolarınız vücudunuzun dengesi eşit değildir.

şok diyet listesi

şok diyet listesi

Örnek verecek olursak sizin bünyenizdeki yeterli kilo oranı ile zayıflama oranı arasında düzen kurulmalıdır. Ve o diyet listeleri o kişilerin vücuduna göre kurulmuştur. O 10 kilo fazladır ve kolay yoldan verebilir sizin az daha fazladır başka yöntemler ve çözümler ile denemeniz gerekir.

Öncelikle bir uzman hekime başvurmanız daha sağlıklı bir yöntem olacaktır. Onlar size gerekli tetkikleri uygulayarak çözümleri ortaya koyar. Ve uyguladıkları Diyet yöntemi ile kolayca ve düzenli olarak kilo verirsiniz sonradan çıkacak sağlık sorunlarını da engellemiş olursunuz.

Kaynak:
Şok Diyet Listeleri

Zayıflama ilaçları

Mart 30th, 2010 by admin

Zayıflama ilaçlarının kimyevi maddenin ölümcül olabilme nedeniyle  sağlık bakanlığından onaylı olması çok büyük bir önem taşıyor.

Çoğu ilaç  bitkisel damgası vurup satış yapıyor fakat bu ilaçlarının bitkisel olanları ve sağlık bakanlığı kontrolünden geçirilmiş olması fiyata yüklü artırdığından ekonomik durumu kötü fakat zayıflamak isteyen bireyler ucuz maliyetli ilaçlara yönelerek aslında çok büyük bir riski satın aldığından farkında değiller.

Çünkü bu tür ilaçlar beyindeki iştah hormonunu azaltıcı bir madde olan sibutramin kullanıyor ve bu hormonun doğru ayarlanmaması yani yüksek dozda kullanılması ölümcül oluyor.

Zayıflama ilaçlarının diğer dezavantajları ise yan etkileri. Genel olarak görülen yan etkiler şu şekilde; Baş Dönmesi, Nefes almakta zorlanma, Cinsel sorunlar, Ağız Kokusu, Tansiyon Yükselmesi, Ağız Kuruluğu, Kabızlık, Kalbin ritim bozukluğu ve kalp krizi riskini artırıyor.

Sağlıklı bir kilo verme ve yaşam için diyet ve egzersiz her zaman uzmanlar tarafından önerilen 2 olmazsa olmaz arasında yer alıyor.Eğer sizde gerçekten sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyor iseniz bir diyetisyen’e gitmenizi tavsiye ederiz.

Kaynak:
Zayıflama ilaçları

« Previous Entries