Gribi Atlatmanın Yolları

Aralık 31st, 2009 by admin

Gribi Atlatmanın ve Gribe Yakalanmamanın Yolları

Gribe ve nezleye yakalanmamak için basit ama etkili yollarla sağlığınızı koruyabilirsiniz.Henüz gribin bilinen kesin bir çözümü yok.Bu yüzden hastalanmamak tamamen size kalıyor.

Gribi Atlatmanın Yolları

Gribi Atlatmanın Yolları

Basit ancak etkili yöntemlerden bahsetmişken size vereceğimiz 12 öenri işinize yarayacaktır.

1)Hapşururken ya da öksürürken elinizle ağzınızı kapatmayın.Çünkü elinize yapışan mikrop veya virüsler kolay temizlenmezler.Bu da hastalığın bir başkasına geçmesini kolaylaştırır.Mümkün olduğu kadar kağıt mendil kullanın ve kullandıktan sonra hemen atın.

2)Ellerinizin temizliğine dikkat edin.Çoğu virüs dokunma ile geçer.Grip olan birinin telefon,mutfak eşyası veya herhangi bir şeye dokunması yeterli olacaktır.Bu mikroplar günlerce hatta haftalarca yaşayabilmekteler.Yani eşyalarınıza dokununcaya kadar o virüsler orada olacaklardır.Bu yüzden ellerini her fırsatta yıkayın.Yıkayamadığınız durumlarda alkol içerikli temizleyiciler ve ellerinizi ovuşturmak işe yarayacaktır.

3)Grip virüsü vücuda ağız,burun veya gözden girebilir.Bu yüzden gripseniz yada girip birinin yanındaysanız kesinlikle yüze dokunmayın.

4)Merkezi sistemle ısıtma sağlanan yerlerden dışarı çıktığınızda vücudunuz daha dirençsiz olur ve hastalığa yakalanırsınız.Soğuk havalarda içeride kalan insanlar aynı havayı sürekli tenefüs ettikleri için virüslere maruz kalırlar.Bunun için hava almayı ihmal etmeyin.

5)İçebildiğiniz kadar su için.Bol bol su tüketmek vücudunuzdaki virüslerin temizlenmesini sağlar.Günde iki buçuk litre su için uyarılarına uymuyorsanız en azından içebildiğiniz kadar için.Vücudunuzun yeterince su aldığını idrarınızdan anlayabilirsiniz.İdrarınız açık sarıysa yeterli koyu sarıysa daha çok su tüketmeniz gerekiyor demektir.

6)Saunaya girin.Araştırmaların sonucu şunu gösteriyorki haftada iki kere saunaya giren insanlar diğer insanlara göre daha az hastalanıyorlar.

7)Egzersiz yapmaya özen gösterin.Egzersiz kalbin kan pompalamasını hızlandırır.Böylece hızlı nefes almaya başlarsınız.Bu da akciğerlere oksijenin hızlı taşınmasını sağlar.Dolayısıyla vücut ısısı artar ve terleme olur.Hücrelerde bulunan virüsler doğal olarak ölürler.

8)Bol bol meyve ve sebze tüketin.Meyveler ve sebzeler metabolizmayı güçlendirir.Vitamin ilaçları kullanmaktansa koyu yeşil,sarı ve kırmızı meyveleri ve sebzeleri tüketmeye özen gösterin.

9)Sigaradan uzak durun.Sigaranın bağışıklık sistemini zayıflatması hastalığa yakalanma olasılığını daha çok güçlendiriyor.

10)Alkolden uzak durun.Alkol tüketimi bağışıklık sistemini zayıflatır ve kişiyi hastalığa hazırlar.Ayrıca alkol vücudu susuz bırakır.Bu yüzden alkol kullananların sıvı tüketimine dikkat etmeleri gerekiyor.

11)Yoğurdu sofranızdan eksik etmeyin.Günde 1 kase yoğurt yemeniz  grip ve soğuk algınlığı riskini %25 azaltıyor.Ayrıca yoğurtta bulunan bakteriler bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

12)Rahatlayın ve sakinleşin.Kendinize ayıracağınız 30 dakika hastalıklara karşı koruyacak kalkanı oluşturacaktır.Rahatlama vücudun virüslere karşı hareket mekanızmasını güçlendiriyor ve kan akışını hızlandırıyor.

Kaynak:
Gribi Atlatmanın Yolları

Kanserde Meme Kaybı Korkusu

Aralık 30th, 2009 by admin

Bu yazımızda biz erkeklerin dayanağı, destekçisi, varolma nedeni kadınlarımızı daha fazla ilgilendiren bir konuyu işleyelim istiyoruz. Kadınlarımızın korkulu rüyası olmasına karşın, bu yönüyle hayat kurtarıcı özellik kazanan meme kanseri bu yazımızın ana başlığını oluşturuyor. Kadınlarımız, meme kanseri korkusu içerisinde doğruyu bularak düzenli kontrole gidiyorlar ve bu sayede olası bir kanser durumunda erken tanı konulması ve normal yaşam sürelerini sürdürebilme şansını yakalıyorlar. Üstelik bugun uyguladığımız tekniklerle aynı seansta aldığımız memenin yerine protez ve benzeri uygulamalar ile yeni meme yapıyor ve hasta ameliyat sonunda memesini kaybetmeden ideal tedavisini olabiliyor.

Bugün dünyada yaygın olarak kullanılan bu onkoplastik cerrahi tekniğini estetik cerrahi uzmanı arkadaşımızla beraber burad İzmir’de uygulayabilmek meme kanseri cerrahisinde elimizi daha güçlü hale getiriyor.

Hem kadın hem erkekte görülebilen meme kanseri %8′lik oranıyla kadınların en sık yakalandığı kanserdir. Meme, kadınlardaki süt bezlerinde ve bu bezlerdeki sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşan sekonder seks karakteri olan bir organdır. Kanser, bu memenin kanallarında veya bezlerinden gelişebilir. Bunu duktal veya lobüler deyimiyle ayırırız. Meme kanserinin ilk bulgusu kitle oluşmadan önceki atipik duktal hiperplazi dediğimiz, meme kanalının içini döşeyen epitel tabakanın normal dışı çoğalmasıdır. Ardından korsinoma insitu dediğimiz dönem gelir ve daha sonra kitle oluşur. Kitlenin oluşmasının onlarca yıl alabileceği bilinmektedir. Ancak bugun kabul ettiğimiz meme kanserinde 1 cm lik boyuta ulaşmasını kabaca 2 yıl sürdüğüdür.

Ama bilinmelidir ki bu olmazsa olmaz bir kural değildir. Bu kitle, kanalın içinde oluşup yan dokulara doğru hareketlendiğinde kan damarlarını ve lenf kanallarını içine alarak bu yolla yayılmaya başlar. Bu sürede ortalama 2-3 yılın üzerindedir. Ancak bu da olmazsa olmaz bir kural değildir. 3-4 cm çapa geldiği halde lenf bezlerine yayılmayan meme kanserleri mevcuttur. Ama bir konuda duyarlı olmak gerekir ki, bu da kan damarlarını içine alan meme kanserinin yanlız meme ile sınırlı kalmayacağı gerçeğidir.

Dünyada 40 yaşın üzerinde daha sık görüldüğü bilinen meme kanserinin bugün daha erken yaşlarda eskiye oranla daha sıklıkla karşımıza çıktığını belirtmeden de geçemeyeceğim.

Yazımızın bu bölümünde bir noktayı açıklamak istiyorum. Başta da belirttiğim gibi hem erkek hem kadınlarda görülen meme kanserleri erkeklerde kadınlara göre son derece nadir olmasına karşın seyri açısından son derece tehlikelidir.

Meme kanseri ile ilgili sizleri en çok ilgilendiren konular eminim ki risk faktörleri ve meme takip prosedürleri ve ameliyat teknikleridir. İsterseniz önce risk faktörlerinden başlayalım;

Yaş: Yaş ilerlemesi meme kanseri riskini arttırmaktadır. 40 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri görülme oranı 40 yaş üstü kadınların dörtte biri kadardır. Bu nedenle 40 yaş üzeri kadınların periyodik olarak meme takipleri son derece önemlidir.

Ailede Meme Kanseri: Ailede birinci derece yakınlarda meme kanseri bulunan kadınların meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlara göre 2-3 kat daha fazladır. Bu nedenle birinci derece akrabalarında meme kanseri olan kadınlar genetik kontrolden geçirilmeli ve bu yönleriyel araştırılmalıdırlar.

Aktif Dönem Uzunluğu: Erken yaşlarda adet görmeye başlayıp, menopoza geç giren kadınlarda salgılanan östrojen miktarı ve süresi daha fazla olduğu için meme kanserine yakalanma riski göreceli olarak daha yüksektir. Ancak bu oran çok yüksek değildir.

Doğurganlık Yaşı: İlk çocuğunu 20′li yaşlarda doğuran kadınlra göre 30 yaş sonrası ilk doğumlarını yapan kadınlar 2 kat fazla risk altındadır.

Sosyoekonomik Seviye: Yapılan araştırmalar uygar batı toplumlarında meme kanserinin daha fazla görüldüğünü göstermiştir. Ülkemizde de sağlıklı bir veri olmamasına karşın bugün için kabul edilen, erken adet dönemine başlayan, geç evlenip geç yaşta çocuk sahibi olan uygar ve sosyokültürel seviyesi yüksek kadınların, iş stresi ve benzeri sosyal etkilerinde etkisiyle diğer kadınlara göre daha fazla risk altında olduğudur.

Östrojen Hormon Tedavisi: Menopoz dönemi için 10 yıldan fazla östrojen hormonu kullanan kadınlrda meme kanseri riski daha fazladır. Buna karşın bu dönemde kullanılan östrojen osteoporoz riskini azalttığından kullanımdan vazgeçilmesi yerine, düzenli genel cerrahi kontrolünde östrojen hormonu kullanımı önerilebilmektedir.

Bunların dışında, hepimizin dile getirdiği doğum kontrol hapı, alkol, sigara, şişmanlık gibi faktörlerin meme kanser riskini arttırdığına dair elimizde net bir bilgi yoktur. Ancak bunlardan bazılarının insan sağlığına olan zararı bu konunun dışındadır.

Yine bu konu ile bağlantılı olarak kesin veriler olmamasına karşın düzenli sporun (örneğin her gün 30-60 dk. tempolu yürüyüş), sağlıklı beslenmenin, şişmanlıktan korunmanın meme kanser riskini %30 oranında azalttığını ileri süren yayınlar vardır.

Sevgili Dostlar,

Bilmeliyiz ki bugun için bilinen, meme kanserinden korunma yöntemi olmadığıdır. Bu nedenle yapmanız gereken, olası bir durumda tanıyı erken koymaktır. Bunun içinde, düzenli doktor kontrolü ve kendi kendine muayene şeklinde iki grubu ele almalıyız.

kendi kendine muayene 20′li yaşlarda başlamalıdır. En az 3 ayda bir olmak üzere, adetin başlangıcından itibaren 5. ile 7. günler arasında, belden yukarısını soyarak önce ayna karşısında bir şekil bozukluğu olup olmadığına bakılmalı, daha sonra sırt üstü uzanarak, her meme ters taraftaki elle, elimizle kaburgalar arasındaki meme dokusu bir noktadan başlayarak, dairesel bir şekilde kontrol edilmelidir. Bu konuyla farklı dernek ve üniversite birimlerinin ve kliniklerin film, broşür, kitap gibi resimlerle açıklayıcı dökümanları vardır. Daha detaylı bilgilenme için bunlardan yararlanılmalıdır.

Memede ele gelen sertlik veya kitle varsa ve iki hafta içerisinde kaybolmuyorsa
Meme başından içeriye doğru bir çekilme olmussa
Meme derisinde kalınlaşma veya görüntü değişimi olmussa
Meme başında iyileşmeyen yaralar varsa
Meme başında koyu renkli akıntı varsa

Mutlaka genel bir cerrahi uzmanına başvurulmalıdır.

Düzenli doktor kontrolüne gelince;

Daha önce bahsettiğim risk gruplarından bir veya bir kaçına sahip olan kadınlar 30 yaşından, diğerleri ise 40 yaşından itibaren yılda bir kez genel cerrahi uzmanı tarafından meme muayenesi ile kontrol edilmelidir. Ancak genetik araştırmaları yapılan kadınlarda, mevcut bulgular nedeniyle daha önce takibe alınması gereken bir sonuç çıkmıssa doğaldır ki bu dikkate alınmalıdır.

Doktorun yaptığı bu muayeneler, bir USG (Ultrasonografi) tetkiki ile desteklenmelidirler. 40 yaşından sonra ise bu kontrollere, en yakın yılda bir defa olmak üzere mamografi eklenmelidir.

Yapılan bu kontroller sırasında saptanan mikrokalsifikasyon kümesi, kitle ve şüpheli yapılaşmalar ya takibe alınmalı ya da biopsi ile kesin tanı konulmalıdır. Ancak saptanan bir kist ise biopsi yapılmadan, bir iğne ile boşaltılıp alınan sıvı tetkike gönderilmelidir.

Ancak sert bir kitle ise, yani içinde sıvı yoksa katı bir doku varsa, mamografi, muayene ve USG bulguları ışığında bu kitle ya izleme ye alınmalı ya da yüksek bir riske sahipse çıkarılarak incelemesi yapılmalıdır. Bazen bu yüksek riskli alanlarda kitle oluşmayabilir. Ancak günümüzde bu alanlar özel tekniklerle işaretlenerek, gerektiğinde biopsi ileinceleme yapılmakta ve bu yolla meme kanseri tanısı çok erken safhalarda koyulabilmektedir.

Meme kanseri tanısı koyduğumuz hastalarda birinci öncelik meme dokusunun korunmasıdır. Bu nedenle, meme koruyucu cerrahi adı verdiğimiz farklı metotlar geliştirilmiştir. Ancak, memenin alınması bile söz konusu olsa, bu yüzyılda kanserin uygun olması durumunda aynı operasyon sırasında, bir estetik cerrahla beraber, meme alınarak farklı tekniklerle gerek protez ve gerekse hastanın kendi dokusunda meme yaparak hastayı operasyondan uyandığında meme kaybı psikolojisine sokmamak mümkündür. Çünkü yapılan çalışmalar göstermiştir ki, meme kanseri nedeniyle memesi alınan kadınların %85 hayatının kurtulduğuna olan inancı sağlanınca meme yokluğu psikozuna girmektedirler.

Unutmayalım ki; erken teşhisin hem hayati, hem fiziki yapımızı kurtardığı bu hastalıkta tek yapılmaması gerekn, bir şey bulurlar korkusu ile doktora gitmemekten kaçınmaktır. Korku hayatın negatif yüzüdür.

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/kanserde-meme-kaybi-korkusu.html > Kanserde Meme Kaybı Korkusu

Kış Dekorasyonu

Aralık 30th, 2009 by admin

Kış Dekorasyonu Hakkında Bilgiler

Yazın geride kaldığı şu günlerde mobilyalarında özel bakımdan geçme vakti geldi.Ahşap mobilya ve doğramaların ömrünü nası uzun tutabiliriz?

Kış Dekorasyonu

Kış Dekorasyonu

Yağmurlar ve serin havayla beraber sonbahar kapımızı çaldı.Dolayısıyla kışa sayılı günler kala mobilyalar yenileniyor ve bakımları yapılıyor.Dünyanın en büyük mobilya kenti MASKO soğuk kış günlerinde mobilyalarınızın bakımı ile ilgili sizlere bazı tüyolar veriyor.İşte o tüyolar;

1)Cilalı eşyalarınızın üzerinde oluşan çizikleri yok etmeniz mümkün.Kulak pamuğu ile çizik olan bölgeye yeniden cila sürbilir ve ardından başka bir kulak pamuğu ile üzerine 90 derecelik alkol sürebilirsiniz.Son olarakta cila kuruduktan sonra mobilyanın ahşap bölgelerine zeytinyağı sürebilirsiniz.

2)Mobilyalarınızı nemden uzak tutun.Nem ahşabın küflenmesine ve mantar oluşmasına neden olabilir.Bu yüzden mobilyalarınızı kuru ve havadar yerlerde saklayın.

3)İşlenmiş ağaçtan yapılmış bir mobilyaya sahipseniz bakımını kolaylaştıracak bir ipucu söyleyelim.Nemli şifon kumaş yardımı ile mobilyanızın temizliğini rahatlıkla yapabilirsiniz.

4)Deri koltuklarınızın ömrünü uzatmak için temiz bir bezle ve suyla temizlemek yeterli olacaktır.

5) Evlerde vazgeçilmez bir diğer eşya ise fiskoslardır.Fiskoslar genellikle hint hurması dalından yapılmaktadırlar.Temizliği için suyun içerisine keten yağı ekleyerek  bir bez yardımıyla silebilirsiniz.Bu tarz eşyaların iki hafta bir bakımların yapılması gerekmektedir.

6)Bahçe mobilyaları,kitaplıklar genellikle tik ağacı denilen bir ağaçtan yapılmaktadır.Yoğun bir biçimde kullandığımız bu mobilyaları özel temizleyicilerle temizledikten sonra özel yağı ile yağlayın.

7)Yaz aylarında genellikle yüzeylerde oluşan yemek yağları ve insan dolayı oluşan yağları mutlaka temizleyin.Bu tip yağlar mantar,küf ve bakteriyel oluşumunu tetikleyerek hoş olmayan bir görüntü oluşmasını sağlar.

Kaynak:
Kış Dekorasyonu

Kozmetik Ürünleri Tarihine Dikkat

Aralık 29th, 2009 by admin

Yıllarca saklanan son kullanma tarihi geçmiş ürünler sağlığınızı fena halde tehdit ediyor.Üstelik bu duruma sadece 4 kadından 1 tanesi dikkat ediyor.

”Kozmetik ürünlerini uzun süre kullanabileceğimiz ürünler olarak görmemeliyiz.” diyen güzellik uzmanı  Alexandra Richmond bayanları bu konuda uyarıyor.Sağlık açısından eski ürünler oldukça tehlikeli.Yiyecekler bozulduklarında nasıl zehirlenme riski taşıyorlarsa kozmetik ürünleri içinde aynı şey, söylemek mümkün.Tarihi geçmiş bir rimeli kullanmak kör olmanıza neden olabilir.

Kozmetik Ürünleri

Kozmetik Ürünleri

Genellikle kadınlar kozmetik ürünleri ne zaman aldıklarını unuturlar.Bu yüzden mutlaka bir yere yada üzerine aldığınız tarihi not edin.

Özellikle göz kalemleri,rujlar ve maskaralar bakteriler için mükemmel bir ortam oluşturuyorlar.Böylece enfeksiyon riski de artıyor.

Doğal ürünlerinde tarihlerine dikkat edilmesi gerekmektir.

Kozmetik ürünlerin kullanma süreleri;

Ruj 18 ay,

Allık 12-18 ay

Fondoten 6 ay

Maskara 3-6 ay

Göz kalemi 24 ay

Duş jeli 24 ay

Şampuan 24 ay

Likit eyeliner 3-6 ay

Göz farı 12 ay

Kaynak:
Kozmetik Ürünleri Tarihine Dikkat

Estetikte Kar/Zarar Hesabı

Aralık 29th, 2009 by admin

Kemerli değil düzgün bir burnun yıl sonu primine katkısı nedir? Biraz daha küçük bir basen kariyer merdiveninde kaç basamak atlatır? Liposuction’lı bir karın insanı yönteci yapar mı? Yanıtlarını uzmanlar verdi…

Türkiye iş dünyası yeni yeni tanışıyor olsa da kariyer estetiği, dünyada yaygın bir trend. Kariyer sahibi kişinin her zaman bakımlı olması gerektiği yolunda baskı giderek artıyor. Üstelik bu baskı sadece kadınlara yönelik değil, erkeklerde nasibini bundan alıyor. Türkiye’nin önde gelen plastik cerrahilerinden aldığımız bilgilere göre, estetiğe başvuran kişilerin yüzde 48,22 sini meslek sahibi erkekler oluşturuyor. İş hayatına yeni atılma dönemi olan 25′li yaşlarda küçük dokunuşlarla başlayan iş estetiği, 30′lu yaşlarda iş hayatının yarattığı yorgunluğu silmek için kullanılıyor. 50′li yaşlarda ise gençleşmek için estetik yaptırılıyor.

Özellikle iş dünyasında bakımlı ve prezantabl görünme şartıda estetiğe olan ilgiyi bu sayede arttırıyor. Uzmanlar artık büyük operasyonlar yerine küçük müdahaleler ile daha genç ve bakımlı olanabileceğini savunuyor. İş dünyasının talebide bu yönde. İş dünyasında artık sadece başarılı olmak değil, iyi görünmek de büyük önem taşıyor. Kariyer için yaptırılan estetik operasyonlarda son beş yılda genel olarak yüzde 100′lük bir artış olduğu tahmin ediliyor.

Kariyerin Düşmanları: Kilo ve Yaş

Günümüzde hemen herkez hem uzun yaşamak hem de genç görünmek istiyor. Özellikle rekabetin çok yoğun yaşandığı iş ortamında genç ve dinamik görünmek, adeta kariyer planlamasının unsurları arasında yer alıyor. Çünkü yaşla birlikte performansın da düşeceğine dair ön yargılar var. İmaj ve iletişim danışmanı Suna Kabadayı, bu önyargıya ilişkin İngiltere’de yapılan bir araştırmayı örnek olarak veriyor.

Araştırmaya göre işte ayrımcılık, en fazla yaş etkenine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Genç çalışanlara karşı kendisini güçlü hissetmek için estetiğe başvuran profesyonel sayısı da giderek artıyor. Fazla kilolarda iş dünyasında yaş gibi büyük bir problem Cornell Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, ortalamanın 30 kilogram üstündeki iş kadınlarının maaşlarının yüzde 9 daha düşük olduğu görülüyor. Aynı yaş grubu itibari ile yakışıklı erkekler daha az çekici akranlarına kıyasla yüzde 15, güzel kadınlar ise sade ve basit görünümlü akranlarına kıyasla yüzde 11 daah fazla kazanıyorlar. Türkiye’de dünya ile paralel bir seyir izliyor. İnsan kaynakları firmalarından alınan bilgiler de bu doğruldtuda. Kurum içinde çalışanların bakımlı ve prezantabl olması firmaların aranan nitelikler listesinde ilk sırada yerini alıyor. Özellikle müşterileriyle ve paydaşlarla yüz yüze temas edilen, çalışanın şirketi bire bir temsil ettiği; satış, müşteri hizmetleri, insan kaynakları, halkla ilişkiler, pazarlama gibi pozisyonlarda bu kriterler daha fazla önem kazanıyor.

Erkekler Arasında Hızla Yayılıyor

Türkiye’de estetik operasyonların cinsiyete göre dağılımı yüzde 90 kadın, yüzde 10 erkek şeklinde, Plastik cerrahiler, bundan on yıl önce erkeklerin oranının yanlızca yüzde 1 olduğunu söylüyor. Erkeklerin en fazla tercih ettikleri tür burun ameliyatı (yüzde 18) İş insanlarının zamanı hem değerli hem de kısıtlı. Bu durum büyük operasyonlara olan talebi azaltıyor. kariyer estetiği yaptıranlar daha çok hafta sonu operasyonlarını ya da öğle arasında yapılan küçük dokunuşları tercih ediyor. Örneğin, geleneksel yüz gerdirme operasyonu için ortalama iki haftalık bir süre gerekirken, yağ dokusu enjekte edilmesi yöntemi ile bu süre hem azaltılıyor, hem de daha uygun bir maliyete yapılıyor. Estetik işlemlerde iş dünyasındaki insanların en önemli özellikleri olarak kararlı olmaları, ne istediklerini bilmeleri ve zaman almayan işlemleri seçmeleri örnekleri veriliyor.

Dünyada kariyer için estetik çok yaygın. Amerika’da erkeklerin yüzde 20’si, kadınların ise yüzde 15′i kariyerlerinde ilerlemek uğruna bıçak altına yatıyor. Amerikan Yüz Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Akedemisi üyelerinin üçte ikisi, kendilerine gelen hastaların kozmetik cerrahiyi, rekabetçi çalışma ortamı içerisinde bir adım öne çıkabilmek için tercih ettiklerini belirtiyorlar. Türk Plastik Cerrahlara göre, Türkiye’de meslek sahibi olup estetiğe başvuran yüzde 61,7lik oranın yüzde 2.38′ini yöneticiler oluşturuyor. Bunların yüzde 1.90′ı kadın, yüzde 0.48′i ise erkek. Estetik operasyonların başında ilk sırayı burun estetiği alıyor. İkinci sırada saç ekimi, üçüncü sırada ise bel ve basen bölgesinden yağ aldırma, selülit operasyonları ile kepçe kulak ameliyatları geliyor.

Amerika’da daha önceleri göz ve göz çevresi ameliyatları ön planda iken, şimdilerde öbezitenin yayılması ve yarattığı olumsuz sonuçlar nedeniyle liposuction başı çekiyor.

Kariyer Estetiğinin Maliyeti

Burun Estetiği Operasyonu Ücretleri 6-10 bin
Saç Ekimi Operasyonu Ücretleri 2-5 bin
Liposuction Yağ Aldırma Operasyonu Ücretleri 5-9 bin
Karın Germe Operasyonu Ücretleri 5-10 bin
Göz Kapağı Operasyonu Ücretleri 2.5-10 bin
Yüz Germe Operasyonu Fiyatları 5-10 bin
Kepçe Kulak Operasyonu Fiyatları 3-6 bin
Botoks Operasyonu Fiyatları 500-1 bin

Kaynak:
http://www.plastikcerrahi.net/estetikte-karzarar-hesabi.html > Estetikte Kar/Zarar Hesabı

Aslan Başak Uyumu

Aralık 29th, 2009 by admin

ASLAN-BAŞAK Burç Uyumu ve İlişkisi

Aslanlar başak burçlarının birçok huyunu çok beğenir. Her şeyden önemlisi, belki bir aslandan beklenmeyecek bir şey ama ondan öğreneceklerinin farkındadır ve onunla yaşadığı sürece hayatının bir düzene gireceğini çok iyi bilir. Başakların diksiyonu aslanlar kadar etkileyicidir. Akıcı ve tatlı konuşurlar. Aslanla başak uzun sohbetler edecektir. Başak burcu insanları çok temiz ve titizdir. Karışıklıktan asla hoşlanmazlar. Kontrolün ellerinde olmasını isterler.

Aslan ve Başak Burcu Uyumu ve İlişkisi

Aslan ve Başak Burcu Uyumu ve İlişkisi

Konu kontrole geldiğinde aslan kaşlarını çatacaktır. Aslan başağın isteklerine saygı duyar fakat yönetmesine müsaade etmez. Kendi kararlarını verebilir. Aslan yanlış kararlar verse bile sonuçlarına katlanabilecek kadar olgundur. Başaklar çalışkandır. Aklında bir iş varken asla eğlenemez. Aslan, başağı zorla kolundan sürükleyerek götürse bile eğlenemeyecektir. Aslan bir başakla romantik bir akşam yemeği planlıyorsa iyi planlar yapması gerekiyor. Öncelikle başaklar meşgul olmamalı, mesai saati dışında olmalıdır. Yoksa aslan hazırladığı yemeği ve yaktığı mumları başka bahara bırakabilir.

Başak hizmet etmeyi çok sever. İçinden gelerek aslana hizmet etmesi aslanın çok hoşuna gidecektir. Başakların maddi konularda pek başarılı oldukları söylenemez. Para biriktiremezler. Aslanla birlikte çıkıp bol bol alışveriş yapabilirler. Ay sonu hesapları denkleştirmekte biraz zorlansalar da birlikte yaptıklarından hiç pişman olmayacaklar. Aslan ve başak yatakta da uyum içinde olabilirler. Gün içinde uyum, yatakta uyum derken bir bakmışsınız aslan ve başak çok hoş bir çift oluvermiş.

Kaynak:
Aslan Başak Uyumu

Kayısı Yağının Faydaları

Aralık 28th, 2009 by admin

Kayısı Yağının Faydaları Nelerdir?

Birçok bayan cilt sorunları yüzünden kendilerine olan güvenlerini yitirmekte.Çeşitli kapatıcılarla kusurları kapatmaya çalışan bayanlar,aslında cildin nefes almasını engelleyerek daha çok probleme yol açıyorlar.

Kayısı Yağının Faydaları

Kayısı Yağının Faydaları

Kayısı meyvesinin ve çekirdeğinin yağı birçok problem için çare oldu.Kayısı yiyerek içerden bir etkileşim sağlarken,çekirdeğinin yağı ile de dışardan teninizi iyileştirmeye ve canlandırmaya yardımcı olacaktır.Bu doğal bakım meyvesi tüm ciltler için bir mucize kaynağı…

Tüm yaşlara uygun olan kayısı yağını daha çok orta yaş grubundaki bayanlar tercih ediyor.Kırışıklıklara iyi gelen bu yağ derinin yumuşamasını ve kırışık bölgelerin daha hafif görünmesini sağlıyor.Ciddi bir hücre yenileme özelliğine sahip olması cildin canlılığını kazanmasına yardımcı oluyor.Akneli ciltlerde de rahatlıkla kullanılan yağ,A vitamini içerdiğinden aknelerin temizlenmesine ve sağlıklı bir cilde kavuşmanızı sağlıyor.

İçerisinde bulunan magnezyum,kalsiyum,karotin ve betakarotan yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor.Cildin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için,yağlı ciltlerde haftada 1 kez uygulayın.Kuru ciltlerde ise günde 1 defa olmak kaydıyla cilde iyice yedirerek uygulanması gerekiyor.Fakat günlük kullanımda abartılmaması gerekiyor.Parmağın ucuyla yağa bandırıp tamponlar halinde yüze uygulayıp sora yedirilmesi gerekiyor.

Kayısı yağı almaya karar verdiğinizde soğuk pres üretim tekniği kullanılarak üretilmesine dikkat edin.Çünkü kayısı yağı hiç bir sıcak işlem görmeden yüksek basınç altında ezilerek yağı çıkarıldığı için içerisindeki önemli vitaminleri kaybetmiyor.

Dikkat etmeniz gereken bir diğer husus ise kesinlikle kayısı yağını sürdükten sonra güneşe çıkmamanız.Akşamları yatmadan önce temizlediğiniz cildinize rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

Kaynak:
Kayısı Yağının Faydaları

Halı yıkama makinası fiyatları

Aralık 25th, 2009 by admin

Halı yıkama makinası fiyatları

Piyasada bir çok halı yıkama makinası bulunmaktadır. Çeşit çeşittir bu yüzden halı yıkama makinası alırken çok araştırılmalıdır.Fiyatlarında ise çok değişiklikler olmasının sebebi özelliklerinin ayrıcalığındandır.

Sanayi tipi yarı otomatik tam otomatik gibi özelliklere sahip olan makinalar aynı zamandada kalitesinede bakılmalıdır alınırken. Sıradan evlerde bulundurduğumuz halı yıkama makinaları diğer makinalara oranla hayli ucuzdur.Nedeni ise bu makinalar bireyseldir bu yüzden küçük bir makina yetmektedir.Ama diğer makinalar fabrikalarda günde tonlarca makina yıkadığı içinde fiyatı bir hayli pahalıdır diye biliriz.

Halı yıkama fabrikalarında bulunan makinalar dokunmatikdir.Bilgisayara bağlı olan makinalar
personelin ekrana dokunması ile tüm işlevi kendi başına yapa bilmektedir.Aynı anda bir kaç
tane halıyı birden yıkayan makinalarda bulunmaktadır.

Halı yıkama fabrikası kurmak isteyen kişilerin kesinlikle bu makinaları almadan hiç birşey yapamayacaklarını bilmeleri gerekli. Çünkü bu makinaların bulunduğu bir fabrikada bir günde bir ailenin tüm halılarını yıkarken makina olmadan yıkayan yerler 1 haftada ancak yıkayarak aileyide zor durumda bırakmaktadırlar.

Eğer güzel bir halı yıkama makinası kurmayı düşünüyorsanız kesinlikle bu makinaları almanız
gerekmektedir.Bu makinalar için bayağı bir bütce ayırmanız gerekmektedir.Bu makinaların fiyatları 100.000 TL – 300.000 Tl arasında değişmektedir.

Kaynak:
Halı yıkama makinası fiyatları

Bellona Mobilya Çeşitleri 2010 Modelleri

Aralık 25th, 2009 by admin

Bellona Mobilya Çeşitleri 2010 Modelleri

Ülkemizdeki mobilya devlerinden biri olan bellona her geçen gün farklı mobilya modellerini üretmektedir. Ayrıca her yıla özel olarak ürettiği oturma grupları, gardropları, vitrinler vs bir çok çeşitte ürün üreterek insanların daha çok ihtiyaçlarını maximum seviye de yararlanmasını sağlamaktadır. Kalite ve ekonomik fiyatları birleştirerek bellona kendi sektörün de lider olmayı amaçlamaktadır.

bellona mobilya

bellona mobilya

Bellona mobilya çeşitleri arasında bir çok farklı estetik modele rastlayabilirsiniz. Özellikle mobilya çeşitleri arasında sıcaklık ve gösterişi bir arada tutması sebebiyle insanların genel tercihi olarak gösterilir. Koyu ve açık ton da üretilen mobilya çeşitleri ile eviniz de bir sıcak ortam yaratabilirsiniz. Mobilyalar da önemli olan her daim konfor ve rahatlıktır. Konfor, sıcaklık ve huzur diliyorsanız bellona ilk tercihiniz olmalıdır.

Yeni yıla girmemize çok az bir zaman kala bellona yeni ürün kataloglarını insanlara ulaştırmaktadır. Hemen hemen her şehir de bulabileceğiniz bellona 2009 modellerini rahatlıkla ekonomik fiyatlarını bulabilirsiniz.

Kaynak:
Bellona Mobilya Çeşitleri 2010 Modelleri

Pratik Makyaj Teknikleri

Aralık 25th, 2009 by admin

Pratik Makyaj Teknikleri, Önerileri ve Bilgileri..

Mükemmel görünmek için saatlerinizi harcamaya gerek yok.Çok basit ve pratik uygulamalarla sadece 10 dakikada istediğiniz görüntüye kavuşabilirsiniz…

Pratik Makyaj Teknikleri, Önerileri ve Bilgileri..

Pratik Makyaj Teknikleri, Önerileri

Bakım ürünlerinden kesinlikle vazgeçmeyin.Sağlıklı bir cilt her zaman dikkat çekecektir.

Kesinlikle nemlendirici kullanın.Makyaj yapmadan önce kullanacağınız nemlendirici cildinizi makyaja hazırlayacaktır.Tabiki nemlendiriciyi uyguladıktan sonra yaklaşık beş dakika kadar beklemelisiniz.İyice emildikten sonra fondöteni cildinize uygulayın.

Hafif bir gözkalemi sürün.Doğallıktan uzaklaşmadan uygulanan bu kalem kapatıcı için zemin hazırlayacaktır.

Yüzünüzdeki pürüzleri ve gözaltı morlukları kapatmak için kapatıcı kullanın.Daha etkili bir sonuç için parmaklarınızla değil bir fırçayla bunu yapın.

Kusurlu bir cilde sahipseniz likit ya da kremsi bir fondoten uygulayın.Fakat cildinizde herhangi bir kusur yoksa sadece hafif renkli bir nemlendirici kullanabilirsiniz.

Allığınızı mutlaka göz makyajınızı yapmadan önce uygulayın.Böylece daha doğal bir göz makyajı yapmanızısağlayacaktır.

Gözlere uygulanacak makyaj için öncelikle kirpiklerinizi kıvırın ve ardından ince bir tabaka far uygulayın.Daha sonra eye liner çekin.Son olarak da kirpiğinizin diplerinden ucuna doğru rimelinizi uygulayın.Bu sıralama sayesinde gözlerde bir bütünlük yakalamış olacaksınız.

Dudaklarınızı hafif renklendirin.Fakat rujunuzu sürmeden önce dudak kalemi kullanın.Kalemi kullanarak daha dolgun bir görünüme kavuşabilir ve de rujunuzun taşmasını engelleyebilirsiniz.Ancak tonların birbirine uygun olmasına dikkat edin.

Kaşlarınızı düzeltin.Kaş renginize uygun bir kalemle boşlukları doldurarak daha düzgün bir sonuç elde edebilirsiniz.İlk önce fırçayla kaşlarınızı tarayın ve boşlukları öyle doldurun.

Son olarak makyajınızı pudra ile sonlandırın.Fırça yardımı ile kullanacağınız yarı transparan bir pudra makyajınızı sabitleyecektir.

Ve işte…kusursuz görünüyorsunuz ve dışarı çıkmaya hazırsınız!

Kaynak:
Pratik Makyaj Teknikleri

« Previous Entries